5. Daire 2021/1588 E. 2024/21441 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/1588 E. 2024/21441 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/1588 Esas 2024/21441 Karar 16.12.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/1588 E.,  2024/21441 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1588
Karar No : 2024/21441

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA
Vekilleri : Hukuk Müşaviri ..., Av. ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hiçbir terör örgütü ile irtibatı veya iltisakının ya da herhangi bir somut terör eyleminin olmadığı, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği, işlendiği tarihte yürürlükte olan yasaların suç saymadığı sendika üyeliğinin, çocuklarını kaydettirdiği okulun, Bank Asya'da küçük miktarda mevduatının olması eylemlerinin dava aşamasında Anayasa ve yasalarda düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğu, temyize konu kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan ceza yargılaması sonucu 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası verilmesine ilişkin ...Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi...Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile Mahkeme kararının kaldırılarak davacı hakkında 'silahlı terör örgütünün hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etmek' suçundan 1 yıl, 13 ay hapis cezası verilmesine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararının temyiz edilmeden kesinleştiği görülmektedir.
Öte yandan, davacı hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar, bozma sonrası ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Ceza Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat ile sonuçlanmış ise de, yargılamada elde edilen delil ve tespitlerin bu yargılamada değerlendirilebileceği açıktır. Bu kapsamda, söz konusu kararda yer verilen; "...Kovuşturma aşamasında talimatla tanık olarak dinlenen F.E beyanında 'Ben Turgutlu Devlet Hastanesi personeli olarak çalışmaktayım, bana sormuş olduğunuz ... isimli şahsı aynı hastanede ebe olması nedeniyle tanırım. Ben 17-25 Aralık sürecine kadar sağlıkçılar için düzenlenen sohbetlere katıldım...benim katıldığım döneme kadar ... isimli şahsın da sohbetlere katıldığı olmuştur....';...talimatla tanık olarak dinlenen A.E beyanında 'Bana sormuş olduğunuz ... isimli şahsı da hastanede ebe olarak çalışması nedeniyle tanırım. Ben 17 Aralık sürecine kadar örgütle bağlantılı sohbetlere katıldım, bu katıldığım sohbet toplantılarında ... isimli şahıs da vardı...';...talimatla tanık olarak dinlenen E.A beyanında '...bana sormuş olduğunuz ... isimli şahsı çalıştığım hastanede farklı birimde çalışması nedeniyle tanırım. Ben 17-25 Aralık tarihinden sonra Cumhurbaşkanımızın uyarısı üzerine örgütle bağlantılı sohbet toplantılarına gitmeyi bıraktım. Bu tarihe kadar ... isimli şahsı katıldığım sohbet toplantılarına geldiğini biliyorum...." şeklindeki beyanlar bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında kamu görevinden çıkarılmasına yönelik başvurunun reddine ilişkin Komisyon kararında, davacının Bank Asya'da 70156 müşteri numarası ile açılmış hesabının bulunduğu, bahse konu hesaba 17/10/2014 tarihinde 1.000,00-TL, 10/12/2014 tarihinde 1.000,00-TL para girişi olduğu belirtilmiş olup, yukarıda belirtilen ve kesinleşen ceza yargılamasında Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararında, "Asya Katılım Bankası A.Ş bünyesinde ilk kez 1998 senesinde açtığı ve rutin olarak kullandığı hesabına 2014 Ekim ayında 1.000-TL yatırılarak katılım hesabı, 2014 Aralık ayında 1.000-TL yatırılarak katılım hesabı açılmış olduğu, para hareketlerinden görüleceği üzere sanığın TMSF'ye devir tarihinden önce 2 adet katılım hesabı açmış olduğu, bunun yanında TMSF'ye devirden sonra da bir çok kez temdit gören ve kar payı işletilen katılım hesaplarının 2015 Haziran ayına kadar açık tutulmuş olduğu dikkate alındığında, 2 adet katılım hesabını bankaya para yatırılması talimatı verilen tarihler ile uyumsuz olan tarihlerde açtığı görülen, bu hesapları vadelerinden önce kapatmayıp kar payı tahakkuku ile temdit ettiren sanığın, dosya kapsamına ve savunmasına göre hesabını rutin kullanmakta olması talimat dönemi dışında 2 kez olmak üzere katılım hesapları açmak ve katılım pay tutarlarının tahakkuku ile hesapları temdit ettirmekten ibaret eylemleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunması da nazara alındığında hesap hareketlerini örgüt liderinin talimatı üzerine gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması..." gerekçesine yer verildiği görülmüş olup, davacının örgüt liderinin talimatıyla hareket ettiğinin söylenebilmesi için 2014 yılı öncesi banka hesap hareketleri ile 2014 yılı hesap hareketlerinin kıyaslanması ve anılan Bankanın TMSF'ye devrinden sonraki davacının hesap hareketlerinin de değerlendirilmeye esas alınması gerektiği halde İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesince, davacının 2014 yılı ve öncesi hesap hareketleri istenmeksizin sadece Komisyon kararında belirtilen 2014 yılındaki hesap hareketleri nazara alınarak eksik inceleme ile irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davacının 2014 yılı içinde Bank Asya'ya para yatırmak suretiyle örgüte yardım amacıyla ve örgüt liderinin talimatları doğrultusunda hareket ettiği değerlendirmesinin, eksik incelemeye dayalı olması ve tek başına irtibat ve iltisak değerlendirmesi için yeterli bulunmaması nedeniyle, öncelikle Bank Asya hesap hareketleri yönünden gerekli bilgi ve belgeler getirilerek detaylı bir inceleme yapılması ve bu incelemenin sonucuna göre irtibat ve iltisak değerlendirmesi yapılması gerektiği gerekçesiyle İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın