5. Daire 2021/10833 E. 2024/18291 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/10833 E. 2024/18291 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/10833 Esas 2024/18291 Karar 14.11.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10833 E.,  2024/18291 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10833
Karar No : 2024/18291

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı):...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraatine karar verildiği, sadece bir ardışık arama nedeniyle ceza davası açıldığı, terör örgütü ile hiçbir irtibat ve iltisakının bulunmadığı, hakkında somut bir delil bulunmadığı, eşi hakkındaki yargılamanın gerekçe yapılmasının suç ve cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, eşi hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, işlem tarihinde hakkında açılmış ceza soruşturması ve kovuşturması olmadığı, sabit numaralardan aranmasının terör örgütüne üyelik için yeterli bir delil olmadığı, etkin savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, disiplin hükümlerinin uygulanmadığı, masumiyet karinesinin, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan ''adli yardım hükmün kesinleşmesine kadar devam eder'' düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza soruşturmasının devam ettiği, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında davacı hakkında açılan ceza davasının derdest olduğu belirtilmiş ise de, davacının devam eden ceza soruşturması veya kovuşturmasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., k:... sayılı kararı ile davacı hakkında, yeterli delil elde edilemediğinden Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği, bu kararın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Nitekim, davacı hakkındaki ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., k:... sayılı kararında; "...Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda astsubay olarak görev yapan sanığın, adına kayıtlı ve kendisinin kullandığını beyan ettiği... numaralı GSM hattı üzerinden 2015, 2016 yıllarında olmak üzere İstanbul ilinde konuşlu bulunan kontörlü/ankesörlü telefonlardan 6 adet aranma kaydının bulunduğu, bu aramalardan birinin 17/04/2016 tarihinde saat 12:19:15'te astsubay olan ve benzer suçtan yapılan yargılama kapsamında alınan ifadesinde suçlamayı reddeden H. G. ile ardışık olarak gerçekleştiği..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın