5. Daire 2021/10525 E. 2024/16131 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2021/10525 E. 2024/16131 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2021/10525 Esas 2024/16131 Karar 22.10.2024
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10525 E.,  2024/16131 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10525
Karar No : 2024/16131

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Genel Komutanlığı / ANKARA
2- İç...işleri Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av....

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Dosyaya sunulan gizli ibareli bilgi ve belgelerin tarafına incelenmeye sunulmamasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği ve sonucunun beklenmesi gerektiği, idarenin kişilerin terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğunu belirleme yetkisinin bulunmadığı, söz konusu yapıyla 2010-2012 yılları arasında ikamet amacıyla evlerinde kalmak suretiyle bağ kurduğu, hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılamayacağı, iletişimin tespiti kararı verebilmek için başlamış bir soruşturma veya kovuşturmanın bulunması gerektiği, ceza yargılamasında hâkim onayına sunulmak kaydıyla Cumhuriyet savcısınca alınan bir iletişimin tespiti kararının bulunmadığı, hakkında bireyselleştirme yapılarak somut bulgulara göre karar verilmesi gerektiği, kişisel verilerin ancak kanunlarda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak işlenebileceği, bu verilerin kim tarafından ve nasıl elde edildiğinin bilinmediği, kişisel veri niteliğindeki trafik bilgisinin temin edilmesine ve işlenmesine olanak sağlanmasının Anayasaya aykırı olduğu, FETÖ/PDY’nin terör veya suç örgütü olmadığının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24 Haziran 2008 tarihli kararıyla ortaya konulduğu, anılan kararla kesinleşen eylemlerin tekrar terör örgütü suçlamasına dayanak yapılamayacağı, aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle ikinci bir yargılamanın yapılamayacağı, FETÖ/PDY yapılanması hakkındaki terör örgütü suçlamasının ilk olarak 26 Mayıs 2016 tarihli MGK kararıyla alındığı, bunun 30 Mayıs 2016 tarihinde kamuoyuna duyurulduğu, ancak bu tarihten sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, işlendiği zaman yasal olan faaliyetlerin dayanak olarak gösterilemeyeceği, OHAL döneminde alınan kararların geçici nitelikte olması gerektiği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, silahların eşitliği ilkesi, non bis in idem ilkesi, hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkeleri, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, mahkemeye erişim hakkı, ölçülülük ilkesi gibi haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de; davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi "masumiyet karinesi" gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın