5. Daire 2020/5561 E. 2023/13719 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2020/5561 E. 2023/13719 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2020/5561 Esas 2023/13719 Karar 17.10.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/5561 E.,  2023/13719 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/5561
Karar No : 2023/13719

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ...
Vekili :...
2- ... Başkanlığı
Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta olan davacının, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4/1-(f) maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hukuken geçerli herhangi bir gerekçeye yer verilmediği, FETÖ/PDY terör örgütüyle somut bağlantısının ortaya konulamadığı, istihbari veriye dayanılarak karar verilemeyeceği, eksik inceleme ile karar verildiği, Bank Asya hesabını rutin bankacılık faaliyetleri için kullandığı, hesap hareketlerinin olağan ticari işlemlerden kaynaklandığı, FETÖ/PDY irtibatlı kişilerle yakın ilişki içerisinde olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığı, olağanüstü hal döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelere dayanılarak kamu görevinden çıkarma kararı verilemeyeceği, masumiyet karinesi, savunma ve mülkiyet hakları ile Anayasal güvence altına alınan diğer temel haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.

Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Davalı Türkiye İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulup, davalı Cumhurbaşkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Diğer yandan, davacı hakkında, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...sanığın (davacının), kardeşi A.P. adına kayıtlı ... numaralı telefon hattını kullandığı ve sanığın da 2005-2013 yılları arasında işi gereği devamlı yurt dışında bulunduğunu ve Türkiye'ye sadece yazları veya görevlendirmelerle çok kısa sürelerde bulunmasından dolayı kendi adına herhangi bir telefon hattı alma gereği duymadığından bahse konu hattı "irtibat telefonu" olarak kullandığını kabul ettiği ama Bylock kullanmadığını savunduğu fakat ... numaralı telefona ait HIS(CGNAT) kayıtları incelendiğinde 21/08/2014 ile 19/12/2014 tarihleri arasında Bylock uygulamasına ait sunuculara toplamda 812 kere bağlantı sağlandığının tespit edildiği ancak içerik çözümünün henüz yapılamadığı yani ... numaralı GSM hattındaki Bylock kullanımıyla ilgili tespit değerlendirme tutanağının düzenlenmediği anlaşılmıştır. Ayrıca sanığın (davacının) Bank Asya'da ... müşteri numaralı bir hesabı bulunduğu ve bilirkişi raporuna göre 29/01/2014 tarihinde 23.122,67 USD ve 500,00 EUR alım yaptığı, 18/02/2014 tarihinde 6.400,00 USD satış yaptığı, 14/02/2014 tarihinde vadeli mevduat hesabına 60.000,00 TL para yatırdığı, 09/04/2014 tarihinde 2.500,00 USD, 11/08/2014 tarihinde 40.000,00 USD, 11/09/2014 tarihinde 193,82 XAU, 16/09/2014 tarihinde 37.562,76 USD ve 17/09/2014 tarihinde 2.562,76 USD tutarında vadeli hesaplar açtırdığı anlaşılmıştır... Buna göre tüm dosya ve delilleri incelendiğinde sanığın (davacının), örgüt liderinin talimat ve yönlendirmesinden sonra örgüte ait bankaya para yatırıp katılıp hesabı (vadeli hesap) açmak suretiyle destek verdiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütü mensupları tarafından kullanılan ByLock programını kullandığı ve sanık (davacı) tarafından kullanılan mobil telefon hattının, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü içinde "mahrem imam", "öğretmen" ya da "mahrem abi" sıfatlarıyla görevli sivil örgüt mensupları tarafından sabit/ankesörlü hatlardan arandığı, bu aramaların örgütsel buluşma ile toplantı yer ve saatini kararlaştırma amacı taşıdığı ve bu şekilde kendisinden sorumlu örgüt mensubu ile haberleşmek suretiyle örgütsel buluşma ve toplantılara katılarak ve "mahrem imam", "öğretmen" ya da "mahrem abi" sıfatlarıyla görevli örgüt mensuplarına tabi olduğu, örgütle özel organik bağ kurduğu ve bunu süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetler ile devam ettirdiği kanaatine varılmıştır. Sanık (davacı) her ne kadar suçlamayı kabul etmese de mobil telefonların yaygın olarak kullanıldığı dönemde sanığın (davacının) aynı sabit/ankesörlü hatlardan aranması ve bunlardan bazılarının haklarında yukarıda belirtildiği gibi FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne yönelik soruşturma ve kovuşturma bulunan şahıslarla aynı gün aynı saatlerde dakikalar içinde ardışık olacak şekilde aranmasının hayatın olağan akışına uymaması, Bylock kullandığına dair HIS(CGNAT) kayıtları ve örgüt yöneticisinin talimatından sonra Bank Asyada yeni vadeli hesaplar açtırarak bankaya destek vermesi ile mevcut delil durumu karşısında sanığın (davacının) savunması samimi ve inandırıcı görülmemiş ve FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün mahrem yapılanması içinde yer almakla üzerine atılı suçun sabit olduğu kanaatina varılmıştır..." tespit ve değerlendirmeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın