5. Daire 2020/4299 E. 2023/14687 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/4299 Esas 2023/14687 Karar 25.10.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4299 E., 2023/14687 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4299 Karar No : 2023/14687
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Vekili : Av....
Karşı Taraf (Davalı): ...Bakanlığı / ANKARA Vekili: Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığının ... tarih ve E....sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 375 sayılı KHK'ya eklenen düzenleme ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda sağlanan güvencelerin yok sayıldığı, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, hukuk devleti ilkesine aykırı hareket edildiği, sendikanın ikinci kuruluşundan sonra üye olmadığı, yasal bir derneğe üye olunmasının kamu görevinden çıkarılmaya gerekçe yapılamayacağı, sendika ve dernek üyeliğinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme özgürlüğünün kapsamı ve koruması altında olduğu, Bank Asya hesabına talimatla para yatırmadığı, yatırım amacıyla yasal bir bankaya para yatırmasının suç teşkil etmediği, mülkiyet hakkına müdahale edildiği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği, çocuğunu gönderdiği özel eğitim kurumunun hukuka uygun şekilde kurulan ve faaliyet yürüten bir kurum olduğu, örgütle iltisak ve irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, uluslararası hukuktan kaynaklanan pek çok yükümlülüğün ihlaline sebebiyet verildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Her ne kadar temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet hükmü verildiği belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, davacı hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Kaldı ki UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda, ... Ceza Dairesinin ...tarih ve E:..., K... sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-(e) maddesi uyarınca beraat kararı verildiği ve anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine 04/07/2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bununla birlikte, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik yaptırım uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti açısından bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen...Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; '...Tanık olarak dinlenen Ö.F.M. beyanlarında ''..Sanığı örgüt tarafından organize edilen ve düzenlenen toplantılarda misafir olarak gördüğünü..'' beyan ettiği, tanık olarak dinlenen S.B. beyanlarında ''..Sanığın örgütün Milli Eğitim biriminde alt mütevelli olarak görev yaptığını, 2012 yılına kadar örgütün sohbetlerine katıldığını bildiğini, alt mütevellinin ise herhangi bir sorumluluğu olmadığını, ana mütevelli heyetinin işlerini takip eden ve talimat alan ve gönüllü müntesiplerin olduğunu, dinleyici pozisyonunda olan kişilerin olduğunu..'' beyan ettiği, tanık olarak dinlenen E.K. beyanlarında ''...Sanığı şahsen tanımadığını ismini bildiğini, Y.Ü. ile arasında geçen sohbet esnasında kendisine sanığın Fetö/Pdy terör örgütünün ileri gelenlerinden olduğunu ve Yalova'ya kaçtığını söylediğini..'' beyan ettiği, tanık olarak dinlenen N.K. beyanlarında ''..Sanığı tanıdığını, 2013 yılına kadar öğretmen mütevellisinde bulunduğu ancak daha sonraki süreçte örgütle irtibatını kestiği..'' beyanında bulunduğu, tanık olarak dinlenen Ö.S.Y. beyanlarında ''..Siirt ilinde katılmış olduğu mütevelli toplantısında kendi grubunda olmayan ancak o günkü toplantıda M.N.B. isimli şahsın oluşturduğu diğer mütevelli heyetlerinden olduklarını bildiği ve o gün M.N.B.'ın isimleri okumasıyla gördüğü kişiler arasında ...'ın da olduğunu..'' beyan ettiği ... Yalova Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü ve Defterdarlık KHK İşlemler Bürosu kayıtlarına göre; sanık ...'ın yine örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle ilimizde faaliyet göstermekte olup KHK ile kapatılan Yalova Eğitimciler Derneğin'de 13/07/2015 tarihinden itibaren dernek üyesi olduğu, Siirt Valiliği İl Dernekler Müdürlüğü ve Defterdarlık KHK İşlemler Bürosu kayıtlarına göre; sanık ...'ın yine örgüt ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle Siirt ilinde faaliyet göstermekte olup KHK ile kapatılan ...'nde kurucu üye olduğu ve 16/02/2008 tarihinden itibaren de Yönetim Kurulu Üyesi olduğu, Gaziantep İl Dernekler müdürlüğünün yazı içeriğine göre; Sanığın FETÖ/ PDY bağlantısı nedeniyle kapatılan Güney Eğitimciler Federasyonunda 31/10/2014 tarihinden itibaren üyelik kaydının bulunduğu, Sanık ... örgüt ile irtbatlı ve iltisaklı olan ve KHK ile kapatılan Aktif Eğitim Sendikası'na 05/07/2012 tarihinden itibaren üye olduğu, Asya Katılım Bankası kayıtları ve Bilirkişi Raporuna göre; Sanık ... FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olması nedeniyle KHK ile TMSF ve kamuya devredilen Asya Katılım Bankasında hesabının bulunması ve bu hesabı deliller kısmında belirtilmiş olduğu üzere sanığın 05/12/2016 tarihine kadar aktif olarak kullanmış olması, özellikle sanığın hesap hareketleri incelendiğinde örgüt elebaşısının çağrısı üzerine bankanın iflasını önlemek amacıyla talimat doğrultusunda katılım hesapları açtığı ancak bu hesapları vadesinden önce kapatmak suretiyle kar payının bankanın uhdesinde kalmasını sağladığı...' yönündeki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, adli yardım kararından dolayı tahsili ertelenmiş olan temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin, davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılması gerekmekte ise de, davacı tarafından temyiz aşamasına ait yargılama giderlerinin yatırıldığı anlaşıldığından temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.