5. Daire 2020/3748 E. 2022/3197 K. — Danıştay Kararı
5. Daire 2020/3748 Esas 2022/3197 Karar 16.05.2022
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/3748 E., 2022/3197 K.
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3748 Karar No : 2022/3197
DAVACI : …
DAVALI : … Kurulu / … VEKİLİ : Av. …
DAVANIN KONUSU : İdil Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Lehine olan hususların araştırılmadan karar verildiği, kendisine isnat edilen eylerim gerçeği yansıtmadığı, hakkındaki ifadelerin husumetle verildiği, disiplin soruşturmasının kendisinin suçlu olduğu önyargısıyla hareket edilerek yapıldığı, meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı açtığı davanın halen derdest olduğu, bu nedenle hakkındaki soruşturmanın kapatılması gerekirken aynı sebepten benzer gerekçelerle mükerrer bir soruşturma yapılarak ikinci kez aynı cezanın verilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : Soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarihli ve … sayılı kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığının ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu, davacının yargısal faaliyeti nedeniyle değil, FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği eylemleriyle mesleğin şeref ve onurunu bozması veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedelemesi nedeniyle dava konusu meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, davacıya isnat edilen eylemlerin soruşturma kapsamında çeşitli delillerle doğrulandığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, İdil Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapmakta iken Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve E:...,K:... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığını ileri sürdüğü özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında isnat olunan eylemlere ilişkin; "... FETÖ terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen organizasyonun parçasıolarak görev yapması, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte davranmsı" nedeniyle ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarihli ve E:...,K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi istemiyle yaptığı başvurunun, aynı Dairenin ... tarihli ve E:...,K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu karara karşı yaptığı itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarihli ve E:...,K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiğinin sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Nitekim, davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu nedeniyle mahkumiyet kararı verildiği de tespit edilmiştir. Diğer taraftan, dava konusu Genel Kurulu kararın da hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Davacı hakkında, 19 Mart 2016 günlü … Gazetesinde yer alan “Bu Savcıya Dikkat” başlıklı yazıda geçen yargıda paralel yapı mensuplarını çoğaltmak maksadıyla Cumhuriyet savcısı olduğu ve defaatle Pensilvanya’ya gittiği, İdil’de görev yaptığı dönem içinde sık sık İstanbul Bayrampaşa Emintaş Erciyes Sanayii Sitesine gelerek hükümet aleyhine konuşmalarda bulunduğu, Cumhurbaşkanı aleyhine PKK lehine söylemlerde bulunduğu yönündeki haber ile “...” mail adresinden söz konusu köşe yazısına istinaden ilgili Cumhuriyet savcısı hakkında işlem yapılması talebini içerir mailin HSYK'ya gönderilmesi üzerine inceleme başlatıldığı, inceleme sırasında Midyat Cumhuriyet Başsavcılığının 12/08/2016 günlü ihbar yazısı ve ekindeki tutanakta “15/07/2016 tarihli darbeye teşebbüs günü İdil Emniyet Müdürlüğü’nde görevli komiser Ç.Çİ.’nin 'askeri bilmiyor musunuz …'in yansını yıktı, bizim üstümüzden de geçer, sizi müdür mü kurtaracak, ben asker gelirse silahımı veririm, siz de verin' şeklindeki beyanlarının Emniyet Müdürü O.B. tarafından Cumhuriyet Savcısı …’e iletilmesi üzerine ...’in 'müdürüm olay daha çok yeni, sabah gücün kimde olacağı belli olmaz, sabah uyandığında pişman olursun, ben gözaltı işlemi yapmıyorum, senin yetkin varsa silahını ve kimliğini al, gözlem altına al, idari işlem başlat, şu an için adli işlem başlatmıyorum' şeklinde beyanla gözaltı işlemi yaptırmadığı" hususunun ihbar edilmesi üzerine, ihbar edilen yeni eylemin inceleme evrakı ile birleştirilerek yapılan soruşturma sonucundan, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, Hâkimler ve Savcılar Kurulu … Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı tarafından yapılan meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir. Davacının bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bakılan dava, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır. Diğer taraftan, davacının Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi de anılan Kurul tarafından … tarih ve … sayılı kararla reddedilmiştir. Davacı tarafından, meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın iptali, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi talebiyle açılan dava Dairemizin 12/04/2021 tarihli ve E:2016/57650, K:2021/994 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Öte yandan davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin karar verdiği tarih itibarıyla UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan mahkumiyet kararının kesinleşmediği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrasında; disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde meslekten çıkarma cezasının verileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılan davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden, davacı hakkında; ''1) İstanbul ilinde bulunan Emintaş Rami Sanayi Sitesinde esnaflarla yaptığı sohbetler sırasında yanındakilere “Bu devran dönecek, Cumhurbaşkanı da sizde göreceksiniz, diktatörün peşinden gidenler devran döndüğünde el mi yaman bey mi yaman görecektir, bu devlet R.T.E.’nin devleti R.T.E.'ye hizmet etmek zorunda mıyım” şeklinde beyanda bulunduğu, kendisine sokağa çıkma yasağı olduğu halde görev yeri İdil’den ayrılarak neden İstanbul’a geldiği sorulduğunda “oranın valisi, kaymakamı yok mu, onlar baksın, PKKlılara talimat verdim ben oradayken hendek kazmıyorlar, ben ayrıldıktan sonra kazıyorlar, T.C devleti işgalci bu işgale iştirak etmek zorumla mıyım” şeklinde söylemlerde bulunduğu, Bayrampaşa esnafını dolaşıp Adalet ve Kalkınma Partisine oy verilmemesi noktasında ve Cumhurbaşkanı R.T.E. aleyhinde söylemlerde bulunduğu, Ayrıca ilgilinin bu sohbetler sırasında “hâkimlik-savcılık sınavını kazanmadan önce dil kursu için Amerika’da eğitim aldığı, burada FETÖ/PDY lideri Fetullah GÜLEN’i ziyaret ettiği, örgütünün yardımıyla hâkimlik/ savcılık sınavını kazandığı ve örgüte yardım ettiğini” söylediği, 2) 15.07.2016 tarihli darbeye teşebbüs günü İdil Emniyet Müdürlüğti’nde görevli komiser Ç.Ç.’nin “askeri bilmiyor musunuz ... 'in yarısını yıktı, bizim üstümüzden de geçer, sizi müdür mü kurtaracak, ben asker gelirse silahımı veririm, siz de verin” şeklindeki beyanlarının Emniyet Müdürü O.B. tarafından kendisine iletilmesi üzerine "müdürüm olay daha çok yeni, sabah gücün kimde olacağı belli olmaz, sabah uyandığında pişman olursun, ben gözaltı işlemi yapmıyorum, senin yetkin varsa silahını ve kimliğini al, gözlem altına al, idari işlem başlat, şu an için adli işlem başlatmıyorum” şeklinde beyanla gözaltı işlemi yaptırmadığı" iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı anlaşılmaktadır. Yapılan soruşturma sonucunda hazırlanan raporu değerlendiren Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, davacıyla ilgili olarak; "İlgiliye isnat olunan eylemlerin FETÖ/PDY mensubiyeti ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine ve milli güvenliğe yönelik en ağır saldırılardan biri olan 15 Temmuz darbe girişimi ile birlikte karanlık ve tehlikeli yüzünü açıkça gösteren bu yapılanmanın, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlatmış olduğu gizli savaşın kamuoyunda MİT krizi olarak adlandırılan olay ile başladığı, bunu 17-25 Aralık operasyonları ve devamında MİT tırlarının durdurulması operasyonlarının izlediği, bu yapılanmanın yargı organları içerisinde de organizasyonu ve hiyerarşik yapısının bulunduğu, FETÖ/PDY yapılanması içinde yer alan bir kısım hakim ve cumhuriyet savcılarının kolluk görevlileriyle birlikte örgütsel bir yapı içinde hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini yıkmayı ve hükümeti ulusal ve uluslararası platformda zor durumda bırakmayı hedefledikleri; basın ve yayın yolu başta olmak üzere çeşitli yöntemlerde toplumda Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine karşı olumsuz bir algı oluşturmaya çalıştıkları, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ülke genelinde FETÖ/PDY üyesi olduğu değerlendirilen çok sayıda yargı mensubunun görevden uzaklaştırıldığı, ilgilinin de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun 24/08/2016 tarihli kararı ile meslekten çıkartıldığı anlaşılmıştır. Soruşturmanın 1. Maddesi yönünden tanık anlatımları, ilgilinin sosyal medya paylaşımları, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı olması nedeniyle meslekten çıkartılmış olması hususları ile tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; eylemlerinin sübuta erdiği ve yukarıda açıklandığı üzere, ilgilinin toplumda oluşturulmaya çalışılan yolsuzluk algısını sağlamak ve hükümeti yıkmak gayesi ile plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendisine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olarak bu eylemleri gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır. Soruşturmanın 2. Maddesi yönünden; ilgilinin eylemlerinin tanık anlatımları ile sabit olduğu, 15 Temmuz darbeye teşebbüs gecesinde ülke çapında yaşanan olayların vehameti karşısında, İdil Emniyet Müdürlüğünde görevli bir komiserin, "darbecilere karşı direnilmemesi ve silahlarını onlara teslim etmeleri" şeklindeki beyanlarının kendisine iletilmesine rağmen, "sabah gücün kimde olacağı belli olmaz" diyerekyakın ve açık tehlike bulunmasına rağmen gözaltı işlemi yaptırmadığı ve açıkça darbeyi destekleyici beyanlarda bulunduğu kanaatine varılmıştır. Soruşturmanın her iki maddesi birlikte değerlendirildiğinde; ilgilinin Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, Bangolar Yargı Etiği İlkelerinde belirtilen ve bir hakim savcının haiz olması gereken; tarafsızlık özelliği ile, Türk Yargı Etiği Bildirgesinde belirtilen tarafsızlık ve yargıya olan güveni temsil etme özelliklerini yitirdiği" tespitlerine yer verilmiştir. Soruşturma raporu eki tanık ifadelerinden, tanıkların, davacıya isnat edilen söz ve davranışları hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde teyit ettikleri ve bu yönde ifade verdikleri, dolayısıyla Hakimle ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin anılan tespitlerinin yerimde olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyasının ve soruşturma raporu ile eklerinin incelenmesinden; FETÖ/PDY "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlarından dolayı hakkında mahkumiyet kararı da verilen davacının yukarıda yer verilen eylemlerinin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı, planlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçlarının gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşıldığından, bu eylemlerin, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve E:…, K:… sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 2. Aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 16/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.