5. Daire 2019/2713 E. 2023/8697 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

5. Daire 2019/2713 E. 2023/8697 K. — Danıştay Kararı

5. Daire 2019/2713 Esas 2023/8697 Karar 13.06.2023
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2019/2713 E.,  2023/8697 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/2713
Karar No : 2023/8697

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): …
Vekili : Av. …

Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / …
Vekili : …

İstemin Özeti : Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde Uzman Personel Yetiştirme Subayı (Öğ. Ütğm.) olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4/1-a maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Emir komuta zinciri kapsamında üstlerinden aldığı emirler doğrultusunda hareket ettiği, darbe girişimi hakkında bilgisinin olmadığı, terör örgütüne bağlılığın sembolü haline gelen program ve yayın organları ile bağlantısının da olmadığı, hakkındaki ceza davası kesinleşmediğinden masumiyet karinesinin ihlal edildiği, babasının ByLock kullandığı ileri sürülmüş ise de bu hususun ispatlanamadığı, idari işlemin unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Diğer yandan, davacı hakkında, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; "... Sanığın diğer sanık Üsteğmen … ile birlikte "Astsubay Alımı Sınav Komisyonunda" görevli oldukları, 15 Temmuz günü saat 16.30 sıralarında Kara Harp Okulunda mülakatta bulundukları sırada Yüzbaşı …'nin Üsteğmen …'yu arayarak ikisini birlikte yanına çağırdığı, sanık ve üsteğmen …'nun birlikte akşam saat 17.00 sıralarında Yüzbaşı …'nin odasına gittikleri, orada gizli bir koruma tatbikatından bahsettiği, silahlı ve kamuflajlı bir şekilde akşam saat 21.00 sıralarında Çiğiltepe Askeri Lojmanlarında olmaları emrini verdiği, bu şekilde sanığın akşam saat 21.30 sıralarında Üsteğmen …'nun aracıyla ve onunla birlikte Çiğiltepe Askeri Lojmanlarına gittiği, orada beklerken sanık Binbaşı …'nün gelerek kamuflajlarını giyinmeleri emri verdiği, oradan üç araç birlikte çıkış yaptıkları, Dikmen civarında iki kişinin daha onlara katıldığı, birlikte Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayına geldikleri, "koruma tatbikatı" denilince kapının açıldığı ve herhangi bir kontrol olmadan sivil araçlarla içeri girdikleri, doğrudan Alay Revirinin önüne gittikleri, yarım saat bekledikten sonra Alay Nöbetçi Amiri Binbaşı … ve Alay Komutanının yanlarına geldiği, onların emri üzerine bir binek araç bir ambulansa binerek Alay içerisinde bilmedikleri bir noktaya gittikleri, herhangi bir şey yapmadan tekrar Revire geri döndükleri, Revirde bir süre daha bekledikten sonra yeniden ambulansa binerek hareket ettikleri, ambulans Nizamiyede durduğunda sanığın inerek çevre güvenliğini aldığı, sanıklar … ve …'nin Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterinin koluna girerek zorla ambulansa bindirdiği, Albay …'nin, sanık ...'a ambulansa binme emri vermesi üzerine ambulansın arka tarafına bindiği, yanında diğer sanıklar Üsteğmen … ve Binbaşı …'nün de bulunduğu, aracı Binbaşı …'nin kullanırken sanık Binbaşı …'nün ön tarafta onun yanına oturduğu, Genel Sekreteri ambulansla Akıncılar üssüne götürüp oradan ayrıldıkları, yollar kapalı olduğu için Muhafız Alayına dönemedikleri, Kara Kuvvetleri Komutanlığına geldikleri, sabaha kadar Kara Kuvvetleri Karargahının bahçesinde bekledikleri anlaşılmıştır..." tespitleri ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca söz konusu karar ile davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmü Yargıtayca onanarak kesinleşmiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın