4. Daire 2025/2240 E. 2025/5683 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2025/2240 Esas 2025/5683 Karar 03.11.2025
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2025/2240 E., 2025/5683 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2240 Karar No : 2025/5683
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI) ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 28/04/2011 tarih ve 27918 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 07/04/2011 tarih ve 2011/1677 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki listenin değiştirilmesine ilişkin 19/11/2015 tarih ve 29537 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 09/11/2015 tarih ve 2015/8220 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, Aksu Çayı Taşkın Koruma Projesi kapsamında, Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi'nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ve ... (yeni ... ada, ...; ... ada ...; ... ada, ... ve ...) parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsellere ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...2 sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının ... ve ... sayılı kök parsellerdeki hisselerinin, sabit tesisleri korunmak suretiyle ve çiftçi tercih formundaki talepleri de dikkate alınarak, Arazi Toplulaştırması Ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği'nin 16/c maddesine uygun olarak ... ada ,... ve ... ada, ... ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlardan tahsis yapıldığı, indeks değerleri doğrultusunda dağıtım yapıldığı, katılım payının %2,2453 oranında alındığı ve bu bağlamda mevzuatta düzenlenen %10'luk katılım payı sınırının aşılmadığı, toplulaştırma işleminin toplulaştırma ilkelerine de uygun olduğu anlaşıldığından ... ada, ... ve ... ada, ... ile ... ada, ... parsel yönünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; kuru tarla vasfında olan ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, 659,10 m² müstakil tapu verilmek suretiyle bölünemeyen arazi büyüklüğü olan ... Da'dan küçük taşınmaz oluşturulduğu ve bu büyüklükteki bir parsel oluşturulmasının 5403 sayılı Kanun'un 8. maddesine ve toplulaştırmanın amacına aykırı olduğu anlaşıldığından toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Davalı idarece, toplulaştırma işlemi tesis edilirken mevzuat gereği belirlenen katkı payının ihlal edildiği, mülkiyet hakkına zarar verildiği, ... ada... parsel sayılı taşınmaz civarında aynı yerde ve yeni ve müstakil olacak şekilde korunma ihtimali mevcutken hakkaniyete ve eşitlik ilkesine aykırı olarak parselinin parçalanması yönünden hukuka aykırı olduğu, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz açısından herhangi bir standardı olmayan küçük taşınmaz oluşturulduğu, bu durumun taşınmazın verimli şekilde kullanılmasına engel olacağı ileri sürülerek kararın redde ilişkin kısımlarının bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Karara esas bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, toplulaştırma işleminin mevzuata uygun yapıldığı ileri sürülerek kararın iptale ilişkin kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı İdarenin temyiz istemi yönünden ise; 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, sulama alanları ile Bakanlar Kurulunca gerekli görülen alanlarda; toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasının ve küçülmesinin önlenmesini sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 1. maddesinde; bu Kanunun amacının, toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek olduğu; 3. maddesinin (ı) bendinde; yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün, bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak il ve ilçelerin ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerini olarak tanımlandığı, 8. maddesinde; asgari tarımsal arazi büyüklüğünün; mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, Bakanlığın asgari tarımsal arazi büyüklüklerini günün koşullarına göre artırabileceği, tarım arazilerinin Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı; 8/A maddesinde ise; il ve ilçelerin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlendiği, tarımsal arazilerin bu Kanuna ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifraz edilemeyeceği, bölünemeyeceği, tarımsal arazilerin bu niteliği şerh konulmak üzere Bakanlık tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirileceği hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ekli (1) sayılı listesinde ise Antalya ili, Serik ilçesi için yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri sulu arazide 60 Da, kuru arazide 130 Da, dikili arazide 10 Da, örtüaltı arazide 3 Da olarak düzenlenmiştir. 07/02/2019 tarih ve 30679 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliğinin 4. maddesinin (çç) bendinde, "Sabit tesis: Ev, ahır, samanlık, ambar, kuyu gibi yapılar ile dikili ve kapama meyve bahçesi niteliğindeki tarım arazileri", (mm) bendinde, "Yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğü: Bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak il ve ilçelerin 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununa ekli (1) sayılı listede belirlenen yeter gelirli tarımsal arazi büyüklükleri" olarak tanımlandığı, 16. maddesinin (c) bendinde, "Sabit tesisler ile çevre ve doğaya görünüm güzelliği veren arazi, yapı ve tesisler mümkün olduğunca eski maliklerine verilecek şekilde parselasyon planlaması yapılır. Ancak mal sahibinin birden fazla bu özellikte sabit tesisi var ise malikin bunlardan birinin etrafındaki toplulaştırma isteği dikkate alınır.", (d) bendinde ise, "Dikili tarım arazileri ile örtü altı tarımı yapılan araziler gerektiğinde kendi içinde toplulaştırmaya konu olur. Bu yerlerde Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklükleri esas alınır." hükmüne yer verilmiştir. Toplulaştırma projelerinde kural olarak yukarıda değinilen mevzuat hükümleri uygulanmakla birlikte bazı bölgeler özelinde arazilerin kullanım amacı, mevcut mülkiyet yapısı, proje alanındaki parsel dağılımı, arazi yapıları, sabit tesislerin dağılımı, maliklerin müstakil olma istekleri ve teknik zorunluluklar nedeniyle, bazı hak sahiplerine 5403 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı listede belirtilen asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altında kalan parsellerin tahsis edilmesinin kaçınılmaz olduğu açıktır. Dava konusu taşınmazların bulunduğu Antalya ilinde de genel olarak dikili ve örtüaltı tarımın yaygın olduğu, taşınmazlarda genellikle çok hisseli yapının mevcut olduğu ve hak sahiplerinin müstakil olma taleplerinin bulunduğu, bu sebeple toplulaştırma projesi kapsamında hak sahiplerine kullandıkları sabit tesislerin müstakil tahsisi sonucunda Kanunda öngörülen asgari arazi büyüklüklerine uyulamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlıkta da, davacının hissedarı olduğu ... ve ... parsel sayılı taşınmazların hissedarları tarafından fiili taksimle kullanıldığı ve üzerinde çok sayıda sabit tesis bulunduğu, toplulaştırma ile davacının ve diğer hissedarların fiilen kullandığı alanda bulunan sabit tesisleri korunarak tahsis yapıldığı, ancak yeni ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde sabit tesis bulunmamasına rağmen anılan parselin kök parseldeki sabit tesis dağılımından dolayı davacının sabit tesislerinin bulunduğu parsellerle birleştirilemediği görülmüştür. Bu nedenle, toplulaştırma işleminin yeni ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının 5403 sayılı Kanunun 8. maddesinde düzenlenen miktarlardan az tahsis yapılamayacağı gerekçesiyle iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının, toplulaştırma işleminin ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz yönünden iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/11/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.