4. Daire 2023/8158 E. 2023/6812 K. — Danıştay Kararı
4. Daire 2023/8158 Esas 2023/6812 Karar 06.12.2023
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8158 E., 2023/6812 K.
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8158 Karar No : 2023/6812
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... İl Özel İdaresi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol İnşaat Nakliyat Madencilik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bitlis İli, Tatvan İlçesi, ... Köyü mevkii sınırları içerisinde 2. Grup Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi sahibi olan davacı şirket tarafından, Bitlis İl Özel İdaresi'nin ... tarih ve... sayılı yazısı ile tarafına bildirilen, söz konusu işletmede çevre ve toplum sağlığı açısından sakınca doğurabilecek şekilde faaliyette bulunulduğundan bahisle gayrisıhhi işyeri açma ruhsatının iptaline ilişkin Bitlis İl Özel İdaresi İl Encümeni'nin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı şirkete verilen davaya konu işyeri açma ve çalışma ruhsatının, ruhsatı vermeye yetkili makam olan Bitlis İl Özel İdaresi'nin en üst amiri olan valinin görevlendirdiği kişi tarafından usulüne uygun olarak düzenlendiği, anılan ruhsatın iptaline ilişkin dava konusu işlemin İl Encümeni tarafından tesis edildiğinin görüldüğü, diğer taraftan; İdare Hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetkide ve usulde paralellik ilkesi uyarınca, yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması (iptal edilmesi) ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanmasının zorunlu olduğu, dava konusu İl Encümeni kararında davalı idarece her ne kadar, 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu'nun 26-(j) hükmünde yer alan, "Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak" kuralı uyarınca davacı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edildiği belirtilmiş ise de, İl Encümenlerine bu konuda yetki veren herhangi bir mevzuat düzenlemesinin bulunmadığı, bu durumda; mevzuat hükümlerine göre, ruhsatları vermekle yetkili kılınan idarenin aynı şekilde bu ruhsatların iptali konusunda da tek yetkili olduğunun tartışmasız olduğu, aksine bir düzenlemenin de bulunmadığı görüldüğünden, il özel idaresinin en üst amiri olan vali veya görevlendireceği bir yetkili tarafından verilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme bulunan işyeri açma ve çalışma ruhsatının yetkide paralellik ilkesi uyarınca yine vali veya görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi (geri alınması) gerekirken; bu ilkeye aykırı olarak, il encümenince ruhsatın iptali yönünde işlem tesis edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlemin gerek yetki unsuru gerekse diğer unsurlar açısından hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ :... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 3. maddesinde; İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatını vermeye yetkili olan merciler sayılmış, 4. maddesinde ise; "3 üncü maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar. a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak." hükmün, 5. maddesinde ise; "işyeri veya işletme açmak isteyen; işin özelliğine göre 4 üncü maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra başvuru formunu doldurarak 3 üncü maddede belirtilen mercie ibraz ederler. Bu başvurunun yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir." düzenlemesi yer almıştır. 10/08/2005 günlü, 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin "Başvuru" başlıklı 17. maddesinde; maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki geçici tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatının il özel idareleri tarafından verileceği, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere bağlı geçici tesislere dayalı olarak üretim yapmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler Örnek 7’de yer alan formu doldurarak il özel idaresine başvuracağı, başvurularda bu formda yer alanlar dışında başka bir bilgi ve belge istenilmeyeceği, maden arama faaliyetlerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatına tabi olmadığı, ancak arama ruhsat dönemi içinde üretim yapılması halinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu düzenlenmiştir. "İkinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler" başlıklı 23. maddesinde; yetkili idarelerin, ikinci ve üçüncü sınıf gayrisıhhî müesseseler için yapılacak beyan ve incelemelerde; insan sağlığına zarar verilmemesi, çevre kirliliğine yol açılmaması, yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemeleri esas alacağı, ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, ikinci fıkrada belirtilen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde, işyerine bir defaya mahsus olmak üzere onbeş günlük süre verileceği, verilen süre içinde noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde verilmiş olan ruhsatın, yetkili idare tarafından iptal edilerek işyerinin kapatılacağı düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı yönetmeliğin 17. maddesinde, maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki geçici tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatının il özel idareleri tarafından verileceği düzenlenmiş olup sözkonusu düzenleme ile il özel idaresinin organları arasında herhangi bir ayrıma gidilmediği gibi anılan Yönetmeliğin 23. maddesinde de, ruhsat iptali konusunda ''yetkili idare'' ifadesine yer verildiğinden, ruhsat iptali konusunda idarenin bütünlüğü ilkesi kapsamında “yetkili idare” olduğu tartışmasız olan İl Encümeninin verdiği kararda “yetki” yönünden hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Kaldı ki, vali tarafından kullanılan bir yetkinin vali ya da vekilinin başkanlık ettiği il encümeni tarafından kullanılması, işlemi yetki yönünden sakatlamayacağı gibi çalışma hak ve özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuran ruhsat iptaline ilişkin kararın, vali yerine il encümeni tarafından verilmesi ilgililerin aleyhine bir durum oluşturmaz. Açıklanan nedenlerle, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi karararının bozulması gerektiği görüşü ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.