3. Daire 2024/5459 E. 2025/521 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2024/5459 E. 2025/521 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2024/5459 Esas 2025/521 Karar 10.02.2025
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/5459 E.,  2025/521 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/5459
Karar No : 2025/521

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, tasfiye edilerek tüzel kişiliği sona eren ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği, bir kısım alışların fatura tutarlarının defterlerine farklı kaydedildiği ve geçici vergi beyannamesinde kanunen kabul edilemeyen gider beyan edilmesine karşın söz konusu beyanın kurumlar vergisi beyannamesinde yer almadığı ve bu surette dönem kazancının aşındırıldığı yolunda tespitler içeren vergi inceleme raporu uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla 2018 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, aynı yılın Temmuz-Eylül dönemi için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ve aynı yılın Ocak ila Temmuz ve Eylül ila Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi ve mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 20/05/2016 ile 08/02/2018 tarihleri arasında kanuni temsilcisi olduğu şirketin 2018 yılı hesap ve işlemlerinin incelendiği vergi inceleme raporu uyarınca dava konusu kurumlar vergisi ile geçici vergi tarhiyatının yapıldığı anlaşılan olayda re'sen tarhiyata konu fiilin davacının kanuni temsilcilik dönemi sonrasına rastladığı anlaşıldığından adına kanuni temsilci sıfatıyla yapılan kurumlar vergisi ile geçici vergi tarhiyatında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin faturalarını kayıtlarına aldığı bir kısım mükellef hakkında idarece yapılan tespitler söz konusu faturaların sahte olduğunu ortaya koymaya yeterli olduğundan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediği, 213 sayılı Kanun'un 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile sahte fatura bedellerinin banka ve finans kurumları aracılığıyla ödenmesinin beklenemeyecek olması karşısında aynı Kanun'un mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile özel usulsüzlük cezaları kaldırılmış, bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının istinafa konu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tüzel kişilerin vergi mükellefi olmaları durumunda bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceğinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde düzenlendiği, bu madde kapsamında idarece yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın