3. Daire 2024/3721 E. 2025/5727 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 2024/3721 Esas 2025/5727 Karar 18.12.2025
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2024/3721 E., 2025/5727 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/3721 Karar No : 2025/5727
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu ... Kimya Plastik İnşaat Metal Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alınamayan 2016 ila 2018 yıllarının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili için asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin asıl borçlu şirkete elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği ancak şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi malvarlığı araştırmasının da sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu ödeme emri içeriği amme alacağından sorumlu tutulamayacağı, söz konusu amme alacağının öncelikle asıl borçlu şirket nezdinde usule uygun kesinleştirilerek asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinin ortaya konulması gerektiği, alacağın zamanaşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu ödeme emri içeriğinin bir kısmının 2016 ila 2018 yıllarının tüm dönemlerine ait geçici vergi ile üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasını içerdiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici vergiye ilişkin mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrasında; geçici verginin % 10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin saptanması halinde eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği; ancak, gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği kuralı hüküm altına alınmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10. maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların, kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 58. maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunanların böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında itirazda bulunabileceği hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyiz istemlerine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin 2016 ila 2018 yıllarının tüm döneme ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmı dışındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur. 193 sayılı Kanun'un geçici vergiye ilişkin mükerrer 120. maddesinin dördüncü fıkrasına göre; kesinleşmekle birlikte mahsup dönemi geçmiş olması nedeniyle terkin edilmesi gereken geçici vergi üzerinden ceza tahsil edilmesi zorunlu ise de geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve bu vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği hususunun yargı kararlarıyla da istikrarlı hale geldiği dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinin, geçici vergi ve üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan "borcum yoktur" iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, Vergi Mahkemesi kararının, ödeme emrinin 2016 ila 2018 yıllarının tüm dönemlerine ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı tutarını aşan kısmı (vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı hariç) yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusunun reddine dair hüküm fıkrasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu ödeme emrinin, 2016 ila 2018 yıllarının tüm döneme ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmı dışındaki kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, 4. Kararın; ödeme emrinin, 2016 ila 2018 yıllarının tüm dönemlerine ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı tutarını aşan kısmına (vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı hariç) ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, 5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına, 18/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında, kararın; ödeme emrinin, 2016 ilâ 2018 yıllarının tüm dönemlerine ait geçici vergi ile bu vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı tutarını aşan kısmına (vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı hariç) ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, kararın buna kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasına dair Daire kararına bu yönden katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.