3. Daire 2023/4254 E. 2024/5519 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

3. Daire 2023/4254 E. 2024/5519 K. — Danıştay Kararı

3. Daire 2023/4254 Esas 2024/5519 Karar 22.10.2024
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/4254 E.,  2024/5519 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4254
Karar No : 2024/5519

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVACI)...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, borç tahakkuklarının kaldırılması istemiyle davalı idareye yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem ile adına tesis edilen mükellefiyetten kaynaklı vergi borçlarının terkini istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinden bahisle davacı adına tesis edilen mükellefiyet işleminin Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptal edildiği, tesis edilen mükellefiyete istinaden tarh ve tahakkuk eden vergi ve cezaların hukuka aykırılığı her aşamada ileri sürülebilir nitelikte olduğundan tahakkuk işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tahakkuklar iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince, mükellefiyet işlemine karşı açılan davada Mahkemelerinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla iptal kararı verildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği görülmüş olup, idari yargı yerince, böyle bir değerlendirme ve tespitin, ihbarnamelere karşı süresinde açılan bir davada yapılabilmesinin mümkün bulunduğu, ayrıca yine böyle bir değerlendirme ve tespitin beyan üzerine tahakkuk eden vergi ve cezalara karşı açılan bir davada kabulü mümkün bulunmadığı, davacının davalı idareye başvurarak iptal edilmesini istediği borç döküm listesinde yer alan vergi tahakkuklarından; ... ila ... tahakkuk fişleri içeriği özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnameler ve ...sayılı sayılı tahakkuk fişi içeriği vergi borç ve cezalarına ilişkin ihbarnamenin sırasıyla 19/09/2013 ve 21/04/2015 tarihlerinde davacının bizzat kendisine; ... ila ...,...,... ila ..., ..., ... ve ...,...,... ila ... sayılı tahakkuk fişleri içeriği vergi borç ve cezalarına ihbarnamelerin ise sırasıyla 18/09/2014, 26/09/2014, 06/11/2014 ve 09/06/2015 tarihlerinde davacının eşine tebliğ edilerek kesinleştirildiği, söz konusu ihbarnamelerin davacıya usulüne uygun bir şekilde belirtilen tarihlerde tebliğ edilmesine rağmen bu ihbarnamelere karşı yasal dava açma süresi olan 30 günlük dava açması süre aşılarak 15/12/2016 tarihinde kayda giren dilekçe ile bakılmakta olan davanın açıldığı, bu nedenle söz konusu tahakkuk fişleri içeriği vergi borç ve cezalarına ilişkin ihbarnamelerin esası hakkında karar verilemeyeceğinden bu kısımlar yönünden istinaf isteminin kabulüyle, Mahkeme kararının buna ilişkin kısmının kaldırılmasına ve bu borç ve cezalar yönünden süresinde açılmadığı anlaşılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi, ...ve ... sayılı tahakkuk fişleri içeriği 2010 yılının Ocak-Mart,Nisan-Haziran dönemi gecikme zammından oluşan beyan üzerine tahakkuk ettirilen borca karşı 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 378. maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava açılamayacağından söz konusu tahakkuk fişlerine karşı açılan davanın ise incelenmeksizin reddi gerektiği, ... ila..., ... ila ... sayılı tahakkuk fişleri içeriği 2009 yılına ait vergi borç ve cezalarına ilişkin ihbarnamelerin ilanen tebliğ edilerek kesinleştirildiği belirtilmiş olup, Mahkemece verilen 07/11/2017 tarihli ara kararı ile istenilmesine rağmen söz konusu vergi borç ve cezalarının ilanen tebliğ öncesi davacının bilinen adreslerinde posta yoluyla usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeye çalışıldığını gösterir evrakın dosyaya sunulmadığı, ... ila ... sayılı tahakkuk fişleri içeriği 2009 ve 2010 yılı özel usulsüzlük cezalarına ilişkin ihbarnamelerin 16/05/2015 tarihinde davacının ikametgah adresinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, ancak tebliğ mazbatası üzerine davacının söz konusu adreste tanınmadığı şeklindeki komşusunun beyanı şerh düşülerek çıkış merciine iade edildiği, bunun üzerine ilanen tebliğ edildiği görülmekte ise de davalı idarece davacıya ait bazı ihbarnamenin ise aynı ikametgah adresinde 09/06/2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından söz konusu adreste münasip bir süre sonra yeniden tebligat yapılmaya çalışılması gerekmekte iken bu husus göz ardı edilerek yapılan ilanen tebliğin usulsüz olduğu, buna göre 2009 ve 2010 yıllarına ait olan kamu alacağının sırasıyla 31/12/2014, 31/12/2015 tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ... ila ..., ...,...,...,... ila ...,...,...ila ...,...,... sayılı tahakkuk fişleri yönünden dava süre aşımı yönünden, ...,... sayılı tahakkuk fişleri yönünden ise incelenmeksizin reddedilmiş, diğer kısımlara yönelik istinaf istemi ise belirtilen gerekçeyle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, yapılan işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, mükellefiyetin terkini istemiyle vergi dairesi müdürlüğüne başvurduğu ancak talebinin reddedildiği, ticari kazanç elde edecek herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, adına tesis edilen mükellefiyet işleminin Mahkeme kararıyla iptal edildiği, buna ilişkin vergi ve cezalarında dayanaksız kaldığı, dava konusu borcun hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın