3. Daire 1993/724 E. 1994/387 K. — Danıştay Kararı
3. Daire 1993/724 Esas 1994/387 Karar 10.02.1994
3. Daire 1993/724 E., 1994/387 K.
Daire : ÜÇÜNCÜ DAİRE Karar Yılı : 1994 Karar No : 387 Esas Yılı : 1993 Esas No : 724 Karar Tarihi : 10/02/994
ŞİRKETİN SERMAYE ARTIRIMI SONUCUNDA KURUM KASASINDA OLUŞAN NAKİT FAZLASININ YATIRIMIN GERÇEKLEŞMEMESİ NEDENİYLE KURUM ORTAKLARINA EMANETEN KARŞILIKSIZ OLARAK DAĞITILMASINDA ÖRTÜLÜ KAZANÇ ELDE ETTİĞİNİN KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ HK.
Blok tuğla imali ve satışı işiyle iştigal eden davacı şirketin 1991 takvim yılına ilişkin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda bulunan matrah farkı üzerinden re'sen salınan kurumlar vergisini, davacı kurum tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiş ise de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31.maddesiyle atıf yapılan H.U.M.K.nun 275.maddesi gereğince, uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmediği, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan talebin bu nedenle yerinde görülmediği, öte yandan 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15.maddesinde, sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazancın kurum kazancının tesbitinde indirilemiyeceği, hangi hallerde kazancın kısmen veya tamamen örtülü olarak dağıtılmış sayılacağı hususunun ise aynı Kanunun 17.maddesinde belirtildiği, anılan madde uyarınca, şirketin kendi ortakları, ortaklarının ilgili bulunduğu gerçek ve tüzel kişiler, idaresi murakabesi veya sermayesi bakımlarından vasıtalı vasıtasız olarak bağlı bulunduğu veya nüfuzu altında bulundurduğu gerçek ve tüzel kişilerle olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek veya düşük faiz ve komisyonlarla ödünç para alması veya vermesi hallerinin örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edildiği, dava konusu olayda, davacı şirketin sermaye artırımı neticesinde kurum kasasında oluşan nakit fazlasının yatırımın gerçekleşmemesi nedeniyle kurum ortaklarına emaneten karşılıksız olarak dağıtıldığı, karşılığında faiz tahakkuk ettirilmediğinin sabit bulunduğu, bu gibi durumlarda tahsis edilen ödünç paralar karşılığında bankalardan vadesiz ticari mevduat hesaplarına uygulanan oranda elde edilecek faizden mahrum kalınmasının da örtülü kazanç dağıtımının bir şekli olduğu örtülü kazanç dağıtıldığı belirlenen kimsenin bu yolla tasarruf ettiği faiz miktarının, onun için bir menfaat iktisabı ve kazanç teşkil ettiği, örtülü kazanç dağıtımına özgü olan bu gibi görüşle de, şirketin önce borç verdiği kişiden emsal faizi aldığı, sonradan da bunu aynı kişiye kazanç olarak iade ettiği varsayımına dayandığı, bu nedenle vergi yargısında, şirketin ortaklarına yada ilişkide bulunduğu bir başka şirkete verdiği borç paralar karşılığında düşük veya eksik faiz elde etmesi yada hiç faiz elde etmemesi, halini örtülü kazanç dağıtımı olarak görmek ve kabul etmenin kanuni bir zorunluluk olduğu, inceleme raporuyla da, belirlenen saptmalar karşısında örtülü kazanç dağıtımı için mezkür kanunda öngörülen koşulların tümüyle gerçekleştii, emsal uygulamasında da davalı yılda bankalarca vadesiz mevduata uygulanan faiz yüzdesinin altında bir nisbet olan % 30 faiz oranı uygulandığı, bu yönüyle de matrahın hesaplanış biçiminde kanuna aykırılık görülmediği gerekçesiyle tasdik eden, kesilen kaçakçılık cezasını, olayda örtülü kazanç dağıtımı sonucunda kasten vergi ziyaına sebebiyet verildiğinden söz edilebilir ise de, bulunan matrah farkının herhangi bir harici ve karşıt inceleme ve araştırmaya gerek olmadan şirketin defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucu bulunduğu gerekçesiyle kusur cezasına çeviren, geçici kurumlar vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına ise ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda geçici vergiden söz edilemiyeceği gerekçesiyle kaldıran, imalat defteri tutulmaması nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasını ise tasdik eden … Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından, geçici vergi ile buna ilişkin olarak kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılmasının yerinde olmadığı, kurumlar vergisine bağlı olarak Vergi Usul Kanununun 344.maddesine istinaden kesilen kaçakçılık cezasının yerinde olduğu, Mükellef Şirket tarafından ise, artırılan sermayenin inşaata başlanamaması nedeniyle ortaklara geri verildiği, ortakların da şirketten alacaklı olmalarına rağmen faiz yürütülmediği, örtülü kazanç dağıtımının varlığı kabul edilecek ise faiz oranının % 5 olması gerektiği ileri sürülerek bozulması istemleridir. Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan … Vergi Mahkemesinin kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup temyiz istemlerine ilişkin dilekçelerde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından tarafların temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.