2. Daire 2023/7022 E. 2024/1830 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2023/7022 Esas 2024/1830 Karar 21.03.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/7022 E., 2024/1830 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/7022 Karar No : 2024/1830
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Zonguldak ili, Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucu "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-(3) maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin Zonguldak Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun ... günlü... karar sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :Danıştay İkinci Dairesinin 26/10/2022 günlü, E:2022/2975, K:2022/5339 sayılı bozma kararına uyularak verilen Zonguldak İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; dosyanın incelenmesinden; düzenlenen tutanaklar üzerine, kendisine hakaret ettiği ileri sürülen İlçe Emniyet Müdürü N.K. tarafından davacıya karşı açılan hakaret davasında davacının beraatine karar verilmiş ise de, davacının "hakaretvari sözleri tanık A.K. ile aralarında geçen diyalogda kullandığı," tespit edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 125/son cümlesine göre gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi şartı olarak öngördüğü en az 3 kişi ile ihtilat edilerek işlenmesi unsurunun gerçekleşmediğinden sanığın beraatine karar verildiği, bu durumda; gerek soruşturma raporu, eki tanık ifadeleri gerekse ceza davasındaki tespitler sonucu davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu anlaşıldığından, eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; disiplin soruşturması başlatılmasına yol açan tutanakları düzenleyen polis memurlarının, konuştuğu kişiler olmadığı, sadece başka kişilerle konuşmalarını duyduklarını ileri sürerek rapor düzenleyen kişiler olduğu, iki kişi arasındaki konuşmaların üçüncü kişiler tarafından tutanağa bağlanarak başka bir delil olmaksızın disiplin soruşturmasına esas alınmasında hukuka uygunluk görülmediği, soruşturma izninin validen alınması gerektiği, İl Emniyet Müdürünün onayı ile tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, ceza dosyasında beraat ettiğini, gıyabında tutulan tutanaklar esas alınarak verilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Dava konusu işlemin dayanağı yasa kuralının Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında tutulan tutanaklarda; "...davacının kendisine başsavcıyı sorduğu, müsait olmadığını öğrenince karşısındaki bankta başsavcıyı beklemeye başladığı, bu sırada evrak teslimi için adliyeye gelen polis memuru A.K. ile sohbet etmeye başladığı, sinkaflı konuşmalara kendisinin ister istemez kulak misafiri olduğu, konuşmasında "burası kimseye kalmadı, ona da kalmaz" diyerek sinkaflı küfürler sarf ettiğini..." , "...davacının zabıt katibi H.A. ve savcı katibi ile konuştuğunu, konuşmasında, İlçe Emniyet Müdürü N.K hakkında kendisini Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa şikayet ettiğini ve edeceğini, kendisinin bölge valisi gibi hareket ettiğini, sırtını valiye dayadığını ve kendisinin başsavcı ile görüşmek istediği" şeklinde beyanda bulunduğunun tespit edildiği ve yapılan soruşturma sonucu, “Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak” fiilinin sübuta erdiğinin tespit edildiği gerekçesiyle, Zonguldak Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun... günlü, ... sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-(3) maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması üzerine, anılan cezanın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT : 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır." hükmü yer almıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesinde; "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin yukarıda anılan 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış, 7068 sayılı ''Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'' ise 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiili için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği görülmektedir. Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır. Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır. Bu itibarla somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.