2. Daire 2023/3038 E. 2024/2511 K. — Danıştay Kararı
2. Daire 2023/3038 Esas 2024/2511 Karar 30.04.2024
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2023/3038 E., 2024/2511 K.
T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3038 Karar No : 2024/2511
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR: (DAVALI) : ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
(DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacının, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda,... plakalı aracın trafikten men etme kaydının 23/10/2019 tarihinde usulsüz olarak Polnet-4 uygulamasından kaldırılmasına ilişkin (6. Olay) olarak ''yetki ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; bakılan davada; işbu dava dosyası ile Mahkemelerinin esasına kayıtlı diğer dava dosyaları birlikte incelendiğinde, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından Bursa ili genelinde yapılan denetimlerde, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işlem yapılarak trafikten men edilen araçların men kayıtlarının usulsüz olarak kaldırıldığı yönündeki duyumlara istinaden uygulanan cezai işlem ve araç men etme işlemlerinin incelenmesi neticesinde, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün... günlü, ... sayılı oluruna istinaden soruşturma başlatıldığı, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü İnegöl Şehit Bekir Özcan Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, Emniyet Genel Müdürlüğünün ...... günlü,... sayılı ek disiplin soruşturması onayına istinaden yürütülmekte olan soruşturmaya dahil edildiği, davacının 01/09/2019 - 30/11/2020 tarihleri aralığında gerçekleştirdiği Log işlem kayıtlarının incelenmesi neticesinde, bahse konu tarih aralığında yapılan toplam 12 adet trafikten men kaydı kaldırma işleminin, eksikliğin giderildiğine dair gerekli tespit yapılmadan ve mevzuatta belirtilen hususlar yerine getirilmeden usulüne aykırı şekilde yapıldığının tespit edildiğinden bahisle anılan soruşturmanın davacı açısından bu işlemler bakımından yürütüldüğü, soruşturma neticesinde düzenlenen... tarih ve ...sayılı rapor ile; yukarıda anılan olaylar bakımından, yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullandığının sübuta erdiğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç bendi uyarınca her bir fiil için ayrı ayrı olmak üzere toplam 12 defa "meslekten çıkarma cezasıyla" tecziyesi gerektiği yönünde teklif getirildiği, yürütülen disiplin soruşturması kapsamında davacı ile dava dışı E.Ü. ve Ö.E.'ye ait HTS kayıtlarının incelendiği, usulsüz men kaldırma işlemlerinin yapıldığı tarih/saat itibariyle adı geçen üç kişinin işyerinde olup olmadığının HTS baz verileriyle tespit edildiği, davacı tarafından gerçekleştirildiği iddia olunan 12 farklı usulsüz kaldırma işleminin soruşturma kapsamında irdelendiği, yapılan incelemede, işlem Log kayıtları ile HTS baz verilerinin karşılaştırılmakla yetinildiği, uyumlu olan tarihler bakımından isnat edilen fiilin sübuta erdiği kanaatine varılarak işlem tesis edildiği, bahse konu fiillerin ve uygulanan yaptırımın niteliği düşünüldüğünde tek başına bu araştırmanın yeterli olmadığı, zira; davacının görev yaptığı İnegöl Şehit Bekir Özcan Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği'nde hukuka aykırı men kaldırma işlemlerinin yapıldığı dönemde, Polnet-4 sistemi de dahil olmak üzere bütün ekranlara ait oturum ve şifre kullanımının ne şekilde olduğunun soruşturma kapsamında netleştirilmediği, fiillerin gerçekleştiği dönemde çalışan bütün personelin ifadesine başvurulmadığı, istasyon amirliğinde yürütülen iş ve işlemlere ilişkin geçerli uygulamanın ne şekilde olduğunun araştırılmadığı, soruşturma kapsamında bulunan diğer polis memurlarının HTS kayıtlarının incelenmesi neticesinde, (örn: soruşturma kapsamında bulunan E.Ü.'nün 6 - 15 - 16 - 19 sayılı olayları) işyerinde olmadığı sabit olan günlerde dahi, dava dışı E.Ü.'ye ait oturum-şifre üzerinden işlem yapıldığının sabit olduğu, bu durumun personelin birbirinin şifresi ile işlem yapabildiği hususunu desteklediği, hal böyleyken, davacıya ait şifreyle işlem yapılması durumunda davacının görevli ve işyerinde bulunmuş olmasının tek başına fiilin sübut gerekçesi olamayacağı, yürütülen soruşturmada incelenen Log kayıtlarının yalnızca hangi personele ait oturum ve şifre ile işlem yapıldığı bilgisini verdiği, ayrıca yapılan işlemin hangi bilgisayar kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği ve o esnada istasyon amirliğinde kaç kişinin görevli olduğu hususlarının araştırılmadığı, her ne kadar davacı ve diğer iki personelin (E.Ü. ve Ö.E.) HTS kayıtları ile baz bilgileri araştırılarak sonuca varılmış ise de, işlemlerin yapıldığı 2019-2021 dönemlerinde görevli diğer personel açısından bu yönde bir araştırma yapılmamasının (bir kişiye ait Polnet-4 gibi bazı projelerin/sistemlerin istasyon amirliğinde görevli diğer personeller tarafından da kullanılabildiği görülen olayda) fiillerin sübuta erdirilmesi bakımından önemli bir eksiklik olduğu, polis memurları Ü.E. ve Y.D.'nin birbiriyle büyük ölçüde uyumlu ifadeleri göz önünde bulundurulduğunda, Y.D.'nin dahi baz bilgilerinin araştırılmadığı, yetersiz araştırmaya dayalı olarak yapılan inceleme neticesinde söz konusu işlemlerin kim veya kimler tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, diğer taraftan; davacı hakkında yapılan soruşturma kapsamında ifadeleri alınan tüm araç sahibi/sürücülerinin davacıyı tanımadıkları ve ismini duymadıkları yönünde ifade verdikleri, söz konusu ifadelerin bazılarında banka aracılığıyla para transferi, isim ve telefon numarası vb. gibi bilgilere yer verildiği, ancak davalı idare tarafından bu hususlarda araştırma yapılmadığı, sürücü/araç sahiplerinin ifadelerinde bildirilen para transferleri, isimlerin, telefon numaralarının davacıyla bağlantısının ortaya konulmadığı, dava konusu işlemin 7068 sayılı Kanun'un 8/6-ç bendinde yer alan "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak" fiiline atfen tesis edildiği, bu fiile istinaden işlem tesis edilebilmesi için, kişinin yetkisi ve nüfuzunu kötüye kullanırken kendisine veya başkalarına çıkar/menfaat sağladığının veya kin - dostluk gibi sebeple hareket ettiğinin açık, net, her türlü şüpheden uzak şekilde ortaya konulması gerektiği, ancak somut olayda bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadığı, bu haliyle eksik soruşturmaya dayanılarak işlem tesis edildiğinin anlaşıldığı, dava konusu disiplin cezasına dayanak gösterilen eylemlere ilişkin isnatlar, açıkca, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde ortaya konulmadığından, eksik soruşturmaya dayalı dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan; davacı vekili tarafından, davacının farklı tarihlerde yaptığı iddia edilen usulsüz işlemlere karşı aynı tarihli yüksek disiplin kurulu kararıyla verilen 12 adet meslekten çıkarma cezalarına karşı ayrı ayrı dava açıldığı, bu işlemlerin davacıyı aynı statü içerisine soktuğu ve tek bir hukuki sonuç doğurduğu görülmekle, söz konusu davaların seri dava niteliğinde olduğu anlaşıldığından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22'nci maddesi uyarınca avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının özlük ve parasal hak talebinin kabulüne, davacının yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının hak ediş tarihinden itibaren dönemsel olarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22'nci maddesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00- TL tam ücretin %50'si olan 5.500,00 TL tutarında vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; disiplin soruşturmasında mevcut olan bilgi, belge ve alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde, HTS kayıtlarının analizinde baz bilgileri işyeri ile uyumlu olduğu anlaşılan davacının, usulsüz trafikten men kaldırma işlemlerinin yapıldığı tarih ve saatlerde istasyon amirliğinde görevli olduğu, davaya konu... plakalı aracın, trafikten men kaldırma tarih ve saatinde PTS kayıtlarına göre Bursa il merkezinde olduğunun anlaşıldığı, davacının ifadelerinin üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik ve çelişkili olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davacı tarafından; somut olayda 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde düzenlenen "seri dava" koşullarının oluşmadığı, dava konusu edilen 12 adet meslekten çıkarma cezalarına ilişkin işlemlerin her birinin farklı tarihlere, farklı yerlere ve farklı kişilere ilişkin olduğu, dava dilekçelerinin her birinde söz konusu olayların ayrı ayrı izah edildiği, bahsi geçen meslekten çıkarma cezalarına karşı açılan davaların tamamı ... İdare Mahkemesinde görülmekle birlikte, bir kısım dosyalara mahkemenin farklı bir heyetinin, bir kısım dosyalara ise mahkemenin diğer heyetinin baktığı, her bir davayla ilgili duruşmaların ayrı heyetler huzurunda yapıldığı, dava konusu işlemle verilen 12 ayrı meslekten çıkarma cezasının her birinin "yürütülebilir idari işlem" niteliğinde olduğu ve bu cezalardan bir tanesi bile iptal edilmezse mesleğine geri dönmesinin mümkün olmayacağı, ilk derece mahkemesince verilen kararın vekalet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN CEVAPLARI: Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY : Polis memuru olarak görev yapan davacının, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda,... plakalı aracın trafikten men etme kaydının 23/10/2019 tarihinde usulsüz olarak Polnet-4 uygulamasından kaldırılmasına ilişkin (6. Olay) olarak ''yetki ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak'' fiilini işlediğinden bahisle,... günlü,... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/6-ç maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen işbu dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 1- Davalı idarenin, kararın esasına yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; Bölge İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup; davalı idare tarafından ileri sürülen hususlar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2- Davacının, kararın vekalet ücretine yönelik temyiz istemine ilişkin yapılan incelemede; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı; uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık Ücreti" başlıklı 164. maddesinde; avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği, 168. maddesinin son fıkrasında; avukatlık ücretinin takdirinde, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davanın duruşma talepli olarak açıldığı,... İdare Mahkemesince ... tarihinde yapılan duruşmaya taraf vekillerinin katılımı sağlanarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 22. maddesi uyarınca uyuşmazlık "seri dava" kabul edilmek suretiyle, duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL tam ücretin %50'si olan 5.500,00-TL vekalet ücreti ödenmesi yönünde karar verildiği ve temyize konu kararla istinaf başvurularının reddedildiği görülmüştür. Mevzuatta yer almayan ancak uygulamada ortaya çıkan seri davalar, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olarak kabul edilir. İhtiyari dava arkadaşlığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57. maddesinde düzenlenmekle beraber, 2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda ihtiyari dava arkadaşlığına ilişkin bir hükme yer verilmemiştir. Seri dava, aynı ya da benzer sebeplerden doğan ve konuları da birbirine benzeyen, aynı kişi ya da kişilere karşı (veya aynı kişi ya da kişiler tarafından) açılan davalar olarak tanımlanabilir. Uygulamada seri davalar ayrı ayrı açılır, ayrı ayrı görülür ve bu davalar hakkında verilecek kararlar da kural olarak ayrı ayrı verilir. 2023 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar, ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin, toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda ilk on dosyadan sonra gelen her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine..." hükmedileceği kuralına yer verilmekle, seri davaların birbirine olan benzerliği, iddia ve savlarla, çözümünün ortak olması nedeniyle harcanan emeğin her dosya için aynı nitelikte ve ağırlıkta olmadığı varsayımından hareket edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı hakkında aynı disiplin kurulu kararıyla 12 adet meslekten çıkarma cezası verilmiş ise de, her bir olayın muhatabı, işleniş tarihi ve şeklinin farklı olması ve uyuşmazlığın çözümünde, disiplin hukukunun kendine özgü yapısı ve kuralları çerçevesinde, davacı tarafından işlendiği iddia olunan eylemlerin ve disiplin soruşturmasına yönelik usul ve esasların ayrı ayrı incelenip değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, davacı lehine tam vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, uyuşmazlık seri dava kabul edilerek vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Ancak bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen kararın vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının, "karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince duruşmalı işler için belirlenen 11.000,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın esasa ilişkin kısmının ONANMASINA, 2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ ile anılan kararın, vekalet ücretine yönelik hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Davalı idarece yapılan temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara ve bir örneğinin ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta; yapılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının, usulsüz trafikten men kaldırma işlemlerinin yapıldığı tarih ve saatlerde istasyon amirliğinde görevli olduğunun HTS kayıtlarıyla sabit olduğu, log kayıtlarından oturum ve şifresinin kullanıldığı hususları dikkate alındığında, üzerine atılı disiplin suçu sübuta eren davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.