13. Daire 2025/1675 E. 2025/2739 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2025/1675 E. 2025/2739 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2025/1675 Esas 2025/2739 Karar 18.09.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2025/1675 E.,  2025/2739 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/1675
Karar No:2025/2739

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Mahalleleri kıyı kesiminde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 15 adet her biri 25 m2'lik alanın Turizm Amaçlı Sportif Faaliyet Alanı - Su Sporu İrtibat Noktası amaçlı 10 yıl süreyle dava dışı ... Turizm Ticaret A.Ş.'ye kiralanmasına ilişkin olarak 10/06/2024 tarihinde pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihalenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen kararda; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, "davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi" şeklinde tanımlandığı, aynı Kanun'un 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağının; 312. maddesinin 1. fıkrasında ise, feragat beyanında bulunan tarafın, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edileceğinin kurala bağlandığı; davacının 24/04/2025 tarihli dilekçesiyle davasından feragat ettiği görüldüğünden, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, davadan feragat edilmediği, davanın geri alınmasının söz konusu olduğu, ikisinin farklı kavram ve kurumlar olduğu, 6100 sayılı Kanun'un 123. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davacının hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının rızası ile davasını geri alabileceği, bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, davadan feragatin ise Kanun'un 307. maddesinin birinci fıkrasına göre davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, taleplerinin davanın geri alınması olduğu, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçildiğine ilişkin bir ifade ve ibarenin bulunmadığı, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'da davanın geri alınmasına ilişkin bir hükme atıf yapılmamış ise de davanın geri alınmasına ilişkin talebin feragat olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, hiçbir açıklama istenilmeden talebin doğrudan davadan feragat olarak yorumlanmasının hukuka aykırı olduğu, atıf yapılmadığının farkedilmesi üzerine ek beyan dilekçesi ile dava konusu işlemin iptalinin gerektiğinin bildirildiği, bu durumun davadan feragat iradelerinin olmadığını gösterdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket vekili tarafından 21/04/2025 tarihli dilekçeyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden işbu dava açılmış, 24/04/2025 tarihinde UYAP üzerinden dosyaya sunulan dilekçede, "İş bu davaya konu işlem, daha önce davaya konu yapılmış olup, dava kesinleşmiştir. Bundan dolayı, sehven açılmış bulunan bu davamızı geri almaktayız. Gereğinin yapılmasını talep ederiz." beyanına yer verilmesi üzerine, temyize konu İdare Mahkemesi kararıyla, davacının 24/04/2025 tarihli dilekçesiyle davasından feragat ettiğinin bildirildiği gerekçesiyle, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı şirket vekili tarafından 03/06/2025 tarihli temyiz dilekçesinde, taleplerinin davanın geri alınması olduğu, 24/04/2025 tarihli dilekçelerinde talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçildiğine ilişkin bir ifadenin ve ibarenin bulunmadığı, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'da davanın geri alınmasına ilişkin bir hükme atıf yapılmamış ise de davanın geri alınmasına ilişkin talebin feragat olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, hiçbir açıklama istenilmeden talebin doğrudan davadan feragat olarak yorumlanmasının hukuka aykırı olduğu, atıf yapılmadığının farkedilmesi üzerine 14/05/2025 tarihli ek beyan dilekçelerinde dava konusu işlemin iptalinin gerektiğinin beyan edildiği, bu durumun davadan feragat iradelerinin olmadığını gösterdiği, anılan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller:" başlıklı 31. maddesinde, "1. Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. ..." kuralına yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde, feragat, davacıların talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 309. maddesinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, feragatin hüküm ifade etmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve feragatin, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kurala bağlanmıştır.
6100 sayılı Kanun'un "Davanın geri alınması" başlıklı 123. maddesinde ise, davacının, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabileceği, bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6100 sayılı Kanun'un 123. maddesinde düzenlenen davanın geri alınması, aynı Kanun'un 307. maddesinde düzenlenen ve “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” olarak tanımlanan "davadan feragat" niteliğindeki vazgeçmeyle aynı mahiyette değildir.
Uygulamada, feragat yerine “davadan vazgeçme” veya davayı geri almaya “davadan vazgeçme” ve feragata da “haktan vazgeçme” denildiği gibi, “dava hakkından feragat”, “esas haktan feragat” ve “davadan vazgeçme” terimlerinin birlikte kullanıldığına da rastlanmaktadır (KURU, Baki, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt Il, Altıncı Baskı,2001, İstanbul, s.1681).Davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır (KURU, Cilt Il, s.1680). Davacı, davalının rızası (muvafakatı) ile davayı geri alabilir. Davalının rızasının açık (sarih) olması gerekir; zımni muvafakat yeterli değildir (KURU,Cilt Il s.1684). Davayı geri alma talebinin ve buna muvafakatın mahkemeye karşı (dilekçe ile veya duruşmada tutanağa yazdırmak suretiyle) yapılması gerekir. Davalı davacının davayı geri almasına açık bir şekilde muvafakat ederse, mahkeme davanın esası hakkında bir karar vermez (KURU, Cilt, Il s.1686). Davanın geri alınması durumunda mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına” kararı verilir. Burada davayı geri alan davacı, bununla davasını terk etmiş olmaktadır. Dava, hüküm verildikten sonra da (hüküm kesinleşinceye kadar, temyiz veya karar düzeltme aşamasında da) geri alınabilir. Bu halde, verilmiş (ve fakat henüz kesinleşmemiş) olan hüküm geçersiz (hükümsüz) olur (KURU,Cilt Il, s.1687). Davalı davacının davayı geri almasına (açıkça) muvafakat etmezse, davaya devam olunur (KURU, Cilt Il, s.1688). Davanın geri alınması, bu beyanın verildiği anda sonuç doğurur. Davadan feragat ise, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan (neticeî talebinden) vazgeçmesidir (KURU, Baki, Cilt IV, s. 3544). Davadan feragat, davacının tek taraflı irade beyanı ile gerçekleşir. Dolayısıyla feragatin geçerli olması için mahkemenin ya da davalı tarafın bu beyanı kabul etmesine gerek bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla davadan feragat davalının muvafakatına bağlı değildir. Feragatte, davacı dava konusu yapmış olduğu haktan feragat etmektedir (vazgeçmektedir). Davacı, feragat etmiş olduğu davayı tekrar açamaz; açarsa, davalının kesin hüküm itirazı ile karşılaşır ve (tekrar açılan) dava reddedilir. Feragat ile dava sona erer ve bu durumda mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilir (KURU,Cilt IV, s.3547).
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin birinci fıkrasında, 6100 sayılı Kanun'un 307. ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat hükümlerine atıfta bulunulmasına karşılık 123. maddesinde düzenlenen davanın geri alınması hükümlerine herhangi bir atıfta bulunulmamıştır. Dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde davanın geri alınması konusunda 6100 sayılı Kanun'a atıfta bulunulmadığından, idari yargıda 6100 sayılı Kanun'un davanın geri alınmasına ilişkin hükümlerinin uygulanması hukuken mümkün değildir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket vekili tarafından 24/04/2025 tarihinde UYAP üzerinden verilen dilekçede, davanın geri alınması hususunda gereğinin yapılmasının talep edildiği, ancak davadan feragat edildiği yolunda bir ifadeye yer verilmediği görülmekle birlikte, Mahkemece, anılan dilekçe, davacının davadan feragat ettiği şeklinde değerlendirilmek suretiyle, temyize konu kararla, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından temyiz dilekçesinde, taleplerinin davanın geri alınması olduğu, 24/04/2025 tarihli dilekçelerinde talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçildiğine ilişkin bir ifadenin veya ibarenin bulunmadığı, her ne kadar 2577 sayılı Kanun'da davanın geri alınmasına ilişkin bir hükme atıf yapılmamış ise de davanın geri alınmasına ilişkin talebin feragat olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı, hiçbir açıklama istenilmeden talebin doğrudan davadan feragat olarak yorumlanmasının hukuka aykırı olduğu, atıf yapılmadığının farkedilmesi üzerine 14/05/2025 tarihli ek beyan dilekçelerinde dava konusu işlemin iptalinin gerektiğinin belirtildiği, bu durumun da davadan feragat iradelerinin olmadığını gösterdiği ileri sürülmüştür.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde 6100 sayılı Kanun'da yer alan davanın geri alınması hükümlerine atıfta bulunulmadığından ve davacının temyiz dilekçesindeki beyanları da dikkate alınarak aktarılan hususlar netleştirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, feragat nedeniyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 18/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın