13. Daire 2024/2753 E. 2024/3820 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/2753 Esas 2024/3820 Karar 07.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2753 E., 2024/3820 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2753 Karar No:2024/3820
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/06/2009 tarihinde yapılan denetimde, Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile ...tarih ve... sayılı Kurul kararına aykırı olduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 56.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İstanbul Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından, davacı şirket hakkında ... tarihinde, ... oktan kurşunsuz benzin alan bir müşterinin kendisine tavan fiyat olan 3,05-TL'nin üstünde 3,21-TL'den akaryakıt satışı yapıldığı yönünde şikâyette bulunması üzerine, davacı hakkında 134.400,00-TL tutarında idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği, işlemin iptali talebiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce 11/04/2013 tarih ve E:2011/3492, K:2013/1029 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, kararın kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleştiği, bunun üzerine davalı idarece dava konusu ... tarih ve... sayılı Kurul kararının tesis edildiği, Danıştay kararında Kurul tarafından belirlenen bayi tavan fiyatı üzerinde satış yaparak mevzuata aykırı şekilde faaliyette bulunulduğunun sabit olduğu ancak münferit bir eylem nedeniyle Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca işlem tesis edilmesinde, eylemle ceza arasında denklik bulunmadığı tespitine yer verildiği, davacı firmaya ait akaryakıt istasyonunda tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapılması eyleminin, ticari faaliyetin lisans ile tanınan haklar ve diğer mevzuatta yer alan hususlar çerçevesinde yerine getirilmesi gerektiği şeklindeki hükümlere aykırı olduğu, diğer bir ifadeyle Kurul tarafından belirlenen fiyat üzerinde akaryakıt satışı yapılması eyleminin lisans ile tanınan haklar kapsamında yer almadığı, dolayısıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacıya ait tesiste 28/06/2009 tarihinde yapılan denetimde, Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca "4. madde hükümlerinin ihlali" gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde akaryakıt satışı" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlali anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlali hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan halinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlali halinde verilecek olan idari para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacağı, bu durumun da kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği anlaşıldığından, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya idarİ para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat kuralları dikkate alınmak suretiyle davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilebileceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Kurul tarafından verilen kararın yanlış kanun maddesine istinaden verilmiş olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi halinde dahi idari para cezasına ilişkin eylemin hukuka aykırılığının ortadan kalkmayacağı, süresi içinde verilmiş bir idari yaptırım kararına karşı açılan davanın başlamış olan soruşturma zamanaşımı süresini durduracağı, soruşturma zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.