13. Daire 2024/2702 E. 2024/4359 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/2702 Esas 2024/4359 Karar 01.11.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2702 E., 2024/4359 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2702 Karar No:2024/4359
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Medya Tv Hizmetleri A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "... ..." adlı programda, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer verilen, "Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorundadır; dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer verilemez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle 502.030,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve .../...-... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... tarihinde saat ...:...'de yayınlanan, sunuculuğunu F.A'nın yaptığı "... ..." adlı programda, program sunucusu tarafından ...:...'da, "...O ayrı ama yani şimdi lan bu da kalktı, kendi sen ne s...msin ki Huntington falan demesinler şimdi millete de malzeme vermeyelim durduk yerde. Başka bir gün daha sağlıklı bir ortamda yazarak yaparım onu" şeklinde kaba ifadelerine yer verilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği; Bu itibarla, 6112 sayılı Kanun'a göre, yayıncı kuruluşların Türkçenin, özellikleri ve kuralları bozulmadan doğru, güzel ve anlaşılır şekilde kullanılmasını sağlamak zorunda olduğu ve dilin düzeysiz, kaba ve argo kullanımına yer veremeyeceği, bu yükümlülüklere aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak idari para cezasının verileceği dikkate alındığında, yayına ilişkin CD içeriği ve yayın deşifre metninin incelenmesinden anılan programda program sunucusu tarafından kullanılan ifadeler ile 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinde yer alan yayın ilkesinin ihlal edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, programdaki konuşmanın seyrine bakıldığında küfür niteliğinde bir beyanın bulunmadığı, bu durumun sunucunun ve diğer konukların yüz ifadelerinden anlaşıldığı, iki kelimenin birleşmesinden kaynaklanan söylemlerin cezalandırılmasının hukuki bir temele dayanmadığı, üst sınırdan idari para cezası verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, takdir yetkisinin ölçüsüz bir şekilde kullanıldığı, bu hususun Mahkeme kararında incelenmemesinin Anayasa'nın 141. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacı tarafından, üst sınırdan idari para cezası verilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, takdir yetkisinin ölçüsüz bir şekilde kullanıldığı iddia edilmiş ise de, dava konusu Üst Kurul kararında ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak bir karar verdiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 01/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.