13. Daire 2024/2645 E. 2024/4937 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/2645 Esas 2024/4937 Karar 21.11.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2645 E., 2024/4937 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2645 Karar No:2024/4937
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVACI) ... Radyo Yayıncılık Yapımcılık A.Ş. (Eski Ünvan: ... Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş.) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı yayın kuruluşunca, Danıştay tarafından iptal edilen ve uygulama hükmü kalmayan Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ile Kablo Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri gereğince 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izni ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine ilişkin 11/11/2014 tarihli başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı yazı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının kendisine yönelik kısmının iptali ile tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izni ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K: ... sayılı kararda; düzenleyici işlemlerin genel ve soyut nitelikte kurallar içermesi nedeniyle bu işlemlere karşı açılan davalar sonucunda verilen iptal hükümlerinin, yalnızca o davanın tarafları hakkında değil, dava açmamış üçüncü kişiler hakkında da ve düzenleyici işlemin tesis edildiği tarihe kadar geriye yürüyerek sonuç doğuracağı, dolayısıyla, düzenleyici işlemin iptali üzerine, bu düzenlemeye karşı dava açmayan üçüncü kişilerin, iptal hükmünün kendilerine uygulanması istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca ve genel zamanaşımı süresi olan 10 yıl içerisinde ilgili idareye başvurabilecekleri ve reddi üzerine dava açarak, hukuka aykırılığı ortaya çıkmış olan düzenleyici işlem nedeniyle haksız olarak kendilerinden alınmış olan tutarların iadesini isteyebileceği, bu durumda, Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından anılan Yönetmelikler iptal edildiğinden ''yayın izni'' ve ''lisansa'' ayrı ayrı ücretler almak, yürütülen tek hizmete karşılık mükerrer ücret alınması sonucunu doğuracağından haksız tahsil edilen yayın izin ücretlerinin iadesi isteminin reddine yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davaya konu işlem hukuka aykırı görüldüğünden, iptal edilen Yönetmelik hükümlerine göre davacıdan haksız olarak tahsil edilmiş bulunan toplam 17.566,00-TL tutarlarındaki uydu yayın izin ücretlerinin davalı idareye başvuru tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 25/10/2023 tarih ve E:2018/1743, K:2023/4310 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirketin 11/11/2014 tarihinde davalı idareye yapmış olduğu başvurunun, genel düzenleyici nitelikteki bir işlemin iptali yolundaki kararın, o düzenleme ile ilgili herkes için hüküm ifade edeceği hukuksal gerçeğinden hareketle kararın sonuçlarından kendisinin de yararlanması, geçmiş yıllarda mükerrer ödenen ücretlerin tarafına iadesi istemiyle yapıldığı ve başvurunun 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi kapsamında olduğu; 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ''Gelirlerin tahsili'' başlıklı 42. maddesinde, yayın lisans ücreti, ticari iletişim gelirleri veya Kurum tarafından verilen idari para cezaları gibi muhtelif ücretlerin süresinde ödenmemesi halinde bu Üst Kurul gelirlerinin genel hükümler uyarınca tahsil edileceği ve Üst Kurulca yapılacak icra takiplerinde Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğu yönünde düzenlemelerin yer alması nedeniyle Üst Kurul tarafından anılan gelirlerin tahsili amacıyla genel Kanun niteliği taşıyan Borçlar Kanunu uyarınca yetkili mahkemelerde dava açılabildiği ve İcra ve İflas Kanunu uyarınca icra takibi yapılabildiği gözetilerek taraflar arasındaki usuli eşitliğin sağlanmasını teminen Üst Kurul tarafından haksız yere tahsil edildiği yargı kararıyla ortaya çıkan ücretlerin iadesi ve iadenin kapsamına ilişkin uyuşmazlığın çözümünde aynı hükümlerin kıyasen uygulanması gerektiği; Bu kapsamda, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararı ile iptal edildiği, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise 10/10/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın ve Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, Kurul tarafından "yayın izni ücreti" ve "lisans ücreti" adı altında tahsil edilen ücretlerin dayanağının yargı kararıyla ortadan kaldırıldığı, diğer bir anlatımla bahsi geçen ücretlerin tahsiline ilişkin sebebin sona erdiği, bir tarafın malvarlığında azalma, diğer tarafın malvarlığında ise artmanın söz konusu olduğu, yayıncı kuruluşun malvarlığındaki azalmanın ise Üst Kurulun malvarlığındaki artıştan kaynaklandığı görüldüğünden, uyuşmazlıkta Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerinin kıyasen uygulanması gerektiği; Öte yandan, 2002-2007 yılları arasında mükerrer ödenen ücretlerin iadesi istemiyle 11/11/2014 tarihinde davalı idareye başvurulduğu dikkate alındığında sebepsiz zenginleşme kapsamında zamanaşımı noktasında da bir değerlendirmenin yapılması gerektiği; Olayda, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Danıştay Onüçüncü Dairesi kararıyla 24/01/2006 tarihinde iptal edildiği, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise 10/10/2007 tarih ve 26669 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Uydu Yayın ve Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin 24. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı dikkate alındığında, yayıncı kuruluşun mükerrer olarak ödediği ücretlerin iadesi istemiyle idareye başvurduğu 11/11/2014 tarihinden geriye doğru 10 yıldan daha önceki döneme isabet eden ödemelerin zamanaşımına uğradığı, başka bir anlatımla, 11/11/2004 ile 11/11/2014 tarihleri arasında idare tarafından mükerrer olarak tahsil edilen ücretlerin, tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesi gerektiği, 11/11/2004 tarihinden önce yapılan mükerrer ödemelerin ise mevzuat hükümleri uyarınca zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, 5.906,00-TL yayın izin ücretine ilişkin kısmı yönünden idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin 11/11/2004 ile 12/01/2007 tarihleri arasında idare tarafından mükerrer olarak tahsil edilen 11.660,00-TL yayın izin ücretinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi istemi yönünden iptaline, 20/11/2002-11/11/2004 tarihleri arasında mükerrer olarak tahsil edilen 5.906,00-TL yayın izin ücreti yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği, davacı başvurusunun 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi çerçevesinde incelenmesi gerektiği, işbu dava ile hem işlemin iptalinin hem de yıllık izin ücret iadesinin talep edildiği, hukuka aykırı olduğu iddia edilen ücretlerin en son 9 sene önceye ilişkin olduğu, bir işlem sebebiyle doğan zararlardan dolayı ödeme tarihinden itibaren dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açılabileceği, Üst Kurulun en son idari işleminin 2007 yılında alınan ücret olduğu ve bu işleme karşı dava açma süresinin geçtiği, üzerinden seneler geçtikten sonra idareye başvuru yapmanın muhataba yeni bir dava açma hakkı vermeyeceği, bu yeni dava hakkının kabulünün ilgililere sınırsız bir süre tanıyarak idarenin en temel ilkelerinden biri olan idari istikrarı zedeleyeceği, davacı şirketin Yönetmeliğin iptal edildiği hususunu iptal kararının verildiği tarihten sonra veya en geç bu Yönetmeliğin kendilerine uygulanmadığı anda, dolayısıyla talep ettiği ücretleri ödememeye başladığı anda öğrenmiş olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda, idari istikrar prensibi gereğince dava açma süresi içinde talepte bulunmayan kuruluş talebinin hukuka uygun olmadığı, Mahkemeye ibraz edilen emsal niteliğindeki Danıştay Onüçüncü Dairesi kararının dikkate alınmadığı, diğer taraftan işbu davada husumetin Maliye Bakanlığına da yöneltilmesi gerektiği, davaya konu yayın izni ücretlerinin dayanağı olan mevzuat düzenlemeleri Danıştayca iptal edilmiş ise de, iptalden önce Üst Kurula ödenmiş olan ücretlerin, ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile iadesi talebinin de hukuka aykırı olduğu, söz konusu talep zamanaşımına uğradığından davacının talebinin reddine ilişkin Üst Kurul kararının hukuka uygun olduğu, Davacı tarafından, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Üst Kurul tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle lehe bir alacak hakkı doğduğu, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın tahsil edilen bu ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile tarafına ödenmesi gerektiği, özel hukuktan kaynaklanan borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin, kamu kurum ve kuruluşları ile kişiler arasındaki ilişkilerden doğan uyuşmazlıklarda kıyas yoluyla uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin dava zamanaşımı iddiasının yerinde olmadığı, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Üst Kurul tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle lehe bir alacak hakkı doğduğu, herhangi bir süreye bağlı olmaksızın tahsil edilen bu ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihi olan 11/11/2014 itibaren yasal faizi ile geri ödenmesi gerektiği savunulmuştur. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle, davanın kısmen reddine, dava konusu işlemin kısmen iptaline, davalı idarece 11/11/2004 ile 12/01/2007 tarihleri arasında mükerrer olarak tahsil edilen ...-TL yayın izin ücretinin tahsil tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava, davacı yayın kuruluşu tarafından, Danıştay tarafından iptal edilen ve uygulama hükmü kalmayan Uydu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ile Kablo Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte geri ödenmesine ilişkin 11/11/2014 tarihli başvurusunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararının iptali ile haksız olarak tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle açılmıştır. Anayasa'nın ''Temel hak ve hürriyetlerin niteliği'' başlıklı 12. maddesinde, ''Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.'' hükmüne; ''Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması'' başlıklı 13. maddesinde, ''Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.'' hükmüne; ''Mülkiyet hakkı'' başlıklı 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.'' hükmüne yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, 28/03/2002 tarih ve 24709 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği ve 29/03/2001 tarih ve 24357 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Üst Kurul tarafından yayıncı kuruluştan söz konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı tarihe kadar ''yayın ücreti'' ve ''lisans ücreti'' adı altında iki farklı ücretin tahsil edildiği, Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin Dairemizin 24/01/2006 tarih ve E:2005/75, K:2006/474 sayılı kararıyla, Uydu Yayını Lisans ve İzin Yönetmeliği'nin ise Dairemizin 26/05/2009 tarih ve E:2007/1033, K:2009/5772 sayılı kararı ile iptal edildiği, davacı yayın kuruluşu tarafından yürütülen tek hizmete karşılık bahsi geçen Yönetmelik uyarınca yayın izin ücreti ve lisans ücreti adı altında mükerrer ücretlendirme yapıldığının yargı kararıyla ortaya çıktığından bahisle haksız yere tahsil edildiği belirtilerek 11/11/2014 tarihinde kayda giren dilekçe ile 2002-2007 yılları arasında ödemiş olduğu 17.566,00-TL yayın izin ücretinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemiyle Kurul'a başvurulduğu, başvurunun ... tarih ve ... sayılı Üst Kurul kararı ile reddi üzerine söz konusu Üst Kurul kararının iptali ile haksız olarak tahsil edilen toplam 17.566,00-TL yayın izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Anayasa’nın 35. maddesinde temel hak olarak güvence altına alınmış olan "mülkiyet hakkı", kişiye, başkasının hakkına zarar vermemek ve yasaların koyduğu sınırlamalara uymak koşuluyla, sahibi olduğu şeyi dilediği gibi kullanma, ürünlerinden yararlanma ve tasarruf etme olanağı veren bir haktır. Anayasa’ya göre bu hakka ancak kamu yararı nedeniyle ve kanunla sınırlama getirilebilir. Mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü malvarlığı haklarını kapsamaktadır. Bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir “alacak” iddiasını elde etmeye yönelik meşru bir beklenti, Anayasa’nın mülkiyet hakkı güvencesinden yararlanabilir. Ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraf olup bu sözleşme gereğince imzalanan ek protokolleri de imzalayarak bu protokollerdeki hakları da güvence altına alacağını taahhüt etmiştir. Ek 1 Nolu protokolde mülkiyet hakkı ile ilgili düzenlemeler getirilmiş olup AİHM'in yerleşik içtihatlarında da "alacak hakkı" mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmektedir (Luca/İtalya, 24/09/2013 tarihli karar). Bu durumda, yargı kararıyla iptaline karar verilen Kablolu Yayın Lisans ve İzin Yönetmeliği uyarınca Radyo Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edilen ücretler nedeniyle davacı yayın kuruluşu lehine bir alacak hakkının doğduğu, Anayasa'nın anılan hükümleri gereği alacak hakkının bir mülkiyet hakkı olarak değerlendirilmesi ve mülkiyet hakkının sınırlanabilmesi için öncelikle bu hususa ilişkin düzenlemelerin Kanunlarda yer alması gerektiği, özünde mülkiyet hakkını sınırlayan zamanaşımı müessesesine ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün Kanunla getirilmiş bir düzenlemenin hukuk sistemimizde bulunmadığı, bu nedenle herhangi bir süreye bağlı olmaksızın Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından haksız yere tahsil edildiği anlaşılan ücretlerin tamamının idareye başvuru tarihi olan 11/11/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle geri ödenmesi gerektiği, öte yandan, özel hukuktan kaynaklanan borç ilişkilerini genel olarak düzenleyen Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin ise, kamu kurum ve kuruluşları ile kişiler arasındaki ilişkilerden doğan ihtilaflarda kıyas yoluyla uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Bölge İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile kararın anılan kısmına katılmıyorum.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.