13. Daire 2024/2283 E. 2024/4105 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/2283 Esas 2024/4105 Karar 21.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2283 E., 2024/4105 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2283 Karar No:2024/4105
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Fonu (...) VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacıların hissedarı oldukları ve Fon'un kayyım olarak atandığı ... Alçı Maden Üretim A.Ş. ile ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait mal, hak ve varlıkların biraya getirilmesi suretiyle "... Yapı ve ... Alçı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü"nün oluşturulmasına ve satışına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D. İş sayılı dosyasında verilen kararla davacıların ortağı olduğu ... Alçı Maden Üretim A.Ş. ile ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye Fon'un kayyım olarak atandığı, sonrasında ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı ile, söz konusu şirketlerin tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilmesi suretiyle "... Alçı ve ... Yapı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına ve oluşturulan ticari ve iktisadi bütünlüğün satışına karar verildiği, anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı; mevzuat uyarınca, şirketin mali durumu, ortaklık yapısı, diğer sorunları veya piyasa koşulları nedeniyle mevcut hâlin sürdürülebilir olmadığının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından tespit edilmesi durumunda, şirketin yahut varlıklarının satılmasına veya feshi ile tasfiyesine Fon'un ilişkili olduğu Bakan tarafından karar verilebileceği, ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturulmasına karar verilmesinden itibaren iki yıl içerisinde ticarî ve iktisadî bütünlük oluşturan varlıklar ile ilgili işletmelere ait menkul, gayrimenkul ve her türlü hak ve alacaklar ile üçüncü kişiler nezdindekiler de dahil nakit varlıklarının imtiyazlı alacaklılar dâhil üçüncü kişiler tarafından haczi, muhafaza altına alınması ve satışının talep edilemeyeceği, mahcuzların maliklerinin iflasına karar verilemeyeceği, ilgili takyidatlar hakkında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin işlemeyeceği dikkate alındığında, dava konusu ticari ve iktisadi bütünlük kararının davacıların ve kamunun yararına olduğu sonucuna varıldığından, Fon Kurulu'nun ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 28/12/2023 tarih ve E:2023/1459, K:2023/6388 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; ... Sulh Ceza Hakimliği'nin ... tarih ve ... D. İş sayılı dosyasında verilen kararla davacıların ortağı olduğu ... Alçı Maden Üretim A.Ş. ile ... Yapı Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca Fon'un kayyım olarak atandığı, ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararı ile, söz konusu şirketlerin tüm mal, hak ve varlıklarının bir araya getirilmesi suretiyle "... Alçı ve ... Yapı Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında ticari ve iktisadi bütünlük oluşturulmasına ve oluşturulan ticari ve iktisadi bütünlüğün satışına karar verilmesi üzerine anılan Fon Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı; davalının kayyım sıfatıyla ticârî gerekliliklere göre gerçekleştirdiği iş ve işlemlerin idarî işlem ve eylem niteliğinde olmadığı, kayyım sıfatıyla ticârî kural ve teamüllere dayanılarak tesis edilen işlemlerde kamu yararının değil ticârî faaliyet gereklerinin esas alındığı ve kayyım işlemlerinin idare hukuku ilkelerine göre değil ticaret hukuku ilkelerine göre tesis edildiği, bu itibarla, uyuşmazlığın esas itibarıyla Türk Medenî Kanunu'nda düzenlenen kayyımlık görevinin nasıl îfâ edileceğine dair ilke ve kurallar ile Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca adlî yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, uyuşmazlıkta görevli mahkemenin İstanbul İdare Mahkemesi olduğu, Fon'un kayyımı olduğu şirketlerle ilgili tesis ettiği işlemler bakımından idari yargının görevli olduğu konusunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kesin olarak karar verildiği, anılan işlemlere karşı Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılan davalarda davanın yargı yolu uygun olmadığından bahisle reddine karar verildiği, Yargıtay kararlarının da bu doğrultuda olduğu, şirketin genel kurul yetkilerinin Fon'a devredildiği ve bu hususta Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulama alanı bulamayacağı, Prof. Dr. ... tarafından bu davalarda idari yargının görevli olduğu konusunda hukuki mütalaa hazırlandığı, dava konusu işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.