13. Daire 2024/1989 E. 2024/4890 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1989 E. 2024/4890 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1989 Esas 2024/4890 Karar 19.11.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1989 E.,  2024/4890 K.

T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1989 Karar No:2024/4890

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Taşımacılık İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek gerekçe yönünden bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete yönelik gerçekleştirilen incelemede, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca 125.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ...-... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verile... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; ... Petrol Ürünleri Tekstil Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, 22/12/2019 tarihinde 1 numaralı motorin tankına yapılan ikmal (4462 litre) ve 2 numaralı motorin tankına yapılan ikmal (6908 litre) sorulduğunda istasyon yetkilisince 11.597 litre motorinin davacı şirketten alındığı ifade edilip, akaryakıta ilişkin fatura ibraz edildiği, diğer taraftan, yapılan denetimde ... Petrol Ürünleri Tekstil Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin... tarih ve ... numaralı sevk irsaliyesi ile dağıtıcısından aldığı 24.015 litre akaryakıtın 11.597 litresinin davacı şirkete verildiğinin istasyon yetkilisi tarafından beyan edildiği, 23/12/2019 tarihinde ... Petrol Ürünleri Tekstil Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin davacı şirkete gerçekleştirdiği iadenin 22/12/2019 tarihinde meydana gelen mevzuata aykırılığın giderilmesine yönelik olduğu, bu durumda, davacının eylemi yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılması olduğu ve bu eyleminde mevzuata aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davalı idarece, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin yeniden satış amaçlı akaryakıt sattığının tespiti nedeniyle 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 38. maddesinin (g) bendini ihlâl ettiğinden bahisle hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca işlem tesis edildiği; dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin üçüncü fıkrası ile dördüncü fıkrasının (d) ve (l) bendi dışındaki hükümlerinin bayilik lisansı sahiplerince ihlâli hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak 5015 sayılı Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uyulmaması şartına bağlı olduğu, davacı hakkında 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile 3. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı davranıldığından bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine göre idari para cezası tayin edildiği anlaşılmakta ise de, anılan Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasında lisansın sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi hakları verdiği, ikinci fıkrada lisansla tanınan hakların kanun ve diğer mevzuatta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılmasının öngörüldüğü, söz konusu düzenlemelerin yükümlülükten ziyade şarta bağlanmış bir hak niteliğinde olduğu, dava konusu işlemde idari para cezasının dayanağı olarak belirtilen Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendinde 4. maddenin birinci ve ikinci fıkrasının ihlalinin yer almadığı, başka bir anlatımla, Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan yükümlülüğün genel olduğu ve özel bir ihlale yer verilmediği, yeniden satış amaçlı akaryakıt satışı yapılması sebebiyle genel hüküm mahiyetindeki 4. maddenin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edildiğinden bahisle 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza tayininine gidilmesinin mümkün olmadığı, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanmasının, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlali halinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun ise 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi kanunilik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, kaldı ki bayilik lisansı sahiplerince lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi halinde uygulanacak idari para cezasının 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (4) numaralı alt bendinde ayrıca düzenlendiği, bu itibarla, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (5) numaralı alt bendinde uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, anılan karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olsa bile gerekçesi yönünden bozulması gerektiği, şöyle ki her ne kadar mahkeme kararında yer alan dava konusu işlemin dayanağı kanun maddesi uyarınca ceza tayinine gidilemeyeceği hususu usule ve mevzuata uygunsa da Mahkemece şirketlerinin haksız yere idari para cezası ile cezalandırılmış olması hususunda bir değerlendirme yapılmadığı, sadece usule ilişkin bir inceleme yapılarak iptal kararı verildiği, oysa dava dosyası esasa ilişkin incelenmiş ve dosyadaki bilgi ve belgeler bu doğrultuda değerlendirilmiş olsaydı şirketlerinin kusurunun olmadığının ve haksız yere cezalandırıldığının açıkça görüleceği, bu nedenle dava konusu işlemin sadece usul yönünden değil, idari para cezasının hiç tahsil edilmemesi gerektiği gerekçesiyle de iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın