13. Daire 2024/1882 E. 2024/6008 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1882 E. 2024/6008 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2024/1882 Esas 2024/6008 Karar 26.12.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1882 E.,  2024/6008 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1882
Karar No:2024/6008

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1. ... Tekstil Gıda Nakliyat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
2- ... Sistemleri Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti.
3- ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
4- ... Tamir Bakım Onarım İnşaat
Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
5- ... 6- ...
7- ... 8- ...
9- ... 10- ...
11- ... 12- ...
13-... 14- ...
15- ... 16-...
17- ... 18- ...
19- ... 20- ...
21-... 22- ...
23- ...
VEKİLİ : Av. ...

DİĞER DAVACILAR : 1. ... İnşaat Nakliyat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
7- ...
8- ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ... Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye pazarından çıkmakta olan ... Aletleri Pazarlama ve Ticaret A.Ş. ile ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yetkili servis hizmetlerini gizli bir anlaşma ile ... Ticaret A.Ş.’ye devrettiği iddiasıyla yapılan şikâyet başvuruları üzerine alınan ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının, “4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikâyetlerin reddi ile soruşturma açılmamasına” ve “Türkiye beyaz eşya satış, pazarlama ve satış sonrası hizmet pazarlarındaki faaliyetlerine son veren ... Eşya San. ve Tic. A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş., rakip teşebbüs konumunda olmadığından; söz konusu sözleşmenin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına” ilişkin kısımları yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca şikâyetlerin reddi ile soruşturma açılmamasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden, Whirpool'un Türkiye’deki satış-pazarlama ve satış sonrası hizmetlere ilişkin faaliyetlerini sonlandırma kararı alması ile bu zamana kadar satılmış olan ve hâlihazırda satılmakta olan klima, küçük ev aletleri ve beyaz eşyalarının garanti kapsamındaki ve garanti dışı satış sonrası hizmetlerinin (teslimat-montaj-servis-müşteri hizmetleri/çağrı merkezi) ... tarafından anlaşmada belirlenen süre ile sınırlı olacak şekilde yerine getirilmesini kapsadığı, ... ile ... arasında 20/03/2019 tarihinde niyet mektubu imzalandığı, 04/12/2020 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiği, Türkiye pazarındaki operasyonlarını durdurma kararı alan ...’un, söz konusu anlaşma ile sunması gereken garanti içi/dışı satış sonrası hizmetlerini ...’e devrederek yasal yükümlülüğünü yerine getirmeyi amaçladığı, 07/12/2020 tarihinde bu durumu Kamu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yayımlanan açıklama ile duyurduğu, anılan sözleşme ile Türkiye’deki beyaz eşya faaliyetlerini sonlandırmayı planlayan ...’un satılmış ya da geçiş döneminde satışı yapılacak ürünler için garanti ve servis hizmetleri, müşteri/çağrı merkezi ve depo-lojistik hizmetleri gibi satış sonrası hizmetleri yerine getirme yükümlülüğü kapsamında bu hizmetlerin ... tarafından gerçekleştirilmesine karşılık ... tarafından ...’e belirli bir bedel ödeneceği, ... uhdesinde bulunan satılmış ya da satıma konu olacak ürünlere yönelik olarak garanti hizmetlerinin ve tamirat gibi faaliyetlerin yerine getirilmesi için elzem olan yedek parça ürünlerden oluşan yaklaşık 1,5 milyon adet cihazın ... tarafından satın alınacağı, verilen hizmetler karşılığında ...’a aylık faturalandırma yapılacağı, anılan bu anlaşmanın dışarıdan hizmet alımı niteliğinde olduğu, yedek parça ve garanti kapsamındaki ürün tedarikleri gibi satış sonrası hizmetlerin sunumu için gereken faaliyetlerin ... tarafından sunumu dışında bayilik devrini içermediği, davalı idareden izin alınmadan gerçekleştirilen bir devralmadan bahsedilemeyeceği, davacıların bağımsız servis faaliyetlerine devam edebilecekleri ve rekabeti sınırlayıcı bir etkisinin de bulunmadığı anlaşıldığından, 4054 sayılı Kanun’un 41. maddesi uyarınca davacıların başvurusunun reddi ile soruşturma açılmamasına ilişkin kısmı yönünden Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
Dava konusu işlemin Türkiye beyaz eşya satış, pazarlama ve satış sonrası hizmet pazarlarındaki faaliyetlerine son veren ... Beyaz Eşya San. ve Tic. A.Ş. ile ... Ticaret A.Ş. rakip teşebbüs konumunda olmadığından söz konusu sözleşmenin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına
ilişkin kısmı yönünden incelenmesinden, ... Manisa bölgesindeki beyaz eşya üretimi yapan fabrikasının, üretim faaliyetleri hariç Türkiye’deki satış, pazarlama ve satış sonrası hizmetlerine ilişkin tüm faaliyetlerini durdurma kararı alarak Türkiye pazarından çıktığı ve ürünlerinin satış sonrası hizmetini ...’in sunması için ... ile bir hizmet alımı sözleşmesi imzaladığı, dolayısıyla Türkiye pazarından çekilen ... ile satış sonrası hizmeti sunacak olan ... arasında rakip teşebbüs ilişkisinin söz konusu olmayacağı, sözleşmenin rakip teşebbüsler arasında yapılan bir anlaşma niteliği taşımadığı, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinde üretim ve dağıtım zincirinin farklı seviyelerinde faaliyet gösteren iki ya da daha fazla teşebbüs arasında belirli mal veya hizmet alımı, satımı veya yeniden satımı amacıyla yapılan anlaşmaların “dikey anlaşma” olarak tanımlandığı, rakip teşebbüsler arasında yapılan bir anlaşma niteliği taşımayan söz konusu anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında değerlendirilebileceği, ilgili ürün pazarlarındaki pazar payları dikkate alındığında Tebliğ’de öngörülen eşiğin aşılmadığı ve Tebliğ kapsamında grup muafiyeti değerlendirmesi yapılabileceği görüldüğünden, söz konusu sözleşmenin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlandığına
karar verilmesine ilişkin kısmı yönünden de dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacıların, servis sözleşmesi ile ilgili olarak ileri sürdükleri hususlara ilişkin uyuşmazlıkların çözümünün de 4054 sayılı Kanun kapsamında davalı Kurumun yetkisinde bulunmadığı ve adli yargının görevinde olduğu belirtilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 18/12/2023 tarih ve E:2023/206, K:2023/1767 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, ...'in servis hizmetlerine 20/03/2019 tarihli niyet mektubunda belirtilen 2019 Haziran-Temmuz döneminden çok önce başladığı, Kurul tarafından varsayımlara dayalı bir karar verildiği, ... ile ...'in muafiyet başvurusu ve duyurudan önce aralarında gizli olarak anlaştığını gösteren belgelerin şikayet dilekçeleri ekinde davalı idareye sunulduğu, 4054 sayılı Kanun gereğince kendisine yapılan her türlü ihbar ve şikayeti ciddi bir şekilde ele almakla yükümlü olan davalı idarenin kanunla verilmiş görevlerini yerine getirmediği, ...'un servis hizmetlerini ...'e verdiğinden beri yazılım yükleyemedikleri ve ...'a bağlı garantisi bitmiş ürünlere bile onarım işlemi yapamadıkları, bu durumun rekabeti tamamen ortadan kaldırdığı, Kurul'un herhangi bir araştırma yapmayarak, somut bir dayanak göstermeden ve sadece bir kanaate dayanarak, Kurul’dan izin alınmadan gerçekleştirilmiş bir devralmanın olmadığı kanaatine vardığı, Kurul'a sunulan belgelerin ...'in, ...'un yetkili servis hizmetlerini devraldığını açıkça göstermekte olduğu, servis hizmetlerinin ...'e devredilmesinin hizmet alımı niteliğinde olmadığı, ...'un yetkili servis hizmetlerini ... şirketine devretmeye çalıştığı ve bu yolda iki şirketin aralarında gizli bir anlaşma yaptıkları, bu gizli anlaşmanın özünün, kendilerinin ... yetkili servisi olarak çalışamaz hale getirilmesi ve ... yetkili servisleri ile rekabet etmesinin engellenmesi olduğu, ...'un yedek parça taleplerini yerine getirmeyerek yetkili servis hizmeti sunmalarını zorlaştırmakta ve yetkili servis hizmetlerinin yaptıkları gizli anlaşma çerçevesinde ... tarafından görülmesini sağlamakta olduğu, bu durumun da özellikle yetkili servis hizmetinin sadece ... tarafından görülmesine ve ilgili piyasadaki rekabetin kısıtlanmasına ve bozulmasına neden olduğu, ...'un Türkiye pazarından çıkmadığı, üretime ve satışa devam ettiği, yetkili servisler açısından bakıldığında ... ile ... firmalarının birbirinin rakibi olduğu, Kurulun, muafiyet tanınan anlaşmanın hangi niteliğinden ötürü ekonomi üzerinde olumlu etki doğurduğunu ortaya koymadığı gibi, muafiyet tanınan bu anlaşmanın yararlı etkisinin varlığı hakkında da herhangi bir tespitte bulunmadığı, ...'in servis hizmetlerini devraldığı günden itibaren %100'den daha pahalı olarak tüketiciye hizmet verdiği, Kurul'un 4054 sayılı Kanun'un açık ve amir hükmüne aykırı olarak muafiyet kararı verdiği, Kurul kararının 45. paragrafında da bahsedildiği üzere yapılan anlaşma ile Türkiye’de ... markalı ürünlerin garanti içi/dışı satış sonrası hizmetlerinin ...’e devredilmesinin münhasırlık niteliği taşıdığı, bu anlaşma ile rakip iki teşebbüs arasında yetkili servisler bazında bir pazar gücü geçişinin hedeflendiği, bu nedenle ilgili anlaşmanın rakip teşebbüsler arası yapılan ve pazar payı devrini içeren nitelikte olduğu, bu sebeplerden ötürü ilgili anlaşmanın dikey anlaşmalara ilişkin grup muafiyetinden faydalanamayacağı, kaldı ki somut olayda dikey anlaşma bulunmadığı, davalı kurumun, soruşturma açmamaya karar vermesine ilişkin olarak kendilerinden görüş almadığı, dava konusu Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare ve davalı idare yanında müdahil tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca reddedilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın