13. Daire 2024/1750 E. 2024/4267 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2024/1750 Esas 2024/4267 Karar 23.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/1750 E., 2024/4267 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/1750 Karar No:2024/4267
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Mühendislik Müşavirlik ve Müteahhitlik A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Üstyapı Projeler Şube Müdürlüğünce 14/09/2023 tarihinde belli istekliler arasında ihale usulü ile gerçekleştirilen... ihale kayıt numaralı ''İstanbul Genelinde Kültür, Spor, Hizmet ve Otopark Yapılarına Ait Projelerin Hazırlanması'' işi ihalesinin iptal edilmesine ilişkin 11/01/2024 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen kararda; dava konusu işin 61.350.500,00-TL+KDV yaklaşık maliyetle, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca belli istekliler arasında ihale usulü ile ihaleye çıkılmasına karar verildiği, 14/09/2023 tarihinde gerçekleştirilen ihalede davacı şirketin de içlerinde olduğu toplam beş firmanın teklifte bulunduğu, davacı şirketin 19.926.250,00-TL+KDV, diğer dört firmanın ise sırasıyla 40.611.500,00-TL+KDV, 43.802.250,00-TL+KDV, 44.800.000,00-TL+KDV ve 48.524.250,00-TL+KDV teklif verdiği, ihale komisyonunca yapılan değerlendirme sonucunda ... tarih ve ... sayılı İhale Komisyon kararıyla ihalenin davacı şirketin uhdesinde bırakılmasına karar verildiği, akabinde ihale komisyon kararının ihale yetkilisinin onayına sunulduğu, ihale yetkilisi tarafından yapılan değerlendirme neticesinde ''...söz konusu ihalenin yaklaşık maliyetinin 61.350.500,00-TL+KDV olarak belirlendiği, mali puanlama sonucunda davacı firmanın 19.926.250,00-TL'lik teklifle en düşük teklif veren firma olduğu, ancak işin yaklaşık maliyeti düşünüldüğünde Başkanlık tarafından belirlenen yaklaşık maliyetin neredeyse 1/3 fiyatına karşılık gelecek bir teklif verildiği, halihazırda diğer dört istekli firmanın teklif ortalamasının 44.434.500,00-TL+KDV olduğu, diğer isteklilerin tekliflerinin yaklaşık maliyete yakınlığı düşünüldüğünde en düşük teklifi veren firma olan davacı şirketin teklif etmiş olduğu fiyatın günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığı, bahse konu ihale işinin ifasının ekonomik koşullar da gözetilerek imkansız olduğunun düşünüldüğü, ihale kapsamında istekli firmanın idari şartnamenin ilgili maddesi gereği 15 teknik personel çalıştırmayı taahhüt ettiği, Türk Mühendis ve Mimarlar Odası Birliği (TMMOB) tarafından 2023 yılı için belirlenen asgari ücretin brüt olarak 17.500,00-TL olduğu ve 2024 yılı için henüz yenilenmediği, TMMOB tarafından belirlenen brüt maaşın ihaleye konu çalıştırılacak personel sayılı ile çarpıldığında sadece çalışanlara ödenecek ücretin yıllık 3.150.000,00-TL olduğu, bu arada asgari ücretin 2024 yılında %49 artarak net 17.002,00-TL olarak belirlendiği, ihaleye konu iş teknik personele dayalı proje danışmanlık hizmet alım işi olduğundan asgari ücret artışının bu kapsamda teknik personel ödemelerinde de artışa sebep olacağının açık olduğu, bu kapsamda benzer bir artışın TMMOB tarafından mühendis-mimar gibi teknik personele de uygulanacağı düşünüldüğünde yılık personel maliyetinin yaklaşık 1,5 katına çıkacağının öngörüldüğü, bunun yanında merkezi Ankara'da bulunan davacı şirketin İstanbul'da bulunan ofis için yapacağı harcamalar, kırtasiye giderleri, toplantılar için yapılacak yol masrafları vs. düşünüldüğünde istekli tarafından verilen 19.926.250,00-TL+KDV teklif bedelinin işin teknik gereksinimlerinin yerine getirilmesi konusunda yetersiz kalacağı'' gerekçesiyle söz konusu ihalenin 4734 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca iptal edilmesine karar verildiği, 4734 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile ihale yetkilisine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile ihale yetkilisine tanınan yetkinin onaylamama yönünde kullanılması hâlinde bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, ihale yetkilisince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmadığı, bu nedenle ihale komisyonu kararını onaylamama işleminin idari davaya konu edilmesi hâlinde gerek davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ve gerekse mahkemece re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise işlemin sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırılığından söz edilemeyeceği, Uyuşmazlıkta, davalı idarenin savunma dilekçesinde belirttiği hususlar ve dava dosyasına eklediği bilgi ve belgeler ile ihale yetkilisinin ihale iptali gerekçe formu birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu ihalenin ''davacı firmanın, söz konusu ihalenin yaklaşık maliyeti olarak belirlenen bedelin (61.350.500,00-TL+KDV) yaklaşık 1/3'ü kadar (19.926.250,00-TL+KDV) teklif verildiği, bu teklifin diğer dört istekli firmanın teklif ortalamasının (44.434.500,00-TL+KDV) dahi yarısından düşük olduğu, diğer isteklilerin tekliflerinin yaklaşık maliyete yakınlığı, günümüz ekonomik koşulları, idari şartnameye göre çalıştırılması gereken teknik personel sayısı, firmanın merkezinin Ankara'da bulunması nedeniyle İstanbul'da bulunan ofis için yapılacak harcamalar, kırtasiye giderleri, toplantılar için yapılacak yol masrafları vs. düşünüldüğünde davacı şirketin teklif etmiş olduğu fiyatın günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığı, bahse konu ihale işinin ifasının ekonomik koşullar da gözetilerek imkansız olduğunun düşünüldüğü'' gerekçesiyle iptal edildiği, Bu durumda, 4734 sayılı Kanun uyarınca ihaleyi yapan idarenin, anılan Kanun'un 5. maddesinde belirtilen ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerini gözetmek zorunda olduğu, bu kapsamda söz konusu ihalenin iptal edilmesine ilişkin olarak davalı idarece ileri sürülen hususlar ve belirtilen gerekçelerin idarenin ihaleyi iptal edebilmesi için kendisine tanınan "takdir yetkisi" çerçevesinde makul ve kabul edilebilir gerekçeler olduğu, bu kapsamda idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı dikkate alındığında, kamu yararı doğrultusunda tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalenin iptal edilme sebebi olarak gösterilen davacıya ait teklifin günümüz ekonomik koşullarına uygun olmadığı, ihaleye konu işin ifasının imkansız olduğu yönündeki ifadelerin subjektif değerlendirmeler olduğu, somut verilere dayanmadığı, takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.