13. Daire 2023/3620 E. 2023/6527 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2023/3620 E. 2023/6527 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2023/3620 Esas 2023/6527 Karar 28.12.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/3620 E.,  2023/6527 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3620
Karar No:2023/6527

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1) ...
VEKİLİ : Av ...

2) ...Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen "Taşkın Koruma Yapıları Korkuluk Temin 1. Kısım" ihalesi üzerinde bırakılarak sözleşme imzalanan davacı tarafından, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun Geçici 4. maddesi uyarınca sözleşmenin tasfiye edilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı DSİ Genel Müdürlüğü 2. Bölge Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce, Dairemizin 01/12/2022 tarih ve E:2022/3494, K:2022/4532 sayılı bozma kararı uyarınca verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davaya konu ihale üzerinde bırakılan davacı ile davalı idare arasında 07/04/2017 tarihinde sözleşme imzalandığı ve davacı tarafından 17/04/2017 tarihinde işe başlanıldığı, devamında işin yapımında kullanılan malzemelerin fiyatında meydana gelen artışların yüksek olduğundan bahisle 4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi uyarınca işin tasfiye edilmesine karar verilmesi istemiyle başvuruda bulunulduğu, Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı'nca Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan istenilen görüşe, Bakanlıkça nihai karar sözleşmeye taraf olan idarede olmak üzere istemin olumsuz değerlendirildiğinin cevaben bildirildiği, başvurunun Bakanlıkça uygun bulunmadığından bahisle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;
İdare ile yapılan eser sözleşmesiyle bir işin yapılmasını taahhüt eden yüklenicinin sözleşme şartlarında yaşanılan değişiklik nedeniyle durumunun olumsuz etkilenmesi ve işin yürütülmesinin güçleştiğinin tespiti üzerine eskiden Bakanlar Kurulu kararnameleriyle müteahhitlerin bu zor durumdan kurtulmasına yardım etmek ve kamu hizmetinin aksamaması adına fiyat farkı verilmesi veya işin tasfiye edilmesi gibi çözüm yollarının getirildiği; bu kapsamda yükleniciler tarafından yapılan başvurulardan kaynaklı uyuşmazlıklarda kararnamedeki kuralların hukukî sonuç doğuracağı ve geçerli olacağı, yani kararnameler ile sözleşmeye müdahale edilmesinin mümkün olduğu, kararnamelerin belirtilen davalarda uygulanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin olayların özellikleri dikkate alınarak hâkim tarafından Medenî Kanun'un 2. maddesi dikkate alınarak özel hukuk kuralları çerçevesinde belirleneceği, bu minvalde idareyle yüklenici arasında sözleşmeyle kurulan özel hukuk ilişkisinin sona erdirilmesinden kaynaklı uyuşmazlığın sözleşmenin ifası aşamasına ilişkin olmasının yanında bu talebin doğuracağı sonuçlar itibarıyla adlî yargının görev alanıyla ilişkili olduğu;
4735 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamında sözleşmenin tasfiyesi talebiyle yapılan başvuru üzerine idarece sözleşme kurallarına ve işin durumuna bakılarak ve yükleniciyle eşit konumda hareket edilerek işlem tesis edildiği, Kanun'da aranılan şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin sözleşme kuralları bağlamında olayların özelliği dikkate alınarak değerlendirileceği ve buna göre karar verileceği, bu işlemin sözleşmenin uygulanması ve yürütülmesi aşamasına ilişkin ve doğuracağı sonuçların da adli yargının görev alanıyla ilgili olduğu dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davanın görev yününden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı ile davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nca toplam 140,00-TL gider avansının davacıya yükletilmesi gerekirken yükletilmediği iddiasıyla yargılama gideri yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı ile davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın istinaf başvurusunun Mahkeme kararındaki maddi yanlışlığın düzeltilip giderilmesi suretiyle reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihalenin idarece iptal edildiği, yeniden ihale yapılarak işin tamamlandığı, korunacak bir menfaatinin kalmadığı, adli yargının görevli olmasının mümkün olmadığı, idarenin tek taraflı ve keyfi tutumu nedeniyle adli yargıda verilecek kararın hiçbir menfaat sağlamayacağı, sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan bir uyuşmazlığın söz konusu olmadığı, dava açıldığında verilmiş olan bir fesih kararı bulunmadığı, dava devam ederken tasfiye kararı verildiği, yapılan başvurunun davalı idarece tek yanlı irade ile reddedildiği, haksız tasfiye kararından rücu edildiği için özel hukuk alanında dava açılmadığı, yapılan haksızlığın idare hukuku kapsamında yapıldığı, idarenin zarar vermesini bekleyip sonrasında özel hukuk anlamında hak arama yolunu seçmenin doğru olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından, kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuş; davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:... K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın .... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın