13. Daire 2023/1676 E. 2025/4078 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2023/1676 E. 2025/4078 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2023/1676 Esas 2025/4078 Karar 23.12.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2023/1676 E.,  2025/4078 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1676
Karar No:2025/4078

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ... A.Ş. (...)
VEKİLİ : Av. ...

2- (DAVACI) ... Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ocak 2011 - Aralık 2011 dönemlerine ait sistem kullanım ceza faturalarının yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine iade edilen 792.738,41-TL'nin ödeme tarihi ile iade tarihi arasındaki dönemde işleyen 298.677,77-TL yasal faiz tutarının başvuru tarihi olan ... tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Ocak 2011- Aralık 2011 arasındaki döneme ilişkin 12 adet sistem kullanım ceza faturası kapsamında 792.738,41 TL'nin davacı şirket tarafından 08/02/2012 tarihinde ödendiği, söz konusu faturaların iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine, davalı idare tarafından söz konusu tutarın 15/04/2016 iade edildiği, davacı şirket tarafından 15/04/2022 tarihinde davalı idareye yapmış olduğu başvuruyla, 08/02/2012 ile 15/04/2022 tarihleri tarihleri arasındaki dönem için yasal faiz talebinde bulunulduğu, davalı idare tarafından ise söz konusu miktara ilişkin olarak fatura düzenlenerek kendileri gönderilmesi halinde KDV dahil 111.867,34-TL yasal faiz ödeneceğinin belirtildiği, uyuşmazlıkta, fatura tutarı olan 792.738,41-TL'ye ödeme tarihi olan 08/02/2012 tarihinden iade tarihi olan 15/04/2015 tarihine kadar işletilecek yasal faiz miktarının KDV hariç 298.677,77-TL olduğu, bu tutarın ihtilafsız ve doğru olduğu, söz konusu faiz alacağının davacı şirketin gerçek alacağı olduğu ve ayrıca uyuşmazlıkta faiz alacağının maddi tazminat niteliğine dönüştüğü, davacı şirketin faiz talebinin mürekkep faiz olmadığı anlaşıldığından 298.677,77-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın kabulü ile 298.677,77-TL'nin 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; İdare Mahkemesince her ne kadar, davacı tarafından, fatura tutarı olan 792.738,41 TL'ye ödeme tarihi olan 08/02/2012 tarihinden iade tarihi olan 15/04/2016 tarihine kadar işletilecek yasal faiz miktarının KDV hariç 298.677,77-TL olduğu belirtilmiş, bu tutarın, gerek Mahkemeleri tarafından yapılan hesaplama gerekse davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı yazısında KDV dahil hesaplamaları dikkate alındığında ihtilafsız ve doğru olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de, talep konusu yasal faiz miktarına ilişkin hesaplamanın ne şekilde ve hangi metotla yapıldığı açıkça belirtilmediğinden alınan Dairelerinin 25/01/2023 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevapta, 792.738,41-TL tutar üzerinden yapılan hesaplamada, davacı şirketin 08/02/2012 - 15/04/2016 tarihleri arası KDV hariç 94.748,38-TL yasal faiz ve 17.054,71-TL faiz KDV'si olmak üzere toplamda davacı şirkete ödemesi gereken KDV dahil faiz tutarın 111.803,09-TL olduğunun belirtildiği, ara kararı üzerine yapılan bu yeni hesaplamanın doğruluğu kabul edilerek hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte olduğu anlaşıldığından, 94.748,38-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın 94.748,38-TL'lik kısmının kabulüne, 94.748,38-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesine, 203.929,39-TL'lik kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, istinaf incelemesinde hükme esas alınan hesaplama tablosunun bilimselliğinin olmadığı, faiz başlangıç tarihi ödeme tarihi olan 08/02/2012 tarihi olarak kabul edilmiş olmasına karşın hesaplamanın yanlış yapıldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, KDV dahil 111.867,34-TL yasal faiz faturasının düzenlenerek gönderilmesi halinde ödeneceğinin bildirildiği, sağlıklı iletim hizmeti sunmak ve arz güvenliğini sağlanmak için cezai yaptırımların uygulanmasının zorunlu olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığı, sistem kullanım ceza faturalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle ödenmesinin eşitlik ilkesinin gereği olduğu belirtilerek davalının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, Ocak 2011 - Aralık 2011 dönemlerine ilişkin 12 adet sistem kullanım ceza faturası bedeli olan toplam 792.738,41-TL'nin 08/02/2012 tarihinde davalı idareye ödenmekle birlikte söz konusu faturaların iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anılan iptal kararının kesinleşmesi üzerine, sistem kullanım ceza faturası bedeli olan toplam 792.738,41-TL davacı şirkete 15/04/2016 tarihinde iade edilmesi üzerine davacı şirket tarafından 15/04/2022 tarihinde davalı idareye yapılan başvuruyla, ödeme tarihi olan 08/02/2012 ile 15/04/2022 tarihleri arasındaki dönem için yasal faiz ödenmesi talebinde bulunulmuştur.
Davalı idare tarafından ise, söz konusu miktara ilişkin olarak fatura düzenlenerek kendilerine gönderilmesi halinde 792.738,41-TL'nin dava tarihi olan 17/12/2014 tarihinden iade tarihi olan 15/04/2016 tarihine kadar işletilecek KDV dahil 111.867,34-TL yasal faiz ödeneceği yönünde cevap verilmesi üzerine, bakılan davanın açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu idareleri, görmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerini yürütürken hukuka uygun biçimde hareket etmek zorunda olup, hukuka aykırı işlem veya eylemlerden dolayı kişilerin uğradıkları zararları Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca tazmin etmek zorundadırlar.
Faiz, hukuki niteliği itibarıyla alacaklının talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan belirli bir süre mahrum kalması nedeniyle, mahrum kaldığı zaman içinde meydana gelen zararına karşılık kendisine ödenmesi gereken ve asıl alacağa bağlı fer'i bir haktır. Talep etmeye yetkili olduğu bir miktar parayı kullanmaktan mahrum kalan ilgili mahrum kaldığı süre için faiz uygulanmasını isteme hakkına sahip olmakla birlikte, bu kaybın veya yoksun kalınan kazancın idareden istenebilmesi için idarenin doğrudan veya dolaylı bir kusurunun bulunması da kural olarak aranmaz.
Hukuka aykırı bir işlem nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların karşılanmasının zaman içinde gecikmesi ve bu gecikmeden doğan zararın karşılanması için 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz uygulanması gerekmektedir. Buna göre, kişilerin mal varlıklarının idarenin uhdesinde kalması nedeniyle, mal varlığı değerinin idareye ödendiği veya geçtiği tarih ile idarenin söz konusu değeri iade ettiği tarih arasındaki dönemde, anılan değerin kullanılamamasından kaynaklanan bir zarar söz konusudur. Bu kapsamda hesaplanan yasal faiz tutarındaki tazminatın, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle para veya benzeri bir mal varlığı değerinin kullanılamamasından kaynaklanan zararın karşılığı niteliğinde olduğu, zararın hesaplanması bakımından yasal faiz oranının ölçüt olarak kullanılmasının, hesaplanan bu miktarın faiz niteliğinde olması anlamına gelmediği, dolayısıyla, yasal faiz oranı kullanılarak hesaplanan ancak artık anapara olarak kabul edilen tazminat miktarı üzerinden 3095 sayılı Kanun uyarınca faiz yürütülmesinin, faize faiz yürütülemeyeceği yönündeki genel kurala aykırılık teşkil etmediği açıktır.
Uyuşmazlıkta, davacı şirket tarafından ödenen ve hukuka aykırı olduğu Mahkeme kararıyla sabit olan 792.738,41-TL tutarındaki sistem kullanım ceza faturası bedelinin, ödeme tarihi olan 08/02/2012 tarihinden, idarece iade edildiği 15/04/2016 tarihine kadar davacının söz konusu meblağı kullanamaması nedeniyle malvarlığında eksilme meydana geldiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında söz konusu zararın tazmini gerektiği kabul edilmiş ise de, hükmedilecek tutarın belirlenmesinde belirsizlik oluştuğu görülmektedir. Ortaya çıkan bu belirsizliğin giderilmesi kapsamında Dairemizin 15/10/2025 tarihli ara kararıyla, davalı idareden "davacı şirkete iade edilen 792.738,41-TL'nin ödeme tarihi olan 08/02/2012 ile iade tarihi olan 15/04/2016 arasında işleyen yasal faizinin ne kadar olduğunun sorulmasına" karar verilmiş, davalı idarece verilen cevapta işletilecek toplam faiz tutarının 298.677,77-TL olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, davacının uhdesinde kalması gerekirken hukuka aykırı işlem nedeniyle idareye ödenen 792.738,41-TL'ye ödeme tarihi olan 08/02/2012 ile iade tarihi olan 15/04/2016 arasında işleyen yasal faiz olan 298.677,77-TL'nin, başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın kabulü ile 298.677,77-TL'nin 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın 94.748,38-TL'lik kısmının kabulü, 94.748,38-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi, 203.929,39-TL'lik kısım yönünden ise davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın kabulü ile ...-TL'nin 15/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ve davanın ...-TL'lik kısmının kabulü, ...-TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 15/04/2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle iadesi, ...-TL'lik kısım yönünden ise davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın