13. Daire 2022/3224 E. 2024/1564 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2022/3224 Esas 2024/1564 Karar 01.04.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/3224 E., 2024/1564 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2022/3224 Karar No : 2024/1564
DAVACI : ... A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVALI : ... Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
DAVANIN KONUSU : Davacıdan "Ek kaynak tahsisi" adı altında frekans kullanım bedeli talep edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (Kurum)'nun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul)'nun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanak olan 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasının, Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresinin ve "Ek Kaynak Tahsisi"ne ilişkin Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu işlemler ve bu işlemlere dayanak olan düzenlemelerde görev/imtiyaz sözleşmesinin ilk imza tarihinden sonra yapılan ek tahsisler için kullanım hakkı ücreti ödenmesinin öngörüldüğü, bu durumun, hukukî güvenlik, ahde vefa ve kanunların geriye yürümezliği ilkelerine aykırı olduğu, her çeşit malî yükümlülüğün ancak kanunla konulabileceği, kullanım hakkı ücretinin de malî yükümlülük niteliğinde bulunduğu, 5809 sayılı Kanun'da bu yönde hiçbir hüküm bulunmadığı hâlde Yönetmelik ile geçmişe yönelik olarak yükümlülük getirildiği, Kanun'un kullanım hakkını düzenleyen 11. maddesinin 10/05/2009 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu tarihten sonra tahsis edilen frekanslar üzerinden kullanım hakkı ücreti tahsil edilmesi gerektiği, bu tarihten önce tahsis edilen frekanslar üzerinden kullanım hakkı ücreti talep edilmesinin kanunların geçmişe yürütülmesi anlamına geleceği, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasında, Ocak ayı sonu vade tarihi olarak belirlenmiş iken, Kurum'un ... tarih ve ... sayılı dava konusu işleminde 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin vade tarihinin 1 Ocak olarak belirlendiği, davalı idarece usûlüne uygun olarak talep edilmeyen kullanım hakkı ücretinin muaccel olmadığı, bu sebeple söz konu alacağa gecikme zammı uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, tahakkuk ettirilmeyen ve miktarı belli olmayan bir borca sonradan gecikme faizi işletilmesinin mümkün olmadığı, öte yandan, Kanun'da idarî ücretler için gecikme zammı alınacağı açıkça düzenlenmişken, kullanım hakkı ücretleri için gecikme zammı alınacağının açıkça düzenlenmediği, davacı şirketin gecikme zammı ödemekte hiçbir kusurunun bulunmadığı, bu konuda geç bildirim yapan idarenin kusurlu olduğu, idarenin kusurlu davranışları sebebiyle ana paraya yaklaşan tutarda gecikme zammı ödemek zorunda kalındığı, davacı şirket ile davalı idare arasında 14/11/2005 tarihinde imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin 16. maddesinde, bu güne kadar yapılmış frekans tahsislerinin geçerli olduğunun belirtildiği, ek kaynak tahsislerinin tespitinde 2001 yılının esas alınmasının hiçbir hukukî dayanağının bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, en azından İmtiyaz Sözleşmesi'nin imza tarihi olan 14/11/2005 tarihinin esas alınması gerektiği, özelleştirme kapsamında değer tespiti yapılırken, Türk Telekom'a tahsisli olan bütün frekans ve numaraların dikkate alındığı, bu frekansların kullanım hakkı bedelinin özelleştirme bedeli içerisinde yer aldığı, mükerrer ücretlendirme yapıldığı, hisse devri anında mevcut olmayan yeni bir malî yükümlülüğün getirilemeyeceği, mevzuatta ve İmtiyaz Sözleşmesi'nde Türk Telekom tarafından kullanılan frekansların noktasal olduğunu gösteren hiçbir emarenin bulunmadığı, frekansların noktadan noktaya değil, bant hâlinde tahsis edildiği, söz konusu frekansların bant hâlinde PTT döneminden itibaren Türk Telekom'un kullanımında olduğu, ek kaynak tahsisinin söz konusu olmadığı, ek kaynak tahsisi adı altında ücret talep edilen frekansların tamamının İmtiyaz Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önce kullanımda olan frekanslar olduğu, 17/12/2014 tarihli dava konusu işlem ödeme emri olmadığından tahsil zamanaşımı süresini kesmediği, vadesi 2009 olarak belirlenen kullanım hakkı ücretlerinin tahsil zamanaşımı süresinin dolduğu, kazanılmış haklarının ihlâl edildiği ileri sürülmüştür.
DAVALININ SAVUNMASI : 5809 sayılı Kanun ile birlikte ilk defa düzenlenen kullanım hakkı ücretlerinin ne şekilde tahsil edileceğine ilişkin usûl ve esasların dava konusu Yönetmelik ile düzenlendiği, imtiyaz sözleşmesinin ilk imza tarihinden sonra yapılan tahsisler bakımından bundan böyle kullanım hakkı ücreti ödeme yükümlülüğü getirildiğinden geçmişe yürütmeden söz edilemeyeceği, daha önce imtiyaz sözleşmesi sahiplerine bedelsiz olarak tahsis edilen ilave frekansların kazanılmış hak ihtiva etmediği, söz konusu ücretlerin tahsil zamanaşımı süresi dolmadan talep edildiği, 17/12/2014 tarihli işlemin ödeme emri niteliğinde olduğu, vade tarihlerinin hatalı olmadığı, kullanım hakkı ücretlerinin esasen tahsis yapılmadan önce ödenmesi gerektiğinden geçmişe dönük olarak yapılan incelemelerde vade tarihinin 1 Ocak olarak belirlendiği, 2009 öncesine yönelik ücret talebinde bulunulmadığı, Görev ve İmtiyaz sözleşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, Türk Telekom tarafından kullanılmaya devam edilmesi uygun görülen frekansların Görev Sözleşmesi'nin imza tarihi olan 28/02/2001 tarihi itibarıyla Türk Telekom'a tahsisli olan frekanslar olduğunun anlaşıldığı, 2005 yılında imzalanan İmtiyaz Sözleşmesi'nin Görev Sözleşmesi'nin devamı niteliğinde olduğu ve ilk imza tarihinin 28/02/2001 olarak kabul edilmesi gerektiği, frekansların mülkiyetinin devlete ait olduğu, sadece kullanım hakkının işletmecilere verildiği, 2005 yılından önce tahsis edilen frekanslar ile sonrasında tahsis edilen frekanslar arasında ayrım yapılmasının herhangi bir öneminin bulunmadığı, bant genişliğinin kullanılan frekansın miktarını ifade ettiği ve kullanım hakkı ücretinin hesaplanmasında kullanılan formülün bir bileşeni olduğu, bant alanının genişletilerek kullanılması durumunda tahsisli olandan daha fazla frekans kullanımının söz konusu olacağı, frekansların noktasal olarak tahsis edildiği, bant genişliğinin Kurul’un izni olmadan arttırılması durumunda elektromanyetik girişime (enterferans) neden olabileceği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurum'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Dava, davacı şirketten "Ek kaynak tahsisi" adı altında frekans kullanım bedeli talep edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve bu karara dayanak olan 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasının, geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresinin ve geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemi ile açılmıştır. Danıştay 13. Dairesi'nin 09.11.2020 tarih ve E:2015/813, K:2020/3037 sayılı "dava konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin 3. fıkrası, geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresi, "Ek Kaynak Tahsisi"ne ilişkin geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin "kullanım hakkı ücreti" istenilmesine ilişkin kısmı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden davanın reddi; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının ise, iptali" yolundaki kararı, tarafların temyiz istemi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca incelenmiş ve 27.04.2022 günlü, E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı karar ile, davalı idarenin temyiz istemi kabul edilerek, Danıştay 13. Dairesi'nin 09.11.2020 tarih ve E:2015/813, K:2020/3037 sayılı kararının "Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptali"ne ilişkin kısmı bozulmuş; davanın reddine ilişkin kısmı ise onanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca, Danıştay'ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına, Danıştay dava dairelerince ısrar etme olanağı tanınmamış olması nedeniyle, uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen kararında yer alan bozma gerekçeleri ile, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin bölümünün iptali istemine yönelik olarak davanın reddine karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Dairemizin 19/11/2020 tarih ve E:2015/813, K:2020/3037 sayılı kısmen iptal, kısmen ret yolundaki kararının, taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/04/2022 tarih ve E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı kararıyla iptale ilişkin kısım yönünden bozulması üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla Ulaştırma Bakanlığı ile 1994 yılında kurulan ve özelleştirme kapsamına alınan Türk Telekom arasında 28/02/2001 tarihinde Görev Sözleşmesi imzalanmış, Telekomünikasyon Kurumu'nun kurulmasının ardından 4673 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca Talekomünikasyon Kurumu ve Türk Telekom arasında 11/02/2002 tarihinde yenilenmiştir. 2005 yılında gerçekleştirilen özelleştirme ihalesi ile Türk Telekom'daki kamu payının %50'nin altına düşmesi sonucunda Türk Telekom'un hukukî statüsünün değişmesi nedeniyle, taraflar arasındaki Görev Sözleşmesi Telekomünikasyon Kurumu ile Türk Telekom arasında 14/11/2005 tarihinde İmtiyaz Sözleşmesi olarak düzenlenmiştir. Bu arada, 10/11/2008 tarih ve 27050 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Kanun ile sektörün ihtiyaçları ve yeni gelişmeler dikkate alınarak yetkilendirme rejiminde değişikliğe gidilmiş, yetkilendirme ücretleri; idari ücretler ve kullanım hakkı ücretleri olarak iki başlıkta toplanmış, kaynak tahsisine ihtiyaç duyulan elektronik haberleşme hizmetlerini sunmak isteyen işletmecilerin kullanım hakkı ücreti ödemesi öngörülmüştür. Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararıyla, "Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından kullanılmakta olan frekanslardan 28/02/2001 tarihinden önce söz konusu işletmeciye tahsis edilmiş olan ve iptal edilmeyen frekansların, Türk Telekomünikasyon A.Ş'ye Görev/İmtiyaz Sözleşmesi kapsamında tahsisli olduğu, Türk Telekomünikasyon A.Ş'ye anılan tarihten sonra tahsis edilmiş olan frekansların ilgili mevzuat uyarınca ek kaynak tahsisi kapsamında yapıldığı" hususlarına karar verilmiştir. Kurum'un ... tarih ve ... sayılı işlemiyle de, 5809 sayılı Kanun'un ve Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin kullanım hakkı ücretlerine ilişkin maddeleri ile Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı uyarınca, 28/02/2001 tarihinden sonra Türk Telekom'a ek kaynak olarak tahsis edilen frekanslar üzerinden 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları kullanım hakkı ücreti olarak tespit edilen 17.924.851,35-TL'nin ve söz konusu ücretlere ilişkin olarak belirlenen vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesinde belirtilen gecikme zammının bu kararın tebliğinden itibaren en geç bir ay içinde Hazine Müsteşarlığı'nın hesabına yatırılarak dekontunun Kurum'a sunulması, bununla birlikte, ek kaynak kapsamında tahsis edilen frekanslarda herhangi bir değişiklik yapılmasının planlanması durumlarında öncelikle Kurum'dan izin alınması, ilgili frekansların bant genişliğinin azaltılması veya iptali durumlarında da öncelikle Kurum'a başvurulması hususlarına karar verilmiştir. Bunun üzerine, Kurul'un ... tarih ve ... sayılı kararı ve Kurum'un ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemlere dayanak olan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 18. maddesinin 3. fıkrasının, Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresinin ve "Ek Kaynak Tahsisi"ne ilişkin Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin 3. fıkrası, Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasının başında yer alan "Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler ile" ibaresi, "Ek Kaynak Tahsisi"ne ilişkin Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 17/12/2014 tarih ve 75033 sayılı işleminin "kullanım hakkı ücreti" istenilmesine ilişkin kısmı ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden davanın reddi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptali yolundaki Dairemizin 19/11/2020 tarih ve E:2015/813, K:2020/3037 sayılı kararının taraflarca temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/04/2022 tarih ve E:2021/1000, K:2022/1653 sayılı kararıyla davanın reddine ilişkin kısmı onanmış, iptale ilişkin kısmı ise, "Uyuşmazlığa konu olayda, davacı şirket tarafından ödenmesi gerektiği tespit edilen 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin kullanım hakkı ücretlerinin vade tarihlerinin Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin yukarıda yer alan kurallarına göre belirlendiği, bu vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammı tutarlarının ise ... tarih ve ... sayılı Kurum işleminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde ödenmesinin istenildiği görülmektedir. Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; 5809 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin bildirim ve kullanım hakkı verilmesine ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi noktasında davalı Kuruma yetki verildiği, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin de bu yetkiye dayanılarak hazırlandığı, kullanım hakkı ücretinin ödenme zamanının belirlenmesi noktasında davalı Kuruma ayrıca bir yetki verilmesine gerek bulunmadığı, 5809 sayılı Kanun'da bulunan ve davalı idareyi yetkilendiren hükümlerin, kullanım hakkı ücretinin ödeme zamanını belirleme yetkisini de kapsadığı, kaldı ki, Anayasa'nın 124. maddesi kapsamında, idarelerin kendi görev alanına giren konularda, kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve kanunlara aykırı olmamak şartıyla, ayrıca bir yetkilendirmeye gerek olmaksızın yönetmelik çıkarma yetkilerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, kullanım hakkı ücretlerinin ödenmesine ilişkin usûl ve esasların yönetmelik ile belirlenmesinde üst hukuk kurallarına aykırılık bulunmadığı, idarenin bu konuda yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından, 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları kullanım hakkı ücretlerine ilişkin olarak Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara göre belirlenen vade tarihleri dikkate alınarak hesaplanacak gecikme zammının ödenmesinin istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda, Dairece davalı Kurumun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 ve 2014 yılları kullanım hakkı ücretlerine ilişkin olarak belirlenen vade tarihlerinin, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin ayrıca değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, temyize konu Daire kararının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının iptalinde hukuki isabet görülmemiştir" gerekçesiyle bozulduğundan Danıştay dava dairelerince ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca bozulması hâlinde Danıştay dava dairelerine ısrar imkânı tanınmadığından, bozma kararına uyularak İdari Dava Daireleri Kurulu kararında belirtilen gerekçeyle sınırlı olarak yeniden inceleme yapılmıştır. Daha önce Dairemizin 13/11/2019 tarih ve E:2015/813 esas sayılı ara kararı ile davalı idareden "Davalı idarenin ... tarih ve ... sayılı işlemine konu olan ve davacı şirketten ek kaynak tahsisi adı altında istenilen 17.924.851,35.-TL (%18 KDV hariç) kullanım hakkı bedelinin neye göre ve hangi yöntemle hesaplandığının sorulmasına" karar verildiği, davalı idarece verilen cevapta, davacı şirket tarafından ödenmesi gereken kullanım hakkı ücretinin ... tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen ve ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Kurul kararlarıyla güncellenen formüller doğrultusunda yapılan hesaplamalarla belirlendiği ve bu hesaplamalara ilişkin tablonun sunulduğu, ancak vade tarihlerinin nasıl belirlendiğine ilişkin yeterli açıklamaya yer verilmediği görülmektedir. Bu durumda, Dairemizin 12/01/2024 tarihli ara kararıyla uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden davalı idareden, ... tarih ve ... sayılı işlemde, "Ek kaynak kapsamındaki frekanslara ilişkin ödenmesi gereken kullanım hakkı ücretleri ve ilgili ücretlerin ödemelerinde esas alınacak vade tarihleri" isimli tabloda yer verilen toplam 26 kalemden oluşan 17.924.851,35.-TL (%18 KDV hariç) kullanım hakkı bedelinin hesaplanmasında gösterilen her bir kalem ücret tutarı için vade tarihinin nasıl belirlendiğinin ve bu belirlemeye esas ilgili mevzuatın sorularak ara kararına verilecek cevabın açık ve anlaşılır bir şekilde liste hâlinde hazırlanması ve cevaba ilişkin tüm bilgi ve belgelerin sunulmasının istenilmesine karar verilmiş, ara karar cevabının dosyaya sunulduğu görülmüştür. 1- Yeni tahsis ve band genişliği değişimi için talep edilen bedellere ilişkin gecikme zammının vade tarihi açısından yapılan inceleme: Davalı idarenin 14/03/2024 tarihinde kayıtlara alınan ara karar cevabı incelendiğinde, yeni tahsis ve band genişliği değişimi için vade tarihi olarak yeni tahsisin ya da band değişiminin yapıldığı tarihin vade tarihi olarak belirlendiği görülmektedir. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 9. maddesinde, yetkilendirmenin bildirim veya kullanım hakkının verilmesi yoluyla yapılacağı, Kurum'a bildirimde bulunan şirketlerin sunmak istedikleri elektronik haberleşme hizmeti ve/veya işletmek istedikleri elektronik haberleşme şebekesi veya altyapısı için numara, frekans, uydu pozisyonu gibi kaynak tahsisine ihtiyaç duymuyorlar ise, Kurum'un belirlediği usul ve esaslara uygun bildirimle birlikte; kaynak tahsisine ihtiyaç duyuyorlar ise Kurum'dan kullanım hakkı alınması kaydıyla yetkilendirilecekleri, kullanım hakkı sayısının, ancak kaynakların sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesinin gerektiği durumlarda ve kaynakların etkin ve verimli kullanılmasını teminen sınırlandırılabileceği, bildirim ve kullanım hakkı ile ilgili usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirleneceği kurala bağlanmıştır. Kanun'un "Yetkilendirme ücreti" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında yetkilendirme ücretinin, idari ücretler ve kullanım hakkı ücretlerinden oluştuğu, 3. fıkrasında kaynakların kullanım hakkının verilmesine ve söz konusu kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasının teminine yönelik olarak kullanım ücreti alınacağı, 5. fıkrasında, kullanım hakkı ücretlerinin asgari değerlerinin, Kurum'un önerisi ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu tarafından belirleneceği, 6. fıkrasında ise, kullanım hakkı ücretlerinin 5369 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla Hazineye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırılacağı, zamanında ödenmeyen kullanım hakkı ücretlerinin, Kurum'un bildirimi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, ilgili vergi dairesince tahsil olunacağı belirtilmiş, Kanun'un 12. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, kullanım hakkı verildiği durumlarda işletmecilere kullanım hakkı ücretlerini ödeme yükümlülüğü getirilebileceği düzenlenmiştir. 5809 sayılı Kanun'un 11. maddesi kapsamında, kullanım hakkı ücretlerinin asgari değerleri 26/05/2009 tarih ve 27239 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/05/2009 tarih ve 2009/15001 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile karar ekindeki tabloda frekans bandı aralıkları esas alınarak belirlenmiştir. 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle, 12. maddesinin 3. fıkrasında, "Kurum tarafından başvurusu kabul edilen şirkete, muhtemel ödeme tarihleri esas alınarak şirketin başvurduğu yılın sonuna kadar kıst olarak hesaplanan ilgili kullanım hakkı ücretini Hazineye gelir kaydedilmek üzere muhasebe biriminin veznesine veya ilgili banka hesabına yatırması bildirilir."; 13. maddesinin 1. fıkrasında ise "Kullanım hakkı sayısının sınırlandırılmasının gerekmediği tespit edilen elektronik haberleşme hizmet, şebeke ve/veya altyapıları için kullanım hakkı ücretinin ilgili hesaba yatırıldığını belgeleyen dekontun aslının veya banka onaylı suretinin Kuruma sunulmasını müteakip başvuru sahibine usulüne uygun başvuruyu izleyen otuz gün içerisinde Kurum tarafından belirlenen ve üzerinde ve/veya Ek’inde tahsis edilen kaynakların yer aldığı kullanım hakkı yetki belgesi düzenlenir." kuralına yer verilmiştir. Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden, kullanım hakkı ücretinin kaynakların tahsis edilmesinden önce ödenmesi gerektiği görüldüğünden, davalı idare tarafından yeni tahsis ve band genişliği değişimi için vade tarihi olarak tahsisin ya da band değişiminin yapıldığı tarihin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 2- Yıllık kullanım hakkı ücretleri için talep edilen gecikme zammının vade tarihi açısından yapılan inceleme: A) 2009 Yılı Davalı idare tarafından 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için yapılan hesaplamada vade tarihinin 04/07/2009 olarak alındığı, zira 2009 yılı kullanım hakkı ücretlerinin belirlendiği ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 03/06/2009 tarihinde Kurum'un internet sitesinde ilan edildiği, ilan tarihinin davacı şirkete tebliğ tarihi olarak sayılacağının değerlendirildiği, mevzuat gereği davacı şirketin kullanım bedelini ödemesi için bir ay süre verildiğinden 04/07/2009 tarihinin vade tarihi olduğu belirtilmiştir. 2009 yılı kullanım hakkı ücretinin vade tarihine ilişkin düzenlemeye Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesinde yer verilmiş olup, buna göre davacı şirketin 2009 yılı kullanım hakkı bedelini kullanım hakkı ücretlerinin Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip 10/05/2009 tarihinden itibaren yetkilendirme yıldönümlerine kadar olan kıst ücretlerini kendisine tebliğini takip eden en geç bir ay içerisinde ödemekle yükümlüdür. Bu durumda, 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için vade tarihi, davacı şirkete yapılacak tebliğden itibaren bir ayın sonu olacaktır. Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde, tebliğden bahsedildiğinden, Kurumun'un internet sitesinde yapılan ilanın vade tarihine ilişkin süreyi başlatan tebliğ yerine geçmesi mümkün değildir. Davalı idare tarafından kullanım hakkı ücretlerinin belirlenmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının 03/06/2009 tarihinde Kurum'un internet sitesinde yayımlandığından bahisle vade tarihin bu ilandan itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiği ileri sürülmüş olsa da davacı şirkete Yönetmeliğin Geçici 3. maddesi uyarınca bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinin gerek ilk hâlinde gerek ise daha sonra yapılan değişiklikte, 2009 yılına ilişkin vade tarihinin yapılacak tebliğden itibaren bir ay olduğunun kurala bağlandığı görüldüğünden, Kurum internet sitesinde yapılan ilanın Yönetmelikte bahsedilen tebliğ şartını karşılaması mümkün olmadığından, davalı idare tarafından 2009 yılı kullanım hakkı ücreti için belirlenen vade tarihinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. B) 2010 ve 2011 yılları: Davalı idare tarafından 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olarak kullanım hakkı ücreti için Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin yapılan hesaplamada vade tarihinin, 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmeden önceki 13. maddesi ve Geçici 3. maddesi uyarınca 10/05/2010 olarak alındığı belirtilmiştir. 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yetkilendirme Yönetmeliği'nin 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile değiştirilmeden önceki hâlinde 13. maddede, “Kurum ile imtiyaz sözleşmesi imzalamış işletmeciler kendilerine yapılan numara, R/L ve frekans tahsislerinden doğan kullanım hakkı ücretlerini (Katma Değer Vergisi dahil olmak üzere) her yılın 10 Mayıs tarihine kadar Hazineye gelir kaydedilmek üzere ilgili muhasebe birimine yatırmakla ve dekontu Kuruma göndermekle yükümlüdür.” düzenlemesine uygun olarak 2010 ve 2011 yılları için vade tarihi olarak 10/05/2010 tarihinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. D) 2012, 2013 ve 2014 yılları: Davalı idare tarafından, 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yapılan açıklamada, 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 15. maddesi ile değişik Yetkilendirme Yönetmeliği'nin Geçici 3. maddesi ile "yetkilendirme yıldönümü" olarak 10 Mayıs tarihinin, 1 Ocak olarak değiştirildiği, söz konusu Yönetmelik değişikliği gerçekleştiğinde zaten işletmecilere ait 10/05/2011-10/05/2012 dönemine ilişkin 2011 yılı kullanım hakkı ücretinin alındığı, daha sonra 10/05/2012-31/12/2012 dönemi (8 aylık) için 2012 yılı kullanım hakkı ücretlerinin tahsilinin gerçekleştirildiği, bu çerçevede, mezkur Yönetmelik değişikliği öncesine ilişkin mevzuatın gerektirdiği süreç dikkate alınarak 2010, 2011 ve 2012 yılı kullanım hakkı ücretlerinin vade tarihi ilgili yıla ait 10 Mayıs tarihi olarak; 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin yıllık kullanım hakkı ücretlerinin vade tarihi ise ilgili yıla ait 1 Ocak olarak belirlendiği anlaşılmıştır. 23/09/2011 tarih ve 28063 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 15. maddesi ile yetkilendirme yıldönümü 10 Mayıs'tan, 01 Ocak'a alınmış, anılan Yönetmelik'in 10. maddesiyle de Yönetmeliğin 18. maddesinde değişiklik yapılarak kullanım hakkı ücretinin en geç her yılın Ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır. 23/09/2011 tarihinde yapılan değişiklik ile kullanım hakkı ücretlerinin yıllık dönemleri, yılın Mayıs ayının 10. günü iken, Ocak ayının 1. günü olacak şekilde değiştirildiğinden 2012 yılı kullanım hakkı ücretinin dönemi 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri olmuştur. Ancak yapılan değişiklikten önce 2011 yılı için kullanım hakkı ücreti dönemi 10/05/2011-10/05/2012 olduğundan, 2012 yılı için, 10/05/2012-31/12/2012 tarihleri arasında yaklaşık 8 aylık bir dönemin kaldığı görülmektedir. 2012 yılının Mayıs ayının 10. gününe kadar olan dönem için 2011 yılı içerisinde hesaplama yapıldığından, 2012 yılı için geriye kalan kullanım hakkı ücreti dönemi için vade tarihinin 10/05/2012 olarak belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öte yandan, 2013 ile 2014 yılları kullanım hakkı ücreti açısından ise Yönetmeliğin Geçici 3. maddesinde 23/09/2011 tarihinde yapılan değişiklik ile kullanım hakkı ücreti dönemi 10 Mayıs'tan 01 Ocak'a alınmış olsa da Yönetmelik'in 18. maddesinde yapılan değişiklikle kullanım hakkı ücretinin en geç her yılın Ocak ayı sonuna kadar ödenmesi gerektiği kurala bağlandığından kullanım izni ücretleri için vade tarihi 31 Ocak olacaktır. Kullanım hakkı ücretinin dönemi ile bu döneme ilişkin ücretin vade tarihi farklı hukuki durumlardır. Bu nedenle, 2013 ve 2014 yılları için, vade tarihi 01 Ocak kabul edilerek yapılan hesaplamada hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, dava konusu ... tarih ve ... sayılı işlemin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmında, 2009, 2013 ve 2014 yılları kullanım hakkı ücretlerine ilişkin vade tarihleri, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde yer alan kurallara uygun olarak belirlenmediğinden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin "gecikme zammı" istenilmesine ilişkin kısmının İPTALİNE, 2. Dava kısmen ret, kısmen iptal kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kalan ...-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına; davalı idare tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin yarısı olan ...-TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, kalan ...-TL'nin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 3. Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 01/04/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.