13. Daire 2022/2866 E. 2025/875 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2022/2866 Esas 2025/875 Karar 24.02.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/2866 E., 2025/875 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2022/2866 Karar No:2025/875
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Fonu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 59.964.694,66-TL Fon alacağının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacıdan tahsili için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (Fon)'na intikal eden ... Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.'de 09/04/2001 - 05/07/2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, bu şirketin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin ... tarih ve ... sayılı Fon Kurulu kararıyla 4389 sayılı Kanun'un 15/7-a maddesine dayanılarak Fona devredildiği, Fona devir sonrasında yönetim kurulunun ve şirketi temsile yetkili kanuni temsilcilerin imza yetkilerinin yeniden düzenlendiği, bu çerçevede davacının 05/07/2002-24/07/2002 tarihleri arasında ikinci derece imza yetkisiyle genel müdür, 05/07/2002 - 20/4/2006 tarihleri arasında ise birinci derece imza yetkisiyle genel müdür olarak görev yaptığı, sözü edilen şirketin Bankanın hakim ortak tüzel kişilerinden olduğundan hareketle, Hazine alacağının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun’un 37, 55 ve 79. maddesi uyarınca ilgili şirket hakkında takibe başlanılmasına karşın, alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırmaları sonucu tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucunda 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında, firmaya kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine ... Bank müfettişleri tarafından düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu doğrultusunda davacının sorumlu olduğu borç kısmının hesaplandığı ve davacı hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapıldığı, ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubu ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davalarda iptal kararı verilmesi üzerine tespit edilen eksiklikler ikmal edilerek ve davacı hakkında yeniden hesaplama yapılarak 59.964.694,66-TL Fon alacağının cebren tahsili amacıyla tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubuna konu borcun ödenmemesi üzerine düzenlenen dava konusu ödeme emrinin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı, dava konusu alacağa dayanak teşkil eden 59.964.694,66-TL Fon alacağının cebren tahsili amacıyla tanzim edilen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince borcun varlığı ve davacının sorumluluğu hususlarının hukuki irdelemesi yapılarak davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle, ödeme emrine konu borcun varlığının ve işbu borcu davacının ödeme yükümlülüğünün bulunduğu hususunun sabit olduğu, bu durumda, ödeme emrine konu borcun davacı tarafından ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, borcun ödenmediği ve zamanaşımına da uğramadığı anlaşıldığından, Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan ödemeye çağrı mektubunun şekil yönünden hukuka aykırı olduğu, kanuni temsilcilik süresinde meydana gelen kamu borcunun neden kaynaklandığının belirtilmediği, 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. maddesinin aradığı şartların henüz gerçekleşmediği, bir yönetim kurulu üyesinin şirketin ticari faaliyetini yürütmesi için banka kredisi kullanmasının olağan olduğu, böyle bir durumda yönetim kurulu üyesinin kusurundan bahsedilemeyeceği, borçlu şirketin kefilinin 6183 sayılı Kanun'a göre takip edilemeyeceği, borcun büyük bir kısmının tahsil edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının ... Giyim Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş. firmasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı tarihlerden önce firmaya kullandırılan ve yönetim kurulu üyeliği yaptığı dönemde tazmin olmuş ve kanuni takip hesaplarına aktarılmış olan kredilerin hesaplamaya dahil edildiği, yönetim kurulu üyeliğinden sonra tazmin olan ve kanuni takip hesaplarına aktarılan kredilerin ise kesinlikle hesaplamaya dahil edilmediği, söz konusu borca Fon'a temlik tarihine kadar ihtarnamede belirtilen temerrüt faizinin, Fona temlik tarihinden sonra ise gecikme zammının uygulandığı, asıl borçlu hakkında yapılan takipten herhangi bir tahsilat elde edilemediği, dava konusu ödeme emrinin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.