13. Daire 2021/3535 E. 2022/3555 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2021/3535 Esas 2022/3555 Karar 06.10.2022
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3535 E., 2022/3555 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2021/3535 Karar No:2022/3555
TEMYİZ EDEN (DAVACI : … Turizm Emlak İnşaat Gıda Eğitim Hayvancılık Petrol ve Sanayi Ticaret İhracat İthalat Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Seydikemer - Eşen … Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi Müdürlüğü'nce … tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı "Personel Servis Taşıma" ihalesine ilişkin olarak yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucunda davacı şirketin teklifinin reddedilerek bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine yönelik düzeltici işlem belirlenmesine dair 24/02/2021 tarih ve 2021/UH.II-477 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı şirketin teklif aldığı şirketin sigorta acenteliği faaliyetinin bulunmamasına rağmen bu konuda fiyat teklifi aldığı, bu hususta tereddüt bulunmadığı gibi davacı şirketin de aksi yönde bir iddiasının bulunmadığı, fiyat teklifinde yer alan giderlerden, motorlu taşıt vergisi, muayene giderleri, servis aracı uygunluk belgesi gideri, güzergâh izin belgesi gideri, sözleşme damga vergisi gideri, karar pulu gideri ve sözleşme bedelinin onbinde beşi KİK payı giderinin, iş kapsamında çalıştırılacak şoför gideri, SGK pirim gideri, araç amortisman giderinin fiyat teklifine konu edilemeyeceği, bunların bizzat davacı şirket tarafından açıklanmasının istenildiği, ayrıca fiyat teklifine dayanak bilgi ve belgenin de eklenmediği tespit edildiğinden davacı şirketin aşırı düşük teklif açıklamasının uygun olmadığı, Her ne kadar davacı şirket tarafından, sigorta acenteliği yapan yeni bir firmadan teklif aldıkları, Kurul kararında geçen eksikliklerin tamamlatılabilecek eksikliklerden olduğu, hak düşürücü sürelere uyulmadan yapılan başvuruların usulden reddi gerektiği, sözleşmenin imzalanması sebebiyle işe başlanıldığı ileri sürülmüş ise de, mevzuat hükümlerinde de açık olduğu üzere itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu takdirde sözleşme imzalanamayacağı, sözleşme imzalanmış olmasının ihaleyi yapan idarenin kusuru olduğu, bu sebeple hak düşürücü sürelere uyularak gerçekleştirilen başvuruların usule uygun olduğu, aşırı düşük teklif açıklamalarının kapsamının mevzuatla açıkça belirlendiği, davacı şirketin fiyat teklifine konu giderler için dayanak bilgi ve belge eklemediği, üçüncü kişilerden alınan fiyat tekliflerinin teklife konu alanda faaliyet gösterenlerden alınması gerektiği; bu durumda dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden, davacı şirketin sunduğu aşırı düşük teklif açıklamasının mevzuata uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, itirazen şikâyet başvurusunun sözleşme imzalandıktan yedi gün sonra yapıldığı, idare ile imzaladıkları sözleşmeden sonraki iki aylık süreçte işin sözleşmeye uygun olarak ifa edildiği, davada gözetilmesi gerekenin kamu yararı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, üçüncü kişiden alınan fiyat teklifinin sigorta acentalığına ilişkin olduğu, ancak şirketin faaliyet konuları arasında sigorta acentalığının yer almadığı, itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması hâlinde Kurum tarafından nihai karar verilmeden sözleşme imzalanamayacağından, ihale üzerinde bırakılan istekli ile sözleşme imzalanmasının hukuka uygun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 06/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.