13. Daire 2020/652 E. 2025/1064 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2020/652 Esas 2025/1064 Karar 04.03.2025
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/652 E., 2025/1064 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/652 Karar No:2025/1064
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... A.Ş. VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türk Telekomun Kurum Masraflarına Katkı Payı (KMKP) uygulamalarına ilişkin 05/05/2012 tarihli talebine yönelik olarak, 2006 yılından itibaren Türk Telekom tarafından 643 Komisyon Gelirleri hesap sınıfı altında gösterilmiş olan Arama Bazında Taşıyıcı Seçim Yöntemi ile Elde Edilen Gelirlerin, 678 Diğer Hasılat ve Karlar hesap sınıfı altında gösterilmiş olan R/L İstasyonlarına Konulan Sistem İçin Alınan Kira Gelirlerinin, Telekomünikasyon Şirketlerinden Alınan Kira Kullanım Gelirlerinin ve MOBESE Satış Gelirlerinin, "60. Brüt Satışlar" hesap sınıfında gösterilmesi ve bu gelirlerin 2006 yılı ve takip eden tüm yıllarda KMKP hesaplarına dahil edilmesi gerektiği yönündeki Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının ve ... tarih ve E... sayılı bildirim işleminin iptali istenmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin esas faaliyeti yetkilendirilmiş olduğu elektronik haberleşme hizmeti olduğundan, her yıl ödemesi gereken KMKP'nin matrahının elektronik haberleşme ile sınırlı olduğu, yetkilendirme konusu hizmeti yerine getirirken gerekli ve/veya ilgili olan cihaz satış, kurulum, bakım-onarım ve danışmanlık gibi faaliyetlerinden elde ettiği gelirlerin elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olduğu, davacı şirketin altyapısı üzerinden diğer işletmecilere sunduğu ara bağlantı ve ara bağlantı ile ilişkili bir hizmet olan taşıyıcı seçim yönteminin elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olduğu, davacı şirketin idare tarafından taşıyıcı seçimi uygulamakla yükümlü kılındığı da göz önüne alınacak olursa, davacının anlaşmalar sonucunda diğer elektronik haberleşme hizmeti sunan işletmecilere şebekesini kullandırarak, onlardan taşıyıcı seçimi kapsamında elde ettiği gelirlerin elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olduğu; imtiyaz sözleşmesinin 3. maddesinde, her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün ... iletilmesi, gönderilmesi ve alınmasına ilişkin her türlü telekomünikasyon hizmetinin sunulması ve gerekli telekomünikasyon tesislerinin ve işyerlerinin kurulması, kurdurulması, kiralanması veya herhangi bir surette temin edilmesi ile bu tesisin diğer işletmecilerin veya ilgili mevzuat gereğince gereken izne sahip olan kişilerin kullanımına sunulması, sözleşmenin kapsamında sayıldığından, bu kapsamda elde edilen MOBESE gelirleri ile kira gelirlerinin, bir başka deyişle davacının imtiyaz sözleşmesi imzalamak suretiyle elde etmiş olduğu yetkilendirmesi olmasaydı elde edemeyeceği bu gelirlerin, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında elde edilen gelirler olduğu; Bu durumda, Arama Bazında Taşıyıcı Seçim Yöntemi ile Elde Edilen Gelirlerin, R/L İstasyonlarına Konulan Sistem İçin Alınan Kira Gelirlerinin, Telekomünikasyon Şirketlerinden Alınan Kira Kullanım Gelirlerinin ve MOBESE Satış Gelirleri ile ilgili olarak elde edilen gelirlerin elektronik haberleşme hizmeti verilmesi ve/veya elektronik haberleşme şebekesi veya alt yapısı kurulup işletilmesi nedeniyle elde edildiği açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'a göre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, 2006 ve devam eden tüm yıllarda söz konusu kalemlerin KMKP hesaplarına dahil edileceğine yönelik işlemde alacağın hangi dönemlere ait olduğunun belirlenemediği, bu şekilde talep edilen alacağın zamanaşımına uğramış olduğu, 2006 yılına ilişkin ücretin ilk defa 2016 yılında talep edildiği, sayılan 4 kalem gelirin elektronik haberleşme hizmet tanımına girmediği, KMKP hesabına dahil edilmesinin mali mevzuata aykırı olduğu, elektronik haberleşme hizmeti işletmecisi olmayan işletmeciler tarafından da aynı hizmetlerin sunulduğu, bu işletmecilerden herhangi bir kurum masraflarına katkı payı talep edilmediği, davalı Kurum tarafından MOBESE güvenlik kamera sisteminin yetkilendirme gerektirmediğinin belirtildiği, mobese ihalelelerinde katılımcı firmaların elektronik haberleşme sektöründe herhangi bir yetkilendirme sahibi olmasının aranmadığı, R/L İstasyonlarına Konulan Sistem İçin Alınan Kira Gelirlerinin ve Telekomünikasyon Şirketlerinden Alınan Kira Kullanım Gelirlerinin altyapının bulunduğu taşınmazdaki alanların diğer işletmecilere kiralanmak suretiyle kullandırılmasına yönelik adi kira gelirleri olduğu, elektronik haberleşme hizmeti sayılmayan tesis paylaşımı/kira gelirinin KMKP kapsamına alınamayacağı, arama bazında taşıyıcı ön seçimi ile elde edilen gelirlerin işletmecilere sunulan faturalama ve tahsilat hizmeti karşılığında elde edilen gelirler olduğu, şirket faturalarında yer alan tutarların işletmecilere aktarıldığı, dolayısıyla davacı şirket yönünden elde edilmiş gelir niteliği taşımadığı, Türk Ticaret Kanunu’na göre ana sözleşmesinde faaliyet konuları ile bağlı olmaksızın hak ve fiil ehliyetine sahip olan şirketin elektronik haberleşme dışında faaliyet gösteremeyeceğine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu, şirketin elektronik haberleşme hizmeti olmayan ve yetkilendirmeye de gerek bulunmayan birçok gelir elde ettiği ve bu duruma engel bir mevzuat bulunmadığı, işletmecinin tüm faaliyetlerinin sektörel mali yükümlülük kapsamında olması gerektiği düşünülmüş olsaydı sözleşmede, kanunda ve yönetmelikte matrah için tehcih edilecek kavramın net satış değil tüm gelirler olacağı, şirketin muhasebe kayıtlarının doğru olduğu, bunun aksinin uzman ve yetkili kuruluşlarca ortaya koyulmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, imtiyaz sözleşmesinin 3. maddesinin (b) fıkrasında davacı şirketin faaliyet alanlarının sayıldığı, şirketin imtiyaz sözleşmesinin kapsamı dışında bir faaliyetinin olamayacağı, sözleşmenin 21. maddesinde net satışlar üzrinden %0.35 KMKP ödeneceğinin belirtildiği ve gelirler arasında ayrıma yer verilmediği, elde edilecek tüm net satışların esas alındığı, dava konusu alacağın imtiyaz sözleşmesi hükmüne dayandığı dolayısıyla zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, tarh, tebliğ, tahakkuk usulleri uygulanarak borcun kesinleştirileceğine yönelik ilgili mevzuatta düzenleme bulunmadığı, idari ücret ve KMKP’nin tek farkının tahsil aşamasına ilişkin olduğu, idari ücretin Kanun'dan kaynaklandığı 6183 sayılı Kanun'a göre tahsil edildiği, KMKP’nin sözleşmeden kaynaklandığı genel hükümlere göre tahsil edildiği, yetkilendirme konusuyla ilgi ve/veya gerekli olmak şartıyla elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerine yönelik üretim, ithal, satış ve bakım-onarım hizmetlerinin yürütülmesiyle ilgili diğer hizmetleri de yürütebileceği, dolayısıyla MOBESE hizmet gelirleri üzerinden de belirlenen oranda KMKP ödenmesi gerektiği, MOBESE sisteminin kurulmasının elektronik haberleşme hizmeti olduğu, bilişim ve elektronik firmaları tarafından da kurulmakta ise de bu firmalar elektronik haberleşme alanında yetkilendirilmediğinden kendilerinden KMKP tahsil edilemediği, R/L istasyonları elektronik haberleşmenin bir unsuru olduğundan bunların kiralanması suretiyle elde edilen gelirlerin de bu kapsamda olduğu, arama bazında taşıyıcı ön seçiminden elde edilen gelirlerin davacı şirket tarafından işletmecilere sunulan faturalama ve tahsilat hizmeti olduğu, davacıya getirilen faturalama yükümlülüğü çerçevesinde işletmecilere sunulan bir hizmet olduğu, elektronik haberleşme hizmeti kapsamında olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/03/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.