13. Daire 2020/3844 E. 2024/2351 K. — Danıştay Kararı
13. Daire 2020/3844 Esas 2024/2351 Karar 23.05.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3844 E., 2024/2351 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2020/3844 Karar No:2024/2351
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Sigorta Fonu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'nin Fon'a devredilen EGS Bank A.Ş.'den kullandığı ve geri ödemediği kredilerden kaynaklanan 76.308.996,06-TL Fon alacağının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca anılan şirketin kanuni temsilcisi olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve...sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Fon'a devredilen ... Bank A.Ş. ile davacının bir dönem kanuni temsilciliğini yürüttüğü ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş. arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden doğan toplam 120.046.329,19-TL Fon alacağının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle davacı tarafından ... İdare Mahkemesi'nde açılan davada verilen kararın istinaf ve temyiz incelemesi neticesinde, "kanuni temsilci sıfatını haiz olan davacının, kanuni temsilcilik süreleri dikkate alınarak, kanuni temsilcilik süresinden önce kullanılan, ancak, vadesi davacının kanuni temsilcilik süresine denk gelen krediler ile kendi kanuni temsilcilik süresi içerisinde kullanılan kredilerden sorumlu tutulması gerekirken, kanuni temsilcilik süresinden sonra 16/11/2000 tarihinde kullandırılan kredinin de borç hesaplamasına dahil edilerek düzenlenen ödemeye çağrı mektubunda hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ayrıca, davacının yukarıda aktarıldığı gibi sorumlu bulunduğu kredilerin kapatılması amacıyla kanuni temsilcilik süresinden sonra şirkete kullandırılan fiktif nitelikteki kredilerden de sorumlu olacağı açık olmakla birlikte, Fon tarafından sorumluluk tutarı belirlenirken fiktif nitelikte 26/02/2001 tarihinde kullandırılan 2 adet kredinin ne kadarlık kısmı ile davacının sorumluluğunun bulunduğu kredilerin kapatıldığının da dikkate alınarak bir hesaplama yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacının, kanuni temsilcilik süresi içerisinde kullanılan kredilerden 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi ve 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesinde belirlenen esaslar doğrultusunda sorumlu olduğu anlaşılmakta ise de, Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda, davacının sorumluluk miktarı hesaplamasının hatalı yapılmış olması sebebiyle..." hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu karar üzerine davalı idarece yeniden hesaplama yapılarak davacı adına 11.970.048,78-TL anapara, 64.335.516,96-TL gecikme zammı ve 3.430,32-TL masraf olmak üzere toplam 76.308.996,06-TL Fon alacağının 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi uyarınca tahsili amacıyla dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği ve bakılan davanın da anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle açıldığı; dava dosyasında bulunan bilgi, belgeler ile ödemeye çağrı mektubunda belirtilen miktarın hesaplanmasına ilişkin işlemler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece mahkeme kararındaki gerekçeler dikkate alınarak ve davacının sorumlu olmadığı dönem, sorumlu olmadığı miktarlar mahsup edilerek yeniden hesaplama yapıldığı görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nce; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile ... Bank A.Ş.'nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin 3. ve 4. fıkralarına istinaden Fon'a devredilmesine karar verildiği; Fon Kurulu'nun... tarih ve... sayılı kararıyla ... Bank A.Ş.'den kaynaklanan alacaklarla ilgili takibe başlandığı, bu çerçevede 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesi ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 26. maddesi uyarınca ... Turizm Tanıtım ve Mağazacılık A.Ş.'nin kanuni temsilcisi olduğundan bahisle toplam 120.046.329,19-TL'nin davacıdan tahsili için ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, bu işleme karşı açılan dava sonunda, Fon alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödemeye çağrı mektubunda davacının sorumluluk miktarının hatalı belirlenmesi nedeniyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ... tarih ve ... sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptaline karar verildiği, böylece davacının kanuni temsilcilik süreleri dikkate alınarak, kanuni temsilcilik süresinden önce kullanılan, ancak vadesi davacının kanuni temsilcilik süresine gelen krediler ile kanuni temsilcilik süresi içerisinde kullanılan kredilerden ve sorumlu bulunduğu bu kredilerin kapatılması amacıyla kanuni temsilcilik süresinden sonra şirkete kullandırılan ancak ödenmeyen kredilerden sorumlu tutulmasının hukuka uygunluğunun ortaya koyulduğu, nitekim dava konusu işlemle bu defa, sözü edilen yargı kararının gereklerinin dikkate alınarak, davacının kanuni temsilciliğinin sona ermesinden sonra 16/11/2000 tarihinde kullandırılan 23.200,00-TL kredinin davacının sorumluluk miktarının belirlenmesinde dikkate alınmadığı, 26/02/2011 tarihinde kullandırılan kredilerin ise; davacının kanuni temsilci olduğu 18/02/2000, 17/04/2000 ve 05/05/2000 tarihlerinde kullandırılan kredilerin ödenmeyen devre faizlerinin, davacının kanuni temsilcilik süresinden önce kullandırılan, ancak vadesi kanuni temsilci olduğu döneme ait olup, ödenmeyen ve kapatılmaları için yine kanuni temsilcilik süresi içinde 01/08/2000 tarihinde kullandırılan kredilerin ve son olarak kanuni temsilcilik süresinden önce 29/12/1999 tarihinde kullandırılmakla birlikte, vadesi kanuni temsilci olduğu döneme ait olup ödenmeyen, ancak bir kısmı kanuni temsilcilik süresinden sonra 31/10/2000 tarihinde ... Yatırım A.Ş. tarafından gönderilen tutarla kapatılan 1.365.250,00-TL kredinin, kalan 683.100,00-TL ana parasının ve 461.457,00-TL faizinin kapatılmasında kullanıldığı, ayrıca hesap kat ihtarnamesinde gösterilen 4.643.773,15-TL iptal edilen reeskont tutarı ile 928,42-TL teminat mektubu komisyon bedelinin ise davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin olduğunun belirlenememesi nedeniyle hesaplamaya dahil edilmediği görüldüğünden, bu haliyle yargı kararıyla ortaya koyulan gereklere uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun belirtilen açıklamayla reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, TMSF'nin nakden yaptığı tahsilatlar ile alacağına mahsup yetkisi bulunduğu tasarrufu altındaki taşınmazların ve alacakların toplam değerinin ... Grubu firmalarının protokol borcunun üzerinde olduğu ve hukuki olarak mevcut davanın sürdürülmesi koşullarının bulunmadığı, dava konusu borca ilişkin hiçbir belge ve izahat bulunmadığı, TMSF'nin yaptığı sulh anlaşmaları ile başka sorumluların durumunu iyileştirdiği, ilgili şirketlerdeki görev tarihleri itibarıyla şirketlerin borçlanmasına ya da borçlarının ödenmemesine sebep olmadığı, amme alacağı olarak kabul edilebilecek bir borcun bulunmadığı, kesinleşen yargı kararlarının etkisizleştirilmeye çalışıldığı, kanuni temsilcilerin sorumluluğunun ikinci derece bir sorumluluk olduğu ve borçlu şirketler ile kefillerinden hâlâ tahsil etme imkânının olduğu, borca ilişkin 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığı, özel banka alacaklarında 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasına yönelik Kanun maddelerinin Anayasa'nın hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, 20 yıllık zaman aşımı süresinin olayda uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, daha önce verilen Mahkeme kararının davacının kanuni temsilci olarak Fon alacağından sorumlu olduğuna dair kesin hüküm teşkil ettiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, ... Grubu ile imzalanan protokolde belirlenen borcun halen ödenmediği, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, 5411 sayılı Kanun'un 141. ve Geçici 16. maddeleri gereğince alacak zaman aşımının yirmi yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.