13. Daire 2020/1079 E. 2024/4234 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2020/1079 E. 2024/4234 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2020/1079 Esas 2024/4234 Karar 23.10.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1079 E.,  2024/4234 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1079
Karar No:2024/4234

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sınai Ticari ve Mali Yatırımlar A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, içsel bilgi kapsamındaki gelişmelerin Kamuyu Aydınlatma Platformunda (KAP) gecikmeli olarak açıklanması nedeniyle mülga Seri:VIII, No:54 sayılı Özel Durumların Kamuya Açıklanmasına İlişkin Esaslar Tebliği'nin 14. ve 21. maddeleri ile II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 5. maddesi ile 23. maddesinin ikinci fıkrasının ihlal edildiğinden bahisle 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. ve 105. maddeleri uyarınca 78.147,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının (B bendi) iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; davacı tarafından olayda soruşturma zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu ve bu sürenin geçtiği ileri sürülmekte ise de 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı kuralına yer verildiği, 20. maddesinde de soruşturma zamanaşımı sürelerinin, "Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idari para cezasını gerektiren kabahatlerde beş yıl" olarak belirlendiği, 5237 Kanun'un 66. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırının göz önünde bulundurulacağı hükmüne yer verildiği, dava konusu işlemin dayanağı olan 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinde uygulanabilecek para cezası miktarının alt sınırının 20.000,00-TL, üst sınırının ise 250.000,00-TL olarak belirlendiği, para cezasının üst sınırının 100.000,00-TL'den fazla olması nedeniyle beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiasının yerinde olmadığı;
Davacı şirket tarafından 01/01/2013-31/12/2016 tarihleri arasında KAP'a yapılan özel durum açıklamalarının incelenmesi sonucunda, 08/10/2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların iptali ve butlanı istemiyle 07/01/2014 tarihinde açılan davanın 27/01/2014 tarihinde gecikmeli olarak kamuya duyurulduğu, 14/03/2014 tarihli özel durum açıklamasında şirketin faaliyetlerine Ocak ayı itibarıyla ara verildiğinin anlaşılmasına rağmen açıklamanın gecikmeli olarak yapıldığı, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 19/02/2013 tarihli genel kurul toplantısında ünvan ve faaliyet konusunun değiştirilmesine karar verilmesine rağmen konuya ilişkin açıklamanın 05/03/2015 tarihinde gecikmeli olarak kamuya duyurulduğu, bağımsız denetçi seçilmesi ve genel kurul onayına sunulmasına ilişkin 21/03/2013 tarihli yönetim kurulu kararının 27/03/2013 tarihinde gecikmeli olarak kamuya duyurulduğu, 06/12/2016 tarihli özel durum açıklamasında ve ekinde hissedar H.T. tarafından davacı şirket aleyhine açılan davanın 10. celsesinin 14/11/2016 tarihinde görüldüğü belirtilmesine rağmen konu hakkındaki açıklamanın 06/12/2016 tarihinde gecikmeli olarak kamuya duyurulduğu, H.T. tarafından 07/01/2014 tarihinde açılan alacak davasının ise 12/08/2015 tarihinde gecikmeli olarak kamuya duyurulduğunun tespit edildiği, bu durumda, davacı tarafından birden fazla özel durum açıklamasının gecikmeli olarak kamuya duyurulduğu anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu olaya ilişkin soruşturma zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı idarece verilen idari para cezasının denetime elverişsiz ve uygulanan kıstaslar bakımından muğlak olduğu, 07/01/2014 tarihinde açılan davayla ilgili evrakın 15/01/2014 tarihinde postaya verildiği ve taraflarına ulaşmasını takiben 27/01/2014 tarihinde derhal kamuya duyurulduğu, 2013 yılı Ocak ayı itibarıyla tekstil faaliyetine ara verme kararı alındığı ancak şirketin üretim sürecinin aksamaması adına yatırımcının korunması amacıyla faaliyetlerin şirketin iştiraki olan dava dışı şirket üzerinden yürütüldüğü, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 19/02/2013 tarihli genel kurul toplantısında ünvan ve faaliyet konusunun değiştirildiği, 08/03/2013 tarihinde anılan şirketin hisselerinin iktisap edildiği, bağımsız denetçi seçilmesi ve genel kurul onayına sunulmasına ilişkin işlemin hukuki bağlayıcılığı olmadığından bildirim yapılmayı gerektirecek bir durumun olmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın