13. Daire 2019/2016 E. 2024/1379 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2019/2016 E. 2024/1379 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2019/2016 Esas 2024/1379 Karar 20.03.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2016 E.,  2024/1379 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2016
Karar No:2024/1379

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Altın İşletmeleri Anonim Şirketi
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Piyasası Kurulu
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından 01/01/2009-30/09/2015 tarihleri arasındaki bağış ve yardımlarına ilişkin özel durum açıklamalarının mevzuata uygun olarak yapılmadığı ve Kâr Payı Tebliği’nin 4. maddesi uyarınca kâr dağıtım politikasında ortaklar için belirlenen kâr payı dağıtım oranının net olarak belirtilmediği ve kâr dağıtım avansı dağıtılıp dağıtılmayacağı konusunda bir bilginin bulunmadığından bahisle hakkında toplam 1.233.632,00-TL idarî para cezası uygulanmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Altın tarafından (A) grubu pay sahiplerini temsilen seçilen yönetim kurulu üyelerine 2011-2015 yıllarında sağlanan faydaların büyük kısmının bu üyelere kâr payı verilmesi dolayısıyla oluştuğu, Kar Payı Tebliği'nin 4. maddesi uyarınca, ... Altın'ın kâr dağıtım politikalarında kâr payı dağıtılacak ise ortaklar için kâr payı dağıtım oranının belirtilmesi ve kâr payı avansı dağıtılıp dağıtılmayacağı, dağıtılacak ise buna ilişkin esaslara yer verilmesinin zorunluluk olduğu, davacı şirket tarafından yapılan özel durum açıklamalarında ise, kâr dağıtım politikasında ortaklar için belirlenen kâr payı dağıtım oranının net olarak belirtilmediği ve kâr payı avansı dağıtılıp dağıtılmayacağına ilişkin bir bilginin kâr dağıtım politikasında bulunmadığı, yönetim kurulu üyelerine sağladığı menfaatin emsal şirketlerin uygulamalarından büyük ölçüde ayrıldığı ve bariz şekilde farklı olduğu, yöneticilerine Tebliğ'e aykırı şekilde hazırlanan kâr dağıtım politikası çerçevesinde kârdan pay verilmesine ilişkin hususların hukuka aykırı olduğu, yapılan bağış ve yardımlarla ilgili olarak özel durum açıklamalarının mevzuata uygun şekilde yapılmadığı; dolayısıyla sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf bir şekilde çalışması ile yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması açısından davacı ... Altın'ın Kurulca yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket ettiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, gerçek kişilerden oluşan yönetim kurulu üyeleri tarafından temsil edildiği, işlemden zarar gördüğü, Mahkemeler tarafından eksik inceleme yapıldığı, aşırı yardım ve bağışlarla şirketin içinin boşaltılarak zarara uğradığının açık olduğu, ölçülülük ilkesinin ihlâl edildiği, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ihlâl edilen mevzuat düzenlemelerinde yükümlülük bizzat ihraççı şirketlere yüklendiğinden mevzuat uyarınca tüzel kişi aleyhine işlem tesis edilmesi gerektiği, birden fazla ihlâlin bulunduğu, ihlâller ile örtülü kazanç aktarımında bulunulduğu, idarî para cezasının ölçülü olduğu, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ...İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın