13. Daire 2019/1612 E. 2024/1328 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2019/1612 E. 2024/1328 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2019/1612 Esas 2024/1328 Karar 19.03.2024
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/1612 E.,  2024/1328 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/1612
Karar No:2024/1328

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Petrol Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurumu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/06/2009 tarihinde yapılan denetimde, Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 25/06/2009 tarih ve 2145-1 sayılı Kurul kararına aykırı olduğundan bahisle 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ile aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca 56.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesi’nce verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ... Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü tarafından, davacı şirket hakkında 28/06/2009 tarihinde, 95 oktan kurşunsuz benzin alan bir müşterinin kendisine tavan fiyat olan 3,05-TL'nin üstünde 3,21-TL'den akaryakıt satışı yapıldığı yönünde şikâyette bulunması üzerine, davacı hakkında 134.400,00-TL tutarında idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği, işlemin iptali talebiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce 11/04/2013 tarih ve E:2011/3492, K:2013/1029 sayılı kararıyla, "Bakılan uyuşmazlıkta, davacının, Kurul tarafından belirlenen bayi tavan fiyatı üzerinde satış yaparak mevzuata aykırı şekilde faaliyette bulunduğu sabit olmakla birlikte, tek başına bu eylemin, tavan fiyat uygulamasının engellenmesi veya engellenmeye çalışılması sonucunu doğurmayacağı gibi, davacının piyasaya yön verebilecek kapasitede bir bayi olup olmadığı veya başka bayilerle işbirliği içerisinde hareket ederek uygulamaya engel olmaya çalışıp çalışmadığı yönünde başka bir tespit de bulunmadığı dikkate alındığında, münferit bir eylem nedeniyle Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca işlem tesis edilmesinde, eylemle ceza arasında denklik bulunmadığından, dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk görülmemiştir." şeklindeki gerekçeyle işlemin iptaline karar verildiği, kararın kanun yolu aşamalarından geçerek kesinleştiği, bunun üzerine davalı idarece dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının tesis edildiği, işbu işlemin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı;
Danıştay kararı çerçevesinde başlatılan soruşturma sonucunda dava konusu işlemin tesis edildiği, Danıştay kararında Kurul tarafından belirlenen bayi tavan fiyatı üzerinde satış yaparak mevzuata aykırı şekilde faaliyette bulunulduğunun sabit olduğu ancak münferit bir eylem nedeniyle Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca işlem tesis edilmesinde, eylemle ceza arasında denklik bulunmadığı tespitine yer verildiği, davacı firmaya ait akaryakıt istasyonunda tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapılması eyleminin, ticari faaliyetin lisans ile tanınan haklar ve diğer mevzuatta yer alan hususlar çerçevesinde yerine getirilmesi gerektiği şeklindeki hükümlere aykırı olduğu, diğer bir ifadeyle Kurul tarafından belirlenen fiyat üzerinde akaryakıt satışı yapılması eyleminin lisans ile tanınan haklar kapsamında yer almadığı, dolayısıyla tesis edilen dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu fiil hakkında daha önce verilen idarî para cezasının yargı kararıyla iptal edilip kesinleştiği, kesinleşen yargı kararı bulunmasına rağmen yeniden idarî para cezası verildiği, ayrıca zamanaşımı süresinin de dolduğu, iddialarının mahkemeler tarafından incelenmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 28/06/2009 tarihinde yapılan denetimde, Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapıldığı tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 3. maddesinin dokuzuncu fıkrası ile aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına ve Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile ... tarih ve... sayılı Kurul kararına aykırı olduğundan bahisle 56.000,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:

5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun "Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, "Lisans, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konularda taahhütlere girişilmesi haklarını verir. Lisans ile tanınan haklar; bu Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılır." kuralına yer verilmiştir.
Dava konusu işleme ilişkin fiil tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 5015 sayılı Kanun'un "İdari para cezaları" başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, "4. madde hükümlerinin ihlâli" hâlinde sorumlulara iki yüz elli bin Türk Lirası idarî para cezası verileceği; aynı maddenin üçüncü fıkrasında, "Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin Türk Lirasından elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir." kuralı yer almış, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, bayiler için yukarıda yer alan cezaların beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun "Kanunîlik ilkesi" başlıklı 4. maddesinde, "Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı ancak kanunla belirlenebilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
5326 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan kuralına göre, kanunda veya idarenin genel ve düzenleyici işlemlerinde tanımlanabilen kabahatin karşılığı olan idarî yaptırımın ve miktarının mutlaka ilgili kanununda belirtilmiş olması, ilgilisine de bu kabahatinin karşılığı olan idarî yaptırımın uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla, idarî yaptırım uygulamaya yetkili idareler tarafından, yaptırım kararı alınmadan önce mevzuata aykırı fiilin ne olduğu ve kanunun hangi maddesinin ihlâl edildiği tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve bundan sonra fiilin karşılığı olan kanunda belirtilen idarî yaptırımın uygulanmasına karar verilmelidir. Başka bir anlatımla fiil ile uygulanan idarî yaptırım örtüşmeli ve ilgilisine kanunda karşılığı olmayan veya fiil ile örtüşmeyen bir idarî yaptırım uygulanmamalıdır.
5015 sayılı Kanun'un 4. maddesindeki düzenlemenin, lisans sahiplerinin genel nitelikli hak, kısıtlama ve yükümlülüklerine ilişkin olduğu; anılan maddenin birinci ve ikinci fıkralarında, lisans sahiplerine, lisans hangi faaliyete (rafinerici, dağıtıcı, işleme, bayilik v.b) ilişkin olarak verilmişse, sadece buna ilişkin alanda piyasa faaliyetinde bulunabilecekleri ve lisans ile tanınan hakların 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılacağının belirtildiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait tesiste 28/06/2009 tarihinde yapılan denetimde, Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde fiyatla akaryakıt satışı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca "4. madde hükümlerinin ihlali" gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu Kurul kararına dayanak teşkil eden 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinin, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu görülmektedir.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin 18. maddesinde, lisansın, sahibine lisansta yer alan faaliyetin yapılması ile bu konuda taahhütlere girişilmesi haklarını verdiği ve lisansla tanınan hakların, ilgili mevzuatta kayıtlı hususların yerine getirilmesi koşuluyla kullanılabileceği açıklandıktan sonra, 37. maddesinde bayilik lisansı kapsamında yürütülecek faaliyetlere yer verilmiş; 38. maddesinde ise, bayilik lisansı sahiplerinin yükümlülüklerinin neler olduğu belirtilmiştir.
Bu kapsamda, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, bayilik lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "Kurumca belirlenen tavan fiyatın üzerinde akaryakıt satışı" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi mümkün değildir.
Zira, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına gelecektir ki, bu durum 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği gibi, kanunîlik ilkesine de aykırılık oluşturacaktır.
Bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, maddede belirtilenlerin dışında, bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlâli hâlinde verilecek olan idarî para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin üçüncü fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacaktır ki, bu durum da kanunîlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir.
Bu durumda, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle davacıya idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, davalı idarece, fiil tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat kuralları dikkate alınmak suretiyle davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilebileceği açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 19/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın