13. Daire 2018/480 E. 2023/5128 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

13. Daire 2018/480 E. 2023/5128 K. — Danıştay Kararı

13. Daire 2018/480 Esas 2023/5128 Karar 29.11.2023
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2018/480 E.,  2023/5128 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/480
Karar No:2023/5128

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av....

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Kurulu
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının iştiraki olan ...Süt Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin (...) sermayesini oluşturan payların %40’nın satılması hususundaki 24/06/2015 tarihli protokolün Özel Durumlar Tebliği’nin (Seri:II, No:15.1) 5. ve 23. maddesi uyarınca Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda özel durum açıklaması ile duyurulmadığından bahisle 24.672,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirket ile ... arasında, şirket tarafından S.D.'den satın alınan ... sermayesinin %40'ına tekabül eden payın ödemesi yapılmamış olan %14,25'lik kısmı nedeniyle şirketin gecikme tazminatı ödenmeksizin, satın aldığı payların tamamının S.D. tarafından geri alınmasına ilişkin düzenlemeler içeren bir sözleşmenin 24/06/2015 tarihinde akdedildiği, ancak anılan sözleşmenin içsel bilgi niteliğinde olmasına rağmen özel durum açıklamasıyla derhâl kamuya duyurulması gerekirken kamuya duyurulmadığı, anılan sözleşmenin şirket tarafından 29/07/2015 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına ilişkin özel durum açıklaması ekinde yer alan toplantı tutanağı ile kamuya açıklandığı;
Bu itibarla, içsel bilgi niteliğinde olan 24/06/2015 tarihinde akdedilen sözleşmenin, özel durum açıklamasıyla derhâl kamuya açıklanması gerekirken davacı şirketin bu yükümlülüğe uymadığı hususunun açık olduğu, dava konusu idarî işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, davacı şirket tarafından, sözleşmenin 8. maddesi gereği sözleşme düzenlemelerinin icrasının ileri bir tarih içermesi nedeniyle derhâl yayınlanması zorunluluğu bulunmadığı ileri sürüldüğü, ancak payların satılması yönünde karar alınmış olmasının içsel bilgi niteliğinde olduğu ve derhâl açıklanması gerektiği, icrasının ileri bir tarih içermesi ise bu yükümlülüğü yürürlüğe girdiği tarihte açıklanması gerektiği anlamı taşımadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, duyurulması öngörülen protokün içsel bilgi niteliğinde olmadığı, değerlendirme aşamasında olan bir sözleşmenin açıklamasının gerekmediği, şartların gerçekleşmemesi hâlinde sözleşmenin geçerli olmayacağı, genel kuruldan onaylanmasının akabinde açıklama yapıldığı, iddialar incelenmeksizin hüküm kurulduğu, savunma dilekçesinin eklerinin tebliğ edilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın