İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rekabet Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının, 09/03/2015 tarihinde Türk Eczacıları Birliği (TEB) merkezinde yapılan yerinde inceleme sırasında talep edilen sözlü açıklamaların, TEB Genel Sekreteri'nce temsile yetkili olmadığından bahisle yapılmaması nedeniyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 16. maddesinin (c) bendi uyarınca 16.765,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Kurul'un, istenen bilgilerin hiç verilmemesi, eksik, yanlış veya yanıltıcı olarak verilmesi hâllerinde teşebbüs veya teşebbüs birliklerine idari para cezası verebileceği, TEB Genel Sekreteri tarafından, yerinde inceleme sırasında sözlü olarak cevaplanması istenilen soruların cevaplanmaması ve yazılı olarak istenildiği takdirde gereken cevapların yazılı olarak verileceğinin belirtilmesinin, 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesinde belirtilen anlamda açıklama yapmama ve bilgi ve belge vermeme olarak değerlendirilemeyeceği, TEB Genel Sekreteri'nin yetkilerinin sınırlı olduğu, Türk Eczacıları Birliği Yönetmeliği uyarınca, Genel Sekreter'in görev ve yetkileri arasında "TEB Merkez Heyeti'nce uygun görülecek yazıları hazırlamak veya hazırlattırmak, TEB Merkez Heyeti'ne gelen yazıları cevaplandırmak" hususlarına yer verildiği, dolayısıyla Genel Sekreter'den sözlü olarak istenilen bilgileri verme yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, davacı nezdinde yapılan yerinde incelemede Genel Sekreterin sözlü bilgi vermediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu olayda raportörlerce istenen bilgi ve belgelerin, SGK ile imzalanmış protokoller, yurt dışından ilaç temini sürecinin işleyişi, ilaç üreticileriyle imzalanmış sözleşmeler gibi yalnızca TEB Merkez Heyeti'nce sunulması gerekmeyecek somut, yorum gerektirmeyen, bağlayıcılığı bulunmayan, net veriler olduğu, Danıştay kararı gerekçe gösterilerek bilgi ve belge verilmekten kaçınılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğu, Türk Eczacıları Birliği Yönetmeliği uyarınca TEB Merkez Heyeti'nin vereceği yetki ve sınır içinde kalmak koşulu ile gerekli belge ve yazıları imzalamanın Genel Sekreter'in görevi olarak düzenlediği, Genel Sekreter'in kendisine tanınan imza ve inisiyatif yetkisi içerisinde kalan bu alana ilişkin Mahkeme kararında değerlendirme yapılmadığı; davacı tarafından, Kurul kararında her ne kadar iki farklı idari para cezası varmış gibi gözükse de bu cezalar arasında sebep sonuç ilişkisi bulunduğu, Kurul'un iki idari para cezasını aynı karar altında değerlendirmesinin de bu bağlantıya kanıt olduğu, iki idari para cezasının farklı dosyalar altında yargılanması nedeniyle her iki dosyanın da tek hâkimle incelendiği, aynı işlem için iki farklı dava açılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, idari para cezalarına konu olan olayların birbirinden tamamen farklı olduğu, her iki olayda talep edilen bilgi ve belgelerin birbirinden farklı olduğu, ayrı ayrı verilen idari para cezaları için yargılamanın da ayrı yapılması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurularının reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.