12. Daire 2024/2964 E. 2024/3838 K. — Danıştay Kararı
12. Daire 2024/2964 Esas 2024/3838 Karar 07.10.2024
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2964 E., 2024/3838 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2964 Karar No : 2024/3838
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) : ...
2- (DAVALI) : ...Kurumu Başkanlığı VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem:... Kurumunda müşavir avukat olarak görev yapmakta iken istifa etmek suretiyle ayrılarak hakim adayı olarak atanan davacının, kıdem tazminatı ödenmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 26/05/2014 tarihli işlemin iptali ile tazminatının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 02/03/2022 tarih ve E:2018/7129, K:2022/826 sayılı bozma kararına uyularak; davacının, davalı idaredeki müşavir avukatlık görevinden idari yargı hakimlik sınavını kazanması sebebiyle ayrıldığı, ... tarih ve ... sayılı Adalet Bakanlığı yazısı ile mülakatı kazanması durumunda, sicil, disiplin başarı durumu ve muvafakat verilip verilmeyeceğinin sorulduğu, davalı idarece bu muvafakat talebine herhangi bir cevap verilmediği, davacının muvafakat taleplerinin kabul görmemesi üzerine hakimlik stajına başlayabilmek için istifa etmek zorunda kaldığı, bu haliyle davalı idarece iş akdini sonlandırmak için haklı sebep oluşturulduğu; kaldı ki, 28/03/2013 tarihinde görevinden ayrılan davacının hemen ertesi gün arada bir boşluk bırakmadan 29/03/2013 tarihinde Adalet Bakanlığı bünyesinde hakimlik stajına başladığı, kamu görevine bir başka kamu kurumunda devam etmek iradesiyle istifa eden ve istifa ettiği gün itibarıyla ara vermeksizin yeni görevine başlayan davacının önceki kamu görevinden gerçek anlamda bir istifa ile ayrıldığının kabul edilemeyeceği, bu durumun haklı sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği, anılan döneme ilişkin kıdem tazminatının davacının anayasal ve yasal hakkı olduğu ve ödenmesi gerektiğinin açık olduğu, bu istemle yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal hakkının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİALARININ ÖZETİ : 1- Davacı tarafından, iş bu idari yargılamanın 10 yıldır devam ettiği dikkate alınarak Mahkeme kararındaki yasal faiz uygulanmasına yönelik hükmün, Anayasa Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak temyizen düzeltilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Davalı idare tarafından, kurumun her türlü personelinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, davacının tek taraflı istifa iradesiyle ayrıldığı için kıdem tazminatını hak edecek şekilde ayrılmadığı, ayrıca muvafakat verilmesi işleminin münhasıran 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na özgü bir müessese olduğu, 4857 sayılı İş Kanunu ve ilgili mevzuatında bu minvalde bir düzenleme bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : 1- Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. 2- Davalı idare tarafından, kurumun her türlü personelinin özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, tek taraflı istifa iradesiyle ayrıldığı için kıdem tazminatını hak edecek şekilde ayrılmadığı, davacının temyiz başvurusu esnasındaki enflasyon farkı talebinin dava dilekçesi muhtevasında bulunmaması nedeniyle iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında bulunduğu, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı idarenin duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.