10. Daire 2024/1109 E. 2025/6413 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2024/1109 E. 2025/6413 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2024/1109 Esas 2025/6413 Karar 23.12.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/1109 E.,  2025/6413 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/1109
Karar No : 2025/6413

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Ticaret ve San. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Belediye Başkanlığı / ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... ada, ... sayılı parselin maliki olan davacı şirket tarafından, taşınmazın imar planı ile tanınan Hmax:60 m yükseklik hakkının kullanılabilmesi için mania yükseklik kotunun minimum 920.72 metre, maksimum 935.90 metre olarak güncellenmesi amacıyla gölgeleme çalışması yapılmasına ilişkin başvurunun, alanın 895-915 metre mania plan kotları arasında kaldığından bahisle reddine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Havacılık Komutanlığının ... tarihli ve E-... sayılı işlemi ile mania hattının 895-915 metre olarak belirlenmesine ilişkin Güvercinlik Askeri Hava Alanı Mania Planının dava konusu parsele ilişkin kısmının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığın teknik bir konudan kaynaklanmasına rağmen keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiği, dosyaya sunulan uzman raporuna göre dava konusu işlemin teknik olarak hatalı değerlendirmeler içerdiği, gölgeleme çalışmasının uçuş emniyetini ihlal etmesinin fiziken mümkün olmadığı, ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

KARŞI_TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı Milli Savunma Bakanlığı ve Yenimahalle Belediye Başkanlığı tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, maliki olduğu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan taşınmazın imar planı ile tanınan Hmax:60 m yükseklik hakkının kullanılabilmesi için mania yükseklik kotunun minimum 920.72 metre, maksimum 935.90 metre olarak güncellenmesi amacıyla hazırlatılan gölgeleme çalışmasının ilgili komutanlıklara iletilmesi için 29/11/2021 tarihli dilekçe ile Yenimahalle Belediye Başkanlığına başvuruda bulunulmuştur.
Yenimahalle Belediye Başkanlığının ... tarihli ve E-... sayılı yazısı ile davacının başvurusu Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Havacılık Komutanlığına gönderilmiştir.
Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Havacılık Komutanlığının ... tarihli ve E-... sayılı işlemiyle; dava konusu parselin Güvercinlik Askeri Havaalanı Mania Planına göre konik yüzeyde 895-915 metre mania plan kotları arasında kaldığı, Güvercinlik Meydan Talimatına göre çift motorlu uçakların ... istikametindeki kalkışı sonrası uyguladığı tırmanış/ayrılış koridoru ve ... istikametindeki yaklaşma/alçalma koridoru yer izinin altında yer aldığı, MİT NOTAM'ı, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Tahditli Sahası (LTR-9) ve artan dikey yapılaşma sebebiyle bu uçuş paternlerinin değiştirilmesinin halihazırda mümkün olmadığı, hava aracının olası bir motor arızası durumunda ilgili parsel üzerinde olabileceği irtifanın yaklaşık 3020 feet (920 metre) olduğu ve bu irtifanın talep edilen kot yüksekliklerinin altında kaldığı, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Ek (Annex) 14 Havaalanları Cilt 1 Havaalanı Tasarımı ve İşletimi Dokümanının 4.2.4. maddesinde; ''Yeni yapılar veya mevcut yapıların uzantılarına, ilgili otoritenin görüşüne göre yapı, mevcut kaldırılamaz bir yapı tarafından gölgeleneceği veya havacılık çalışması sonucunda uçakların operasyonlarının emniyetini olumsuz etkilemeyeceği veya düzenliliğini önemli ölçüde etkilemeyeceği durumlar haricinde, konik ve iç yatay yüzey üzerinde izin verilmemelidir.'' hükmünün yer aldığı, sonuç olarak havacılık kazalarının % 43'ünün uçuşun kalkış/tırmanış safhasında meydana geldiği dikkate alındığında talep edilen kot yüksekliğinin uçuş emniyetini olumsuz etkileyeceğinden ilgili parselde gölgeleme çalışması yapılmasının uygun bulunmadığı, söz konusu parselde inşa edilebilecek yapıların azami yüksekliklerinin mania kot değerleri olan deniz seviyesinden itibaren 895-915 metre, zemin seviyesinden itibaren yaklaşık 15-35 metre olduğu Yenimahalle Belediye Başkanlığına bildirilmiştir.
Yenimahalle Belediye Başkanlığının ... tarihli ve E-... sayılı yazısı ile Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Havacılık Komutanlığının cevabının davacı şirkete bildirilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun, ''Uçuş yasakları ve sınırlamaları'' başlıklı 7. maddesinde, ''Cumhurbaşkanı, kamu düzeni ve emniyet mülahazaları ile veya askeri sebeplerle geçici veya devamlı bir tedbir olarak, Türk hava sahasının tamamını veya belirli bölümünün kullanılmasını veya muayyen bölgeler üzerinden uçuşu yasak edebilir veya sınırlayabilir. Uçuş güvenliğini sağlamak amacı ile Genelkurmay Başkanlığı ve Ulaştırma Bakanlığınca konulacak diğer tahditler, bu hükme tabi olmaksızın Ulaştırma Bakanlığınca uygulanabilir.'';
''Hava yolları ve havaalanlarına ait sınırlamalar'' başlıklı 8. maddesinde, ''Türk hava sahasında uçuş yapmak hakkını haiz hava araçları ile diğer hava araçlarının izleyecekleri uçuş yolları ve kullanacakları hava alanları, Genelkurmay Başkanlığı ile gerekli koordinasyon yapılmak suretiyle, Ulaştırma Bakanlığınca belirlenir.'';
''İnşaat sınırlamaları'' başlıklı 47. maddesinde, ''...Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ilgili kuruluşların da görüşlerini alarak havaalanları için yukarıda değinilen hususları kapsayan planları ve kuralları hazırlar ve yayımlar. Türk Silahlı Kuvvetlerine ait havaalanlarından sivil hava ulaşımına açık havaalanlarına ilişkin inşaat sınırlamalarına ait planların yapılması, yayımlanması, takip esasları ve sorumlu kuruluşlar Millî Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığınca belirlenir. Sivil hava ulaşımına açık olmayan yalnızca askerî kullanımda olan havaalanlarında ise Millî Savunma Bakanlığı, ilgili kuruluşların da görüşünü alarak bu havaalanları için yukarıda değinilen hususları kapsayan planları ve kuralları hazırlar ve yayımlar. Yeni yapılacak askerî havaalanları hakkında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının görüşü alınır.'';
48. maddesinde, ''47 nci maddede konulan sınırlamalar, 5/6/1945 tarih ve 4749 sayılı Kanunla onaylanan Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasının eklerinde zikredilen standart ve tavsiyelerin altında olamaz.'' hükümlerine yer verilmiştir.
Genelkurmay Başkanlığının 10/10/2000 tarihli Askerî Hava Alanı Mania Plânı Kapsamında Kalan Bölgelerde Yapılacak İnşaatlar İçin Uygulama Talimatının 4. maddesinde; "Mania" kavramı, "Mania plânında mania tahdit yüzeyleri ile belirtilen irtifa limitlerini geçen doğal veya yapay her türlü yükseltilerdir.", "Mania Plânı", "Havaalanları çevresinde hava araçlarının emniyette uçabilmelerine imkân verecek şekilde manialardan arındırılmış bir hava sahası belirleyerek muhafaza etmek ve oluşacak manialar nedeniyle hava alanının kullanılmaz hâle gelmesini önlemek amacıyla, bir seri mania tahdit yüzeylerinin belirtildiği plânlardır.", "Mania Tahdit Yüzeyi", "Hava alanı ve çevresini içine alan mania plânında, manialar tarafından ihlâl edilmemesi istenen bölgelerin sınırlarını ve bu bölgelerde yapılaşma müsaade yüksekliklerini gösteren düzlemlerdir.", "Mania Tepe Noktası", "Maniaların en yüksek noktasıdır.", "Gölgeleme Prensibi", "Sabit kalacağı düşünülen doğal ve yapay engellerin etrafındaki alanlarda, belirlenen kriterlere göre ilâve yapılaşmalara müsaade etme prensibidir." tanımlarına yer verilmiş, 6. maddesinde; mania plânları hudutları içerisinde kalan, doğal ve yapay manialara, aşağıdaki esaslara göre gölgeleme metodu uygulanacağı belirtildikten sonra, a- Pist Uzantısı Tahdit Yüzeyinin, (İniş ve Tırmanma) pist başı ve sonundan itibaren ilk 3000 metrelik kısmı içerisinde mevcut doğal veya yapay manialar için gölgeleme prensibi uygulanmayacağı, bu bölümlerde yapılaşmanın mania plânının izin verdiği ölçülerde olacağı, b- Pist Yanal Tahdit Yüzeyinin, pist kaplama sahasının bitiminden itibaren her iki yöne ilk 1000 metrelik kısmı içerisinde, mevcut doğal veya yapay manialar için gölgeleme prensibi uygulanmayacağı, bu bölümlerde yapılaşmanın mania plânının izin verdiği ölçülerde olacağı, ç. Mania planları hudutları içerisinde kalan gölgelemeye esas alınacak yapay maniaların, 16 Ekim 2000 tarihinden önce yapılmış bina vb. tesisler olduğu, bu maniaların, yetkili komutanlıklar tarafından ilgili meydan komutanlıkları ile koordine edilerek belirlendiği, d. Mania Tahdit Yüzeylerini ihlal eden doğal ve yapay manialarda, mania tepe noktası kotu esas alınarak pist istikametinde % 10 (azalan) eğimi geçmeyecek şekilde, bina yapılmasına izin verildiği hükme bağlanmış, 7. maddesinde ise; "Mania tahdit yüzeyini aşmış ve tamamen şehirleşmiş bölgelerde, arada kalan parsellere, mevcut yapılaşma dokusu dikkate alınarak bina yapılmasına izin verilir…'' hükmü yer almıştır.
2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanununun 47. maddesine ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığının ''Havaalanlarında yapılacak havacılık çalışması ve gölgeleme talimatı (SHT-HÇG)''na dayanılarak hazırlanan Sivil Hava Ulaşımına Açık Olmayan Yalnızca Askeri Kullanımda Olan Türk Silahlı Kuvvetlerine Ait Havaalanlarında Emniyet Standartları Kapsamında Yapılacak Olan Havacılık Çalışmaları ve Gölgeleme Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslara Yönelik Talimatın, ''Tanımlar ve Kısaltmalar'' başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasında, ''a. Gölgeleme: Havaalanları çevresinde yapılacak olan yeni inşaatların yapımının yasaklanmasının gerekliliğini azaltmak amacıyla gölgeleyen mânianın en üst noktasını geçmemek şartıyla yeni yapılaşmalara izin verilmesini sağlamak ve maksimum yapı yüksekliklerini belirlemek amacıyla yapılan çalışmayı, b. Gölgeleyen mânia: Gölgeleme çalışması için esas alınan ve gölgeleme sonucunda yeni oluşacak yapılar için gölgeleyen durumunda olan mevcut mâniayı, h. Mânia: Hava araçlarının yer hareketleri için kullanılan yüzeylerde bulunan veya seyir halindeki hava aracının korunması için belirlenmiş yüzeyleri aşan ya da bu yüzeylerin dışında bulunan ancak hava seyrüseferine bir tehlike oluşturduğu değerlendirilen bütün geçici, sabit ya da hareketli cisimleri veya bunların bir kısmını, ı. Mânia planı: Milli Savunma Bakanlığı Harita Genel Komutanlığınca; Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) Ek-14 "Havaalanları Cilt:t Havaalanı Tasarımı ve İşletimi''nde yer alan mânia sınırlama yüzeylerine ilişkin ilgili meydan komutanlıklarınca tespit edilen ve ilgili kuvvet komutanlıklarınca onaylanan kriterler çerçevesinde, havaalanları çevresindeki yapılaşma kriterlerini belirlemek üzere hazırlanan, Milli Savunma Bakanlığınca onaylanan ve uygulanmak üzere ilgili valilik, ilgili kuvvet komutanlığı, ilgili meydan komutanlığı ve ilgili mevzuat kapsamında her tür ve ölçekteki imar planlarını yapma ve/veya yaptırma ya da ruhsat vermeye yetkili kurum ve kuruluşlar ile ilgili diğer tüm kuruluşlara gönderilen planı, i. Mevcut mânia: Yürürlükte olan mânia planı yayımlanmadan önce, ilgili mevzuat kapsamında her tür ve ölçekteki imar planlarını yapma ve/veya yaptırma ya da ruhsat vermeye yetkili kurum ve kuruluşlarca ilgili mevzuat ve varsa ilgili mânia planı çerçevesinde inşaat ruhsatı verilmiş olan, ancak mânia planı yapımından sonra mânia oluşturan yapıyı ... ifade eder.''; anılan maddenin 2. fıkrasında, ''Bu talimatta geçen; (yaklaşma yüzeyi, kalkış ve tırmanış yüzeyi, konik yüzey, iç yatay yüzey, geçiş yüzeyi gibi) mânia sınırlama yüzeylerinin tanımları ve özellikleri, Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) Ek-14 ''Havaalanları Cilt:1 Havaalanı Tasarımı ve İşletimi''nde belirtildiği şekildedir.''; ''Gölgeleme çalışmasının yapılabileceği durumlar'' başlıklı 5. maddesinde; ''(1) Gölgeleme çalışması, havaalanları çevresinde yapılacak olan yeni inşaatların yapımının yasaklanmasının gerekliliğini azaltmak amacıyla, gölgeleyen mânianın en üst noktasını geçmemek şartıyla yeni yapılaşmalara izin verilmesini sağlamak ve maksimum yapı yüksekliklerini belirlemek amacıyla yapılır. (2) Gölgeleme; mevcut mânianın veya doğal arazinin, Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) Ek-14 ''Havaalanları Cilt:1 Havaalanı Tasarımı ve İşletimi'' ninde ISAO-Ek-44'te tanımlanan mânia sınırlama yüzeylerinden yaklaşma, kalkış-tırmanış, iç yatay ve konik yüzeyden birini veya birkaçını ihlal ettiği durumlarda, Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonu (ICAO) Ek-14 ''Havaalanları Cilt:1 Havaalanı Tasarımı ve İşletimi''nde bu bölge için gölgeleme yapılabileceğine dair bir hüküm olması şartıyla uygulanabilir. Geçiş yüzeyi içerisinde gölgeleme çalışması yapılamaz. (3) Gölgeleme çalışması yalnızca bir veya bir kaç yeni yapının yapılmasına izin vermek amacıyla değil, belirli bir bölgeyi kapsayan alanlardaki yeni yapılaşmalara izin vermek için yapılır. Ancak, belirgin bir şekilde mevcut mânialarla çevrilmiş parsellerde bir veya bir kaç yeni yapının yapılmasına izin vermek amacıyla da gölgeleme çalışması yapılabilir. (4) Bu talimat kapsamında yapılacak olan gölgeleme çalışmaları; hava seyrüseferinin veya havaalanına hizmet veren elektronik sistemlerin yayın performansını olumsuz etkilediğinin veya etkileyeceğinin tespit edilmesi halinde yapılamaz. (5) Enerji nakil hattı, baz istasyonu, anten, direk, ağaç, rüzgar enerji santrali gölgeleyen mânia olarak kabul edilemez.''; ''Gölgeleme çalışması için başvuru ve başvurunun değerlendirilmesi'' başlıklı 7. maddesinde, ''(1) Gölgeleme çalışması yapılabilmesi için, talep sahibi gölgeleme yapılması düşünülen bölgeye ait bilgi ve planları da içeren bir resmi yazı ile Milli Savunma Bakanlığına bilgi vererek, meydan komutanlığına başvuruda bulunur. (2) Yapılan başvuru, incelenmesi maksadıyla ilgili kuvvet komutanlığına gönderilir. İlgili kuvvet komutanlığı veya ilgili meydan komutanlığı gerek görmesi halinde talep sahibinden ek bilgi ve belgeler talep edebilir. İlgili kuvvet komutanlığı tarafından başvuru yapılan bölgede yapılacak olan gölgeleme çalışması kapsamının beşinci maddede yer alan hükümlere uygun olduğunun tespiti halinde, Mili Savunma Bakanlığına bilgi verilerek gölgeleme çalışması başlatılır.'' düzenlemelerine yer verilmiştir.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Ek (Annex) 14 Havaalanları Cilt 1 Havaalanı Tasarımı ve İşletimi Dokümanının 4.2.4. maddesinde, ''Yeni yapılar veya mevcut yapıların uzantılarına, ilgili otoritenin görüşüne göre yapı, mevcut kaldırılamaz bir yapı tarafından gölgeleneceği veya havacılık çalışması sonucunda uçakların operasyonlarının emniyetini olumsuz etkilemeyeceği veya düzenliliğini önemli ölçüde etkilemeyeceği durumlar haricinde, konik ve iç yatay yüzey üzerinde izin verilmemelidir.'' kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü yer almaktadır.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde, "Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmü yer aldığından; sunulan bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek yeterlikte olmaması veya taraflarca yapılan itirazları karşılamaması halinde bilirkişilerden ek rapor istenilebileceği veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi verilen rapor dikkate alınmadan uyuşmazlığın çözümüne engel bir düzenlemenin bulunmadığı da açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden, uyuşmazlığın, davacı şirkete ait Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... ada, ... sayılı parselde bulunan taşınmazın imar planı ile tanınan Hmax:60 m yükseklik hakkının kullanılabilmesi için Güvercinlik Askeri Havaalanı mania yükseklik kotunun minimum 920.72 metre, maksimum 935.90 metre olarak güncellenmesi amacıyla gölgeleme çalışması yapılmasına ilişkin başvurunun, alanın 895-915 metre mania plan kotları arasında kaldığından bahisle reddine ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kara Havacılık Komutanlığının ... tarihli ve E-... sayılı işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından, maliki olduğu taşınmaza yönelik gölgeleme çalışmasının uçuş emniyetini ihlal etmesinin fiziken mümkün olmadığı, taşınmazının çevresinde halihazırda mevcut mania kabul edilen daha yüksek binaların bulunduğu, dava konusu işlemin teknik olarak hatalı değerlendirmeler içerdiği ileri sürülmektedir. Dolayısıyla uyuşmazlığın çözümü, davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik gölgeleme çalışmasının havacılık mevzuatına ve kamu yararına uygun olup olmadığının, uçuş emniyetini ihlal edip etmediğinin, davalı idare tarafından talebin reddedilmesine gerekçe olarak gösterilen hususların teknik olarak yerinde olup olmadığının tespit edilmesine bağlıdır.
İdare Mahkemesince, her ne kadar söz konusu mania planı ile belirlenen kriterlerin dava konusu parsele yönelik olarak değiştirilmesi durumunda uçuş emniyetinin olumsuz etkileneceği hususunda yeterli teknik verilerin mevcut olduğunun görüldüğü gerekçesiyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmış ise de yukarıda belirtildiği üzere söz konusu hususların değerlendirilmesinin teknik ve uzmanlık gerektiren bilgi gerektirdiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, idare mahkemesince, tarafların iddiaları da dikkate alınmak suretiyle, davacının maliki olduğu taşınmaza yönelik gölgeleme çalışmasının uçuş emniyetini olumsuz etkileyip etkilemediği hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Bu nedenle, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla, Uçak Mühendisi / Havacılık ve Uzay Mühendisi, Şehir ve Bölge Plancısı, Harita Mühendisi bilirkişilerin katılımıyla oluşturulacak heyet marifetiyle yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde sunulacak rapor da dikkate alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki idare mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2025 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı usul ve yasaya uygun olup, onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın