10. Daire 2022/4181 E. 2025/2740 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2022/4181 E. 2025/2740 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2022/4181 Esas 2025/2740 Karar 27.05.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4181 E.,  2025/2740 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4181
Karar No : 2025/2740

DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ...
2- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin, 2. maddesinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g) ve (i) bentlerinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.

DAVACININ_İDDİALARI_ : Davacı Oda tarafından, "radyasyon onkolojisi hizmetleri"nin dava konusu Yönetmeliğin amaç, kapsam maddesi ile diğer hükümleri arasında açıkça belirtilmediği, bu durumun "radyasyon onkolojisi hizmetleri" uygulamalarında hangi kuralların uygulanacağı konularında boşluklar yarattığı, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesinde anılan madde ile verilen sağlık izninin kısıtlanması için bir yönetmelik hazırlanacağına dair bir hükmün olmadığı, 3153 sayılı Kanun'un 3. maddesinin dava konusu Yönetmeliğin dayanak maddesi olamayacağı, Yönetmelikte, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihazının bulunduğu ve doğrudan radyasyona maruz kalınan alanın tanımlandığı ancak kumanda makinesinin bağlantılı olduğu alanın belirtilmemiş olduğu, denetimli alan ve gözetimli alan tanımlarıyla riskli bir durum yaratıldığı, dava konusu Yönetmelik ile Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği arasında açıkça çelişkiler olduğu, "radyasyon onkolojisi hizmetleri"nin ve bu hizmetlerde çalışanların dava konusu Yönetmelik hükümlerine tabi tutulmasının hukuka aykırı olduğu, Yönetmeliğin 7. maddesinde personelin sağlık ve dinlenme hakkı göz ardı edilerek, işin niteliğine aykırı bir düzenleme yapıldığı, Yönetmeliğin 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkraları ile Yönetmeliğe ekli Ek-2 İzin Tablosunun, 657 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile çeliştiği, anılan Kanun'da bir aylık sağlık izninin sınırlandırılması veya bölünerek kullandırılması veya sonraki yıl kullandırılması ile ilgili bir hüküm bulunmadığı, Yönetmelik ile sağlık izninin kullanılmasının zorlaştırıldığı, Yönetmeliğin sağlık izni ile ilgili maddesi ve Yönetmeliğe ekli Ek-2'yer alan sağlık izni tablosu ile üst hukuk normlarına aykırı şekilde düzenleme yapıldığı ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, dava konusu Yönetmeliğin iyonlaştırıcı radyasyon ve radyonüklit kullanılarak sağlık hizmeti sunulan kurum/kuruluşlar ile buralarda çalışan personeli kapsaması nedeniyle radyasyon onkolojisi hizmetlerinin sunulduğu sağlık kurum/kuruluşları ile buralarda görevli personelin kapsam dışında bırakılmadığı, herhangi bir hak mahrumiyeti ya da menfaatin kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, radyasyon onkolojisi hizmetlerinin özellikli alan olması nedeniyle Sağlık Bakanlığınca radyasyon onkolojisi hizmetlerine ilişkin mevzuat çalışmasının yürütülmekte olduğu, dava konusu Yönetmelik ile radyasyon doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlere ilişkin düzenleme yapılmadığı, Yönetmeliğin amaç, dayanak ve kapsam hükümleri bakımından bir hukuka aykırılık bulunmadığı, denetimli alan ve gözetimli alan tanımlarının Türkiye Atom Enerjisi Kurumu mevzuatında yer alan tanımlara paralel olarak yapıldığı, Radyasyon Güvenliği Tüzüğü hükümleri çerçevesinde sağlık izninin denetimli alanda çalışan personele uygulanmakta olduğu, dava konusu tanımların personele yönelik bir risk oluşturmadığı, Yönetmeliğin 7. maddesinin 3. fıkrasında yer alan vardiya ve nöbet usulü çalışmaya yönelik düzenlemenin ilk defa yapılan yeni bir düzenleme olmadığı, 2012 yılından beri mevzuat kapsamında uygulandığı, dava konusu Yönetmeliğin sağlık iznine ilişkin düzenlemeleri ile radyoloji hizmetleri dışında iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile hizmet sunulan cihazları kullanarak görevini ifa eden kardiyoloji, üroloji, gastroenteroloji, ortopedi ve travmatoloji uzman hekimleri ile bu işlemlerin yapıldığı esnada hazır bulunan diğer personelin de iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı çalışanı olarak kabul edildiği ve sağlık izninin kapsamı genişletilerek personel mağduriyetinin önüne geçildiği, dava konusu Yönetmelikten önceki uygulamalarda personelin, iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı cihaz ile çalıştığı sürenin 1 ila 365 gün aralığında kaç gün olduğuna bakılmaksızın 30 günlük sağlık iznini kullanabildiği, 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun’un Ek-1. maddesindeki haftalık 35 saatlik çalışma süresi ve bir takvim yılının 52 hafta olduğu dikkate alındığında, 35 saatx52 hafta=1840 saat olarak hesaplama yapılması gerekirken, personelin 30 günlük yıllık izin ve maksimum 30 günlük sağlık izni hakkı düşülerek, 1840 saat yerine 1500 saat üzerinden hesaplama yapıldığı, dolayısıyla 1500 saat iyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışan personelin, 42 haftalık fiili çalışma süresi ile 30 günlük sağlık izni kullanabildiği, tıbbi görüntüleme hizmetlerinde çalışan personelin takvim yılı içerisinde iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları içeren ve içermeyen birimlerde rotasyon yaparak da çalışabilmekte olduğu, bu nedenle dava konusu Yönetmelikte sağlık izni hesaplanırken iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışılmayan sürelerin dışarıda bırakılarak iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalınmayan süreler nedeniyle oluşabilecek iş gücü kayıplarının önüne geçilmesinin amaçlandığı, kamu yararı gözetilerek yapılan düzenlemede hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmelik, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılmış olduğundan, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin, 2. maddesinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g) ve (i) bentlerinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istenilmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 103. maddesinde, "… Hizmetleri sırasında radyoaktif ışınlarla çalışan personele, her yıl yıllık izinlerine ilaveten bir aylık sağlık izni verilir." hükmüne yer verilmiş; olup bu kural uyarınca İyonizan radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık personeli yıllık 30 gün sağlık izni (şua izni) kullanmak zorundadır. Bu hüküm, söz konusu personelin iyonizan radyasyona maruz kalmasından dolayı konmuştur. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu"nun 40. maddesinde de, radyoaktif ışınlarla çalışan personelin her 360 gün için 90 gün fiili hizmet süresi zammından yararlanmaları öngörülmüştür.
28/4/1937 tarih ve 3591 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3153 sayılı Radyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanununa 21/1/2010 tarih ve 5947 sayılı Kanunun 9. maddesiyle eklenen Ek Madde 1 de; "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilerek, radyasyonla çalışan personele yönelik belirtilen doz sınırlarının üzerinde radyasyona maruz kalma olasılığı gözetilerek Yasada öngörülen azami çalışma süresinden daha kısa çalışma süreleri belirlemesi ve doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirlerin Yönetmelikle belirlenmesi konusunda idareye yetki verilmiştir.
3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 2. ve 103. maddelerine dayanılarak hazırlanan ''İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmelik" 5530 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 26/04/2022 ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulmuş olup, bu Yönetmeliğin "Sağlık İzni" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; “Sadece İyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ve radyonüklitlerin kullanıldığı denetimli alanlarda çalışanlara yıllık izinlerine ilaveten sağlık izni verilir.
İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK -2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.”, 2. fıkrasında da, "Mobil röntgen veya skopi gibi hareketli cihazları kullanan İyonlaştırıcı radyasyon kaynağı ile çalışanlara verilecek sağlık izni süresi, bu çalışanların bir takvim yılı içerisinde denetimli alanlarda fiilen çalıştığı süreler dikkate alınarak bu Yönetmeliğin eki EK-2’de yer alan “Sağlık İzni Tablosu ”nda belirtilen çalışma süresine göre belirlenir.”, aynı maddenin 4. fıkrasında da, "Sağlık izni bölünemez, yıl geçişlerinde üst üste kullanılamaz ve diğer yıla aktarılamaz." kuralına yer verilmiştir.
Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren Kanunların ve Tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, Yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olmakta ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan almaktadır. Başka bir anlatımla normlar hiyerarşisi, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına gelmekte olup; bunun doğal sonucu olarak, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde genişletip daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemin kendinden önce gelen kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği kabul edilmektedir.
Buna göre, dava konusu Yönetmeliği çıkaran davalı idarenin, düzenleme yapma konusunda sahip olduğu takdir yetkisini yürütülen hizmetin özelliklerine uygun olarak kamu yararı ve hizmet gereklerini gözeterek üst hukuk normlarına aykırı olmayacak şekilde kullandığı kanaatiyle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu ve Onikinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'na 3619 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen Ek 1. madde uyarınca yapılan müşterek toplantıda, 2577 sayılı Kanunun 17. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşma için taraflara önceden bildirilen 27/05/2025 tarihinde, davacı Fizik Mühendisleri Odası vekili Av. ...'in mazereti nedeniyle gelmediği, davacı Odayı temsilen ... ve ...'ın geldiği, davalı Cumhurbaşkanlığı ve Sağlık Bakanlığı vekili Hukuk Müşaviri ...'in geldiği, Danıştay Savcısı ...'ın hazır olduğu görülerek açık duruşmaya başlandı.
Taraflara usulüne göre söz verilip, dinlenildikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alınarak, taraflara son kez söz verildikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
Davacı Oda tarafından, 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin, 2. maddesinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g) ve (i) bentlerinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan dava konusu İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin, 12/04/2023 tarih ve 7077 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 13/04/2023 tarih ve 32162 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesiyle yürürlükten kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 26/04/2022 tarih ve 31821 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 25/04/2022 tarih ve 5530 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla yürürlüğe konulan İyonlaştırıcı Radyasyon ve Radyonüklit Kullanılarak Sunulan Sağlık Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin 1. maddesinin, 2. maddesinin, 3. maddesinin, 4. maddesinin 1. fıkrasının (c), (d), (g) ve (i) bentlerinin, 7. maddesinin 3. fıkrasının, 8. maddesinin 1., 2., 3. ve 5. fıkralarının ve anılan Yönetmeliğin eki "Ek-2 Sağlık İzni Tablosu"nun iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
3. Posta gideri avansından artan tutarın, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 27/05/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın