10. Daire 2021/2206 E. 2025/506 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2021/2206 E. 2025/506 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2021/2206 Esas 2025/506 Karar 05.02.2025
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/2206 E.,  2025/506 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2206
Karar No : 2025/506

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hekim olan davacı tarafından, Özel Uncalı Meydan Hastanesinde görev yapmakta iken hakkında yürütülen ceza yargılamasında sahtecilik suçundan mahkum olduğundan bahisle 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 28. maddesi uyarınca çalışmasının sonlandırılmasına ilişkin Antalya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince hekimlerin icrayı sanattan men edilmesinin Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla mümkün olabileceği, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında farklı durumların düzenlendiği, anılan maddenin ikinci fıkrasının akıl hastalığı bulunan hekimlerin mesleğini icra edip edemeyeceklerine ilişkin düzenlemeler içerdiği, söz konusu maddenin birinci fıkrasında şekle ilişkin herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, yetki ve usulde paralellik ilkesi gereğince hekime çalışma iznini veren İl Sağlık Müdürülüğünün verilen iznin iptalinde de yetkili olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı hekim olup, ... Meydan Hastanesinde görev yapmaktadır.
Davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "dolandırıcılık" suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına; "resmi belgede sahtecilik" suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiş; anılan karar 24/05/2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Davalı idare tarafından, re'sen yürütülen incelemeler neticesinde davacının adli sicil kaydına rastlanması üzerine Sağlk Bakanlığından görüş istenilmiş, Sağlık Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E... sayılı görüş yazısında," hekimin mahkum olduğu suçun 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesinde hekimlik mesleğinin icrasına mani suçlar arasında sayılan sahtecilik suçu kapsamına girdiği, bu suçtan mahkumiyetin tabiplik mesleğinin ve görevinin icra edilmesini süresiz engellediği ve yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla giderilebilecek hak yoksunluklarından olmadığı, adı geçenin özel hastanede mesleğini icra etmesinin mümkün olmadığı" yönünde görüş bildirildiği, söz konusu görüş yazısına istinaden davacının özel hastanede çalışmasının sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, bunun üzerine bakılan dava açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
1219 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Hekimliği mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçlarından hapis cezasına mahkûm olmamak gerekir." hükmüne; aynı maddenin 2. fıkrasında, "İcrayı sanat etmesine mani ve gayrıkabili şifa bir marazı aklı ile malul olduğu bilmuayene tebeyyün eden tabipler, Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla icrayı sanattan menolunur ve diplomaları geri alınır" hükmüne yer verilmiştir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun "Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi" başlıklı 13/A maddesinin 1. fıkrasında, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir. Bunun için; Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları saklı kalmak kaydıyla,
a) Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren üç yıllık bir sürenin geçmiş olması,
b) Kişinin bu süre zarfında yeni bir suç işlememiş olması ve hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması, gerekir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1219 sayılı Kanun'un 28. maddesinin 1. fıkrasında, hekimlik mesleğinin icrası için, Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı beş yıl veya daha fazla süreyle ya da sahtecilik suçu da dâhil olmak üzere maddede sayılan bir kısım suçtan hapis cezasına mahkûm olmamak gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Anılan kuralla, toplum yararına hizmet etmeyi gerektiren hekimlik mesleğinin icrasının, mesleğin onur ve itibarını korumak amacıyla sınırlandırıldığı ve bazı suçlardan mahkum olanların bu mesleği icra etmesinin yasaklandığı, mesleğin, insan yaşamının korunmasını amaç edinen bir nitelik taşıması itibarıyla da hekimlerin tabi olması gereken şartların diğer pek çok meslekten daha ayrıntılı ve katı şekilde düzenlendiği görülmektedir.
1219 sayılı Kanun’un 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun’un 25. maddesiyle değiştirilen 28. maddesinin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesince, itiraz konusu kuralın 1. fıkrasının "Hekimlik mesleğinin icrası için; Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile..." bölümü ile "...Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar..." ve "... hapis cezasına mahkum olmamak gerekir." ibarelerinin, "...Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı işlenen suçlar..." ibaresi ile sınırlı olarak esasının incelenmesi neticesinde verilen 23/07/2024 tarih ve E:2023/80, K:2024/142 sayılı kararla anılan kuralın Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsedilen kararının gerekçesinde -özetle- "kuralla belli suçlardan mahkûm olanların özel sağlık kuruluşları bünyesinde veya serbest olarak hekimlik mesleğini icra etmeleri bakımından bir hak yoksunluğu getirilmekte ise de yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumuyla birlikte bu hak yoksunluğunun süresiz olmadığı, bu sürenin yeni kurumla birlikte diğer koşulların yanında üç yılla sınırlandırıldığı" yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacının "sahtecilik" suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın kesinleştiği görülmektedir.
Bu durumda, 1219 sayılı Kanun'da hekimlik mesleğinin icrası için sahtecilik suçundan hapis cezasına mahkum olmamak gerektiğinin hüküm altına alındığı dikkate alındığında, "sahtecilik suçu"ndan hapis cezasıyla cezalandırılan davacının, özel hastanedeki çalışmasının sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesi gereğince hekimlerin icrayı sanattan men edilmesinin Sağlık Bakanlığının teklifi ve Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla mümkün olabileceği, Sağlık Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesine yer verilmiş ise de, 1219 sayılı Kanun'un 28. maddesi incelendiğinde, maddenin birinci fıkrasında hangi suçlardan mahkûmiyetin hekimlik mesleğinin icrasına engel olduğunun düzenlendiği, ikinci fıkrasında ise birinci fıkradan bağımsız olarak hekimin akıl hastalığının bulunması halinde mesleğini icra edip edemeyeceğinin tespitine ilişkin usul ve esasların düzenlendiği, dolayısıyla belli suçlardan mahkum olan hekimlerin özel sağlık kuruluşları bünyesinde veya serbest olarak hekimlik mesleğini icra etmelerinin kısıtlanması için anılan maddenin ikinci fıkrasında belirtilen makamlarca bir karar alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar dava konusu işleme esas Sağlık Bakanlığı görüşünde, hak yoksunluğunun yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluyla giderilebilecek nitelikte olmadığı belirtilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararında da belirtildiği üzere, davacı hakkında, 5352 sayılı Kanun’un 13/A maddesi hükmü uyarınca yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı verilmesi halinde, hekimlik mesleğini herhangi bir özel sağlık kuruluşunda veya serbest olarak icra edebilmesine izin verilmesi istemiyle idareye yeniden başvuru yapabileceği de açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/02/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın