DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ...
DAVANIN_KONUSU : Sağlık Bakanlığının 13/03/2020 tarih ve E.322 sayılı, "Moleküler Tetkikler" konulu genel yazısının iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN_İDDİALARI : Dava konusu yazı ile, pek çok tıpta uzmanlık dalı tarafından laboratuvarlarda kullanılmakta olan moleküler tetkiklerin, sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezleri tarafından yapılmasının hüküm altına alındığı, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin tekeline bırakılan moleküler testlerin çeşitli bilimsel yöntemler olduğu, bu yöntemler ve kullanımlarının evrensel olduğu, bunların pek çok uzmanlık alanı tarafından (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji, vb.) halen kullanıldığı, Anayasa ile üniversitelerde öğretim üyelerine serbestçe ve sınırlama olmaksızın bilimsel araştırma yapma yetkisi tanınırken, tıbbi amaçlı bilimsel araştırmaların dahi merkez tekeline alınmasının, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği gereğince merkez sorumlusunun sadece tıbbi genetik uzmanı ile sınırlandırılmasının ve araştırma amaçlı moleküler tetkiklerin kullanımının sadece bir uzman grubuna tahsis edilmesinin Anayasaya aykırı olduğu, dava konusu yazının dayanağı olan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin 4. maddesine göre genetik hastalıklar değerlendirme merkelerinin genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti veren yerler olduğu, aynı Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir.” hükmüne yer verildiği, buna göre testlerin sadece genetik tanı merkezlerinde yapılacağının değil yapılabileceğinin düzenlendiği, Yönetmelikte testlerin yapılmasının bu merkezlerin tekeline bırakılmadığı, buna karşın dava konusu yazı ile moleküler tetkiklerin sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine bırakılmasının dayanağı Yönetmeliğe aykırılık oluşturduğu, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğine göre uzmanlık dallarının eğitim standardını da içeren çekirdek eğitim müfredatlarını belirlemek ve ilgili uzmanlık dalının çekirdek ve genişletilmiş eğitim müfredatlarına göre uygulama alanları ile temel görev ve temel yetkilerinin çerçevesini belirlemek yetkisinin Tıpta Uzmanlık Kuruluna ait olduğu, patoloji, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve immünoloji, çocuk genetik uzmanlıklarının Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenmiş olan resmi müfredatlarına göre moleküler analiz yapma yetkisinin bulunduğu, dava konusu yazıda anılan müfredatların dikkate alınmadığı, bu nedenlerle düzenlemelerin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALININ_SAVUNMASI : Anayasa'nın 56. maddesi ile Devlete verilen sağlık hizmetlerini yürütme görevinin 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ve 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Sağlık Bakanlığına verildiği, bu kapsamda sağlık alanındaki gelişmeler dikkate alınarak ihtiyaca cevap veren daha kapsamlı bir düzenleme yapma ihtiyacının hasıl olduğu, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla Devlet ve vakıf üniversiteleri, kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzel kişilerine ve gerçek kişilere ait genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini kapsamak üzere Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin hazırlandığı ve 10/01/2020 tarihli ve 31004 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulduğu, anılan Yönetmelik ile genetik hastalıkların tanısının belirlenmesinin yanında genetik danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla da genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin açılması ve faaliyette bulunmasının amaçlandığı ve merkezlerde genetik alanında gerekli yetkinliğe sahip tıbbi genetik uzmanlarının merkez sorumlusu olarak görevlendirilmesinin öngörüldüğü, dava konusu yazının tıpta uzmanlık mevzuatı ve bu çerçevede müfredatlar dikkate alınarak düzenlendiği, uzmanlık alanlarına yönelik bir kısıtlama ve müdahale yapılmadığı, haksız olarak bir hekim grubuna çıkar sağlanmasının söz konusu olmadığı, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği kapsamında genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde (GHDM) veya diğer uzmanlık dallarında moleküler tetkiklerin tek bir uzmanlık alanının çatısı altında çalışılacağına ilişkin bir hükme yer verilmediği, bu itibarla herhangi bir branş ayrımı yapılmadığı, somatik/germline genetik tanı ve danışmanlığının planlanmasının etkili bir şekilde yapılabilmesinin hedeflendiği, somatik ve germline genetik hastalıklara tanı konulması ve tedavinin planlanmasında multifaktöriyel disiplinlerin ön plana çıkarıldığı, DNA dizi analizi yöntemi ile yapılan genetik testlerin sonuçlanıp raporlandırılmasında diğer moleküler testlerden farklı olarak uzun bir analiz sürecinden sonra yoruma ihtiyaç duyulduğu, buna göre sürecin, uzmanlık eğitim müfredatında tanımı ve kapsamı belirlenen tıbbi genetik uzmanlarının sorumluluğunda faaliyet gösteren genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerince yürütülmesinin öngörüldüğü, düzenlemenin üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olduğu, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın, dava konusu Genel Yazının 5. paragrafının iptali istemine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu Genel Yazının iptali istenen diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Sağlık Bakanlığının 13/03/2020 tarih ve E.322 sayılı, "Moleküler Tetkikler" konulu genel yazısının,dava konusu yazı ile, pek çok tıpta uzmanlık dalı tarafından laboratuvarlarda kullanılmakta olan moleküler tetkiklerin, sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezleri tarafından yapılmasının hüküm altına alındığı, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin tekeline bırakılan moleküler testlerin çeşitli bilimsel yöntemler olduğu, bu yöntemler ve kullanımlarının evrensel olduğu, bunların pek çok uzmanlık alanı tarafından (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji, vb.) halen kullanıldığı, Anayasa ile üniversitelerde öğretim üyelerine serbestçe ve sınırlama olmaksızın bilimsel araştırma yapma yetkisi tanınırken, tıbbi amaçlı bilimsel araştırmaların dahi merkez tekeline alınmasının, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği gereğince merkez sorumlusunun sadece tıbbi genetik uzmanı ile sınırlandırılmasının ve araştırma amaçlı moleküler tetkiklerin kullanımının sadece bir uzman grubuna tahsis edilmesinin Anayasaya aykırı olduğu, dava konusu yazının dayanağı olan Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinin 4. maddesine göre genetik hastalıklar değerlendirme merkelerinin genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti veren yerler olduğu, aynı Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasına göre, “genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir.” hükmüne yer verildiği, buna göre testlerin sadece genetik tanı merkezlerinde yapılacağının değil yapılabileceğinin düzenlendiği, Yönetmelikte testlerin yapılmasının bu merkezlerin tekeline bırakılmadığı, buna karşın dava konusu yazı ile moleküler tetkiklerin sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine bırakılmasının dayanağı Yönetmeliğe aykırılık oluşturduğu, Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğine göre uzmanlık dallarının eğitim standardını da içeren çekirdek eğitim müfredatlarını belirlemek ve ilgili uzmanlık dalının çekirdek ve genişletilmiş eğitim müfredatlarına göre uygulama alanları ile temel görev ve temel yetkilerinin çerçevesini belirlemek yetkisinin Tıpta Uzmanlık Kuruluna ait olduğu, patoloji, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve immünoloji, çocuk genetik uzmanlıklarının Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenmiş olan resmi müfredatlarına göre moleküler analiz yapma yetkisinin bulunduğu, dava konusu yazıda anılan müfredatların dikkate alınmadığı iddiasıyla iptali istenilmektedir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 14. maddesinde, uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesinin Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin 5. maddesinde, "Uzmanlık dallarının eğitim standardını da içeren çekirdek eğitim müfredatlarını belirlemek ve ilan etmek", "İlgili uzmanlık dalının çekirdek ve genişletilmiş eğitim müfredatlarına göre uygulama alanları ile temel görev ve temel yetkilerinin çerçevesini belirlemek." Tıpta Uzmanlık Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Öte yandan, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin 1. maddesine göre, bu Yönetmelik, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır. Söz konusu Yönetmeliğin 18. maddesinin ikinci fıkrasında, "Genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir." kuralına yer verilmiştir. Anılan hükme atıf yapan Sağlık Bakanlığının 13/03/2020 tarih ve E.322 sayılı Genel Yazısının üçüncü paragrafının ilk cümlesinde, somatik mutasyonlarla ilgili moleküler incelemelerde patoloji laboratuvarlarına gelen örnekler üzerinde tanı, ayırıcı tanı, prognostik ve prediktif çalışmaların patoloji uzmanları tarafından yapılabileceği belirtildikten sonra dava konusu edilen kısmında ise, her türlü DNA dizileme teknolojileri (sanger, yeni nesil dizileme, microarray vb.) ile tanı, tarama ve tedaviye yanıt ile ilgili her türlü dokudan somatik ve germline mutasyon analizlerinin sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde genetik danışmanlık eşliğinde yapılabileceği, yine dava konusu edilen beşinci paragrafında, genetik hastalıkların tanısı ve değerlendirilmesinde her türlü DNA ve RNA çalışmalarında yurt dışına tetkik amaçlı numune gönderim işleminin sadece ruhsatlı genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerince yapılacağı düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından, dava konusu yazıda yer alan uygulamaların, aldıkları eğitimin içeriğine göre (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi uzmanlık alanları da dahil olmak üzere) hangi uzmanlarca uygulandığının, söz konusu uygulamaların yeni nesil dizileme cihazları ve donanımı bulunması halinde tıbbi laboratuvarlarda genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi alanlarda uzman olan hekimlerce de gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceği hususu ortaya konulamadığından dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 11/06/2024 tarihinde, davacılardan ..., ..., ...'un ve davacılar vekili Av. ...'ın geldiği, davalı idareyi temsilen Hukuk Müşaviri Av. ...'un geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Hazır bulunan taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği, genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek üzere 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, anılan Yönetmeliğin 18. maddesinin 2. fıkrasında, "Genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir." kuralına yer verilmiştir. Akabinde 81 İl Valiliğine gönderilen ve yukarıda yer verilen hükme atıf yapan Sağlık Bakanlığının 13/03/2020 tarih ve E.322 sayılı Genel Yazısında, Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği kapsamında, ikinci paragrafında, genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testlerin sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmaların sadece Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezlerinde (GHDM) yapılabileceğinin hüküm altına alındığı; üçüncü paragrafının ilk cümlesinde, somatik mutasyonlarla ilgili moleküler incelemelerde patoloji laboratuvarlarına gelen örnekler üzerinde tanı, ayırıcı tanı, prognostik ve prediktif çalışmaların patoloji uzmanları tarafından yapılabileceği belirtildikten sonra, ikinci cümlesinde, her türlü DNA dizileme teknolojileri (sanger, yeni nesil dizileme, microarray vb.) ile tanı, tarama ve tedaviye yanıt ile ilgili her türlü dokudan somatik ve germline mutasyon analizlerinin sadece genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinde genetik danışmanlık eşliğinde yapılabileceği; dördüncü paragrafında, somatik mutasyon araştırması sırasında germline mutasyon şüphesi olan genetik değişikliklerin tespit edilmesi halinde ileri araştırmalar için ubbi genetik birimince başvuru yapılması, patoloji raporunda önerilen hematolenfoid malignitelerde hücre kültürlerinde yapılacak metafaz kromozomları ile ilişkili yöntemlerin tümünün genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerince yapılacağı; yine dava konusu edilen beşinci paragrafında ise, genetik hastalıkların tanısı ve değerlendirilmesinde her türlü DNA ve RNA çalışmalarında yurt dışına tetkik amaçlı numune gönderim işleminin sadece ruhsatlı genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerince yapılacağı düzenlenmiştir. Bunun ardından söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacının, sağlık hizmetleri ile ilgili temel esasları belirlemek olduğu; 2. maddesinde, Milli Savunma Bakanlığı hariç bütün kamu kurum ve kuruluşları ile özel hukuk tüzelkişileri ve gerçek kişileri kapsadığı; 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, sağlık kurum ve kuruluşlarının yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak plânlanacağı, koordine edileceği, mali yönden destekleneceği ve geliştirileceği; (b) bendinde,koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik verilmek suretiyle kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinde kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın gerektiğinde hizmet satın alınarak kaliteli hizmet arzı ve verimliliğinin esas alınacağı; Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığının ilgili Bakanlığın muvafakatını alarak, kamu ve özel bütün sağlık kurum ve kuruluşlarına koruyucu sağlık hizmeti görevi vereceği ve bu kurum ve kuruluşların bütün sağlık hizmetlerini denetleyeceği; (c) bendinde, bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılmasının esas olduğu, sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesinin bu esas içerisinde Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenleneceği; (e) bendinde, tesis edilecek eğitim, denetim, değerlendirme ve oto kontrol sistemi ile sağlık kuruluşlarının tespit edilen standart ve esaslar içinde hizmet vermesinin sağlanacağı; (f) bendinde, herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Sağlık Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sisteminin kurulacağı, bu sistemin, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabileceği, bu amaçla, Sağlık Bakanlığınca, bağlı kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemi kurulabileceği; (i) bendinde, sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılacağı, sağlık kurum ve kuruluşlarının coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanlarının, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlü oldukları; 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde ise, bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususların Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği hükme bağlanmıştır. 10/07/2018 tarih ve 30474 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 355. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, her türlü koruyucu, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerini planlamak, teknik düzenleme yapmak, standartları belirlemek ve bu hizmetler ile sunucularını sınıflandırmak, bununla ilgili iş ve işlemleri yaptırmak; (b) bendinde, Organ ve doku nakli, kan ve kan ürünleri, diyaliz, üremeye yardımcı tedavi, evde sağlık, yanık, yoğun bakım gibi özellikli planlama gerektiren sağlık hizmetlerini planlamak ve bu hizmetleri sunan kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak; (c) bendinde, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişilere ait sağlık kurum ve kuruluşlarına izin vermek ve ruhsatlandırmak, bu izin ve ruhsatları gerektiğinde süreli veya süresiz iptal etmek; (l) bendinde ise, mevcut sağlık insan gücünü, kamu ve özel kurum ve kuruluşlar düzeyinde planlamak ve istihdamın bu plan çerçevesinde yürütülmesini denetlemek Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır. Aynı Kararname'nin 508. maddesi ile de Bakanlıklara görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilme yetkisi verilmiştir. Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 14. maddesinde, uzmanlık dallarının eğitim müfredatları ve bu müfredatlara göre uzmanlık dallarının temel uygulama alanları ile görev ve yetkilerinin çerçevesinin Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirleneceği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda, 03/09/2022 tarih ve 31942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendinde, "Kurul: Tıpta Uzmanlık Kurulunu"; "Kurulun görevleri" başlıklı 5. maddesinde, "Uzmanlık dallarının eğitim standardını da içeren uzmanlık eğitimi çekirdek müfredatlarını belirlemek ve ilan etmek", "İlgili uzmanlık dalının uzmanlık eğitimi çekirdek ve genişletilmiş müfredatlarına göre uygulama alanları ile temel görev ve temel yetkilerinin çerçevesini belirlemek." Tıpta Uzmanlık Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Öte yandan, 10/01/2020 tarih ve 31004 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliği'nin "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Yönetmeliğin amacı; genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esasları düzenlemek." olduğu amacına yer verilmiş; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, "Merkez: Genetik hastalıklarda tanı ve genetik danışmanlık hizmeti verilmesi amacıyla açılan, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerini" şeklinde tanımlanmış; "Yasaklar, sorumluluklar ve diğer hususlar" başlıklı 18. maddesinin 2. fıkrasında, "Genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir." kuralına yer verilmiştir.
Dava Konusu Genel Yazının 5. Paragrafının İptali İstemi Yönünden İncelenmesi: Dosyanın incelenmesinden, dava devam ederken, davalı idare tarafından, dava konusu Genel Yazının uygulanmasında yaşanan tereddütler nedeniyle yapılan başvurulara istinaden yeniden değerlendirme yapılmasına ihtiyaç duyulduğundan bahisle ... tarih ve ... sayılı Genel Yazı ile, dava konusu yazı ilgi tutularak, germline mutasyonlar hariç olmak üzere onkolojik materyaller ile ilgili moleküler incelemelerde patoloji laboratuvarlarına gelen örnekler üzerinde tanı, ayırıcı tanı, prognostik ve prediktif çalışmaların, moleküler metodlar (RT-PCR, İHC, FISH, MLPA, Sanger ve Yeni Nesil Dizileme, Microarray vb.) kullanılarak patoloji uzmanları tarafından yapılabileceği, ancak kanser araştırması sırasında germline mutasyon şüphesi olan genetik değişikliklerin tespit edilmesi halinde genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine başvuru yapılacağı kurala bağlanmış, ayrıca dava konusu yazının 5. Paragrafı tamamen değişikliğe uğramış ve yeniden düzenlenerek genetik hastalıklar ve onkolojik materyallerin tanısı ve değerlendirilmesinde ülkemizde yapılamayan tetkikler için ise yurt dışına tetkik amaçlı numune gönderim işleminin sadece Sağlık Bakanlığı “Yurt Dışı Biyolojik Materyal Transfer Sistemi” üzerinden ruhsatlandırılmış tıbbi laboratuvarlar ve genetik hastalıklar değerlendirme merkezleri tarafından yapılacağı 81 İl Valiliğine bildirilmiştir. Bu durumda; davaya konu Genel Yazının 5. Paragrafının değişikliğe uğramış olması karşısında, bu kısım yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Dava Konusu Genel Yazının 2. Paragrafının İptali İstemi Yönünden İncelenmesi: Genetik hastalıkların tanısının belirlenmesi ve genetik danışmanlık verilmesi amacıyla, genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerinin ruhsatlandırılması, açılması, çalışması ve denetlenmesi ile ilgili usul ve esaslarını düzenlemek amacıyla çıkarılan ve dava konusu Genel Yazının da dayanağı olan Genetik Hastalıkları Değerlendirme Merkezleri Yönetmeliğinde yer alan "Genetik hastalıkların teşhisine ve çeşitli hastalıkların tedavi yanıtına veya kişinin bir hastalıktan sorumlu bir gen taşıyıp taşımadığını belirlemeye ya da bir hastalığa genetik yatkınlığı veya hassasiyeti olup olmadığını ortaya çıkarmaya yönelik testler, sadece tıbbi gereklilik durumlarında veya tıbbi amaçlı bilimsel araştırmalar için ve uygun genetik danışmanlık hizmeti verilmesi şartıyla merkezde yapılabilir." düzenlemesi dikkate alındığında; dava konusu Genel Yazının 2. Paragrafında yer alan düzenlemenin üst hukuk normu mahiyetindeki Yönetmelik kuralının tekrarı mahiyetinde olduğu görüldüğünden, düzenlemede hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava Konusu Genel Yazının 3. Paragrafının ve 4. Paragrafının İptali İstemi Yönünden İncelenmesi: Davacılar tarafından, dava konusu edilen Genel Yazıda yer alan uygulamaların Tıpta Uzmanlık Kurulu Uzmanlık Eğitimi Çekirdek Müfredatı çerçevesinde pek çok uzmanlık alanı (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji, vb.) tarafından da yapılabildiği, patoloji, tıbbi biyokimya, tıbbi mikrobiyoloji ve immünoloji, çocuk genetik uzmanlıklarının Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenmiş olan resmi müfredatlarına göre moleküler analiz yapma yetkisinin bulunduğu, dava konusu yazıda ise anılan müfredatların dikkate alınmadığı iddia edildiğinden, Dairemizin 11/06/2024 tarih ve E:2020/4005 sayılı ara kararıyla davalı idareden, "1- Dava konusu genel yazının tarihi olan 13/03/2020 tarihine kadar, a- Anılan yazıda yer alan uygulamaların, aldıkları eğitimin içeriğine göre (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi uzmanlık alanları da dahil olmak üzere) hangi uzmanlarca uygulandığının somatik ve germline mutasyon analizleri ayrımı da dikkate alınarak ayrı ayrı cevaplandırılmasının istenilmesine, b- Söz konusu uygulamaların yeni nesil dizileme cihazları ve donanımı bulunması halinde tıbbi laboratuvarlarda genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi alanlarda uzman olan hekimlerce de gerçekleştirilip gerçekleştirilemediğinin cevaplandırılmasının istenilmesine, 2- 13/03/2020 tarihinden önceki uygulama ile ... tarih ve ... sayılı Genel Yazı dönemindeki uygulama arasında (somatik ve germline mutasyon analizlerine yönelik hangi uygulamaların, hangi laboratuvarlarda, hangi uzmanlarca yapılabildiği yönüyle) bulunan farkların açıklanmasının istenilmesine, 3- Dava konusu Genel Yazıda yer alan uygulamaların, aldıkları eğitimin içeriğine göre (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi uzmanlık alanları da dahil olmak üzere) hangi uzmanlarca uygulanabileceğinin, söz konusu uygulamaların yeni nesil dizileme cihazları ve donanımı bulunması halinde tıbbi laboratuvarlarda genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi alanlarda uzman olan hekimlerce de gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğinin Tıpta Uzmanlık Kurulundan da sorularak alınacak cevabın dosyaya sunulmasının" istenildiği, bu ara kararına cevaben gönderilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... sayılı yazısında; Dairemiz ara kararının 1 ve 2 numaralı sorularına cevap verilmeksizin 3 numaralı soruya ilişkin olarak, dava konusu moleküler tetkiklere yönelik yetkinliğin hangi uzmanlık branşında olması gerektiği hususunda çekirdek eğitim müfredatları kapsamında Genel Müdürlükleri Tıp ve Uzmanlık Eğitimi Dairesi Başkanlığınca ilgili uzmanlık branşlarından oluşan bir komisyon tarafından değerlendirilmek üzere konunun gündeme alındığı, alınacak Tıpta Uzmanlık Kurulu kararının bilahare Dairemize iletileceği bilgisine yer verildiği; bunun üzerine Dairemizin 08/10/2024 tarih ve E:2020/4005 sayılı ara kararıyla, 11/06/2024 tarihli ara kararının tekrarlandığı, bunun ardından gönderilen Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... sayılı yazısında; Dairemiz ara kararının 1-a başlığındaki soruya ilişkin olarak, "30/03/2020 tarihinden önce germline mutasyon analizleri sadece GHDM’lerde, somatik mutasyon analizleri ise GHDM’ler ve patoloji laboratuvarlarında çalışılabilmekle birlikte özellikle tıbbi onkoloji vakaları başta olmak üzere germline ve somatik mutasyonlarda erken teşhis ve tedavinin hasta için hayati olduğu dikkate alındığında tıbbi genetik ve tıbbi patoloji uzman sayısı bakımından mevcut insan gücünün yetersizliği ve gereksiz yatırım kapasitesi oluşturulmaması için kamu yararı gözetilmiş ve bu doğrultuda 30/03/2020 tarihli Genel Yazı oluşturulmuştur. "; 1-b başlığındaki soruya ilişkin olarak, "Çalışılacak genetik analizlerin hastalıkların moleküler alt yapısı ve klinik değerlendirmelerinin yapılabilmesi için insan gücü ve altyapı dağılımı da dikkate alınarak hasta mağduriyetinin yaşanmaması için teşhis ve tedaviye erken erişimin sağlanabilmesi için Bakanlıkça planlama hizmetleri yürütülmektedir. Yeni Nesil Dizileme (NGS) cihazı farklı branşlarda çok farklı amaçlarla kullanılabilmektedir. Örneğin: Tıbbi mikrobiyolojide viral genom ve bakteriyoloji çalışmalarında virüs ve bakteriyoloji genom analizleri ile kütüphane oluşturulması için kullanılmakta olup NGS cihazının branş bazlı olarak kısıtlanması mümkün değildir. Bu kapsamda DNA ve RNA sekanslama gibi genom analizi çalışmalarında elde edilen genetik bozuklar ile ilgili sağlık verilerinin genetik danışmanlık hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği aile bireylerinde olası kalıtsal bozuklukların var olabileceği dikkate alındığında DNA ve RNA sekanslama işlemlerinin NGS cihazı ile GHDM’de gerçekleştirilmesinin hasta yararına olacağı değerlendirilmektedir. Ancak onkolojik materyaller tıbbi genetik uzmanları tarafından moleküler genetik açısından değerlendirilmekle beraber tıbbi patoloji uzmanlarının onkolojik materyaller için tümör dokusunda makroskobik ve mikroskobik olarak bütüncül değerlendirme yaptıkları dikkate alındığında somatik mutasyonlar için yapılan analiz raporlarının multi-disipliner bir şekilde hem tıbbi genetik uzmanı hem de tıbbi patoloji uzmanları tarafından değerlendirilerek sonuçlanması doğru tedavi seçeneği oluşturulması bakımından hasta yararınadır. "; 2 numaralı soruya ilişkin olarak, "13/03/2020 tarihli Genel Yazımız sonrası sahadan yapılan geri bildirimlerde ilgili branşlar arasında iş barışının zedelendiği ve bu durumun hasta raporlarının sonuçlanmasında gecikmelere neden olduğu bildirilmiş olup 29/07/2021 tarihli Genel Yazımız yayınlanana kadar süreç içerisinde tarafımıza bildirilen her bir durum hasta yararına uygun olarak multi-disipliner çözüm odaklı değerlendirilmiştir. " şeklinde cevap verildiği; 3 numaralı soruya ilişkin olarak, Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) Komisyonlarından görüş talep edildiği, görüşlerin taraflarına ulaşmasının ardından Tıpta Uzmanlık Kurulu'na arz sonrası dosyasına gönderileceğinin belirtildiği; bunun üzerine Dairemizin 07/01/2025 tarih ve E:2020/4005 sayılı ara kararıyla, dava konusu Genel Yazıda yer alan uygulamaların, aldıkları eğitimin içeriğine göre (genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi uzmanlık alanları da dahil olmak üzere) hangi uzmanlarca uygulanabileceğinin, söz konusu uygulamaların yeni nesil dizileme cihazları ve donanımı bulunması halinde tıbbi laboratuvarlarda genetik, patoloji, biyokimya, immünoloji gibi alanlarda uzman olan hekimlerce de gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğinin Tıpta Uzmanlık Kurulundan sorularak alınacak cevabın dosyaya sunulmasının üçüncü kez istenilmesine karar verildiği, söz konusu ara kararına cevaben Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün ... sayılı yazısıyla Tıpta Uzmanlık Kurulu'nun ... tarih, Toplantı No:..., Karar No:... sayılı kararıyla, Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi komisyon görüşleri, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü yeni nesil dizileme teknolojileri raporu ve NGS cihaz envanterinin gönderildiği görülmektedir. Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece ara kararına cevaben gönderilen yukarıda anılan Tıpta Uzmanlık Kurulun kararı incelendiğinde; Kurul tarafından, "Onkolojik materyallerin moleküler incelemelerinde yeni nesil dizileme teknolojisi ile; -Tıbbi Genetik ve Çocuk Genetik Hastalıkları uzmanlarınca germline ve somatik mutasyon çalışılabileceğine, -Tıbbi Patoloji uzmanlarınca sadece somatik mutasyon çalışmalarının yapılabileceğine, -Temel İmmünoloji, Tıbbi Biyokimya ve Tıbbi Mikrobiyoloji uzmanlık alanlarının ise bu konuyla ilgili bir yetkinliğinin olmadığına, Ayrıca Tıbbi Patoloji uzmanlarınca kanser araştırması sırasında germline mutasyon şüphesi olan genetik değişikliklerin tespit edilmesi halinde bu tespitin genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine bildirilmesi gerektiğine" karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, davalı idarece ara karar cevabında yer verilen hususlar ve Tıpta Uzmanlık Kurulunun yukarıda anılan kararı birlikte değerlendirildiğinde; somatik mutasyonlarla ilgili olmak kaydıyla, patoloji laboratuvarlarına gelen örnekler üzerinde tanı, ayırıcı tanı, prognostik ve prediktif çalışmaların patoloji uzmanları tarafından yapılması ve bu alanda yetkinliği bulunmadığı belirtilen temel immünoloji, tıbbi biyokimya ve tıbbi mikrobiyoloji uzmanlarına söz konusu tetkikleri yapma noktasında yetki verilmemesine yönelik düzenlemenin hukuki ve bilimsel gerekliliklere uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, anılan Tıpta Uzmanlık Kurulu kararında tıbbi genetik ve çocuk genetik hastalıkları uzmanlarının germline ve somatik mutasyon çalışabilecekleri, tıbbi patoloji uzmanlarının sadece somatik mutasyon çalışmaları yapabileceği, tıbbi patoloji uzmanlarınca kanser araştırması sırasında germline mutasyon şüphesi olan genetik değişikliklerin tespit edilmesi halinde bu tespitin genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerine bildirilmesi gerektiğinin karara bağlandığı da dikkate alındığında; dava konusu Genel Yazının somatik mutasyon araştırması sırasında germline mutasyon şüphesi olan genetik değişikliklerin tespit edilmesi halinde ileri araştırmalar için tıbbi genetik birimince başvuru yapılması, patoloji raporunda önerilen hematolenfoid malignitelerde hücre kültürlerinde yapılacak metafaz kromozomları ile ilişkili yöntemlerin tümünün genetik hastalıklar değerlendirme merkezlerince yapılacağı düzenlemesini içeren 4. paragrafının da hukuki ve bilimsel gerekliliklere uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Bu durumda; üst hukuk normlarına ve bu normlara dayanılarak alınan Tıpta Uzmanlık Kurulu kararına uygun olduğu anlaşılan dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava Konusu Genel Yazının 5. paragrafının iptali istemi yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2. Dava konusu Genel Yazının 3. paragrafının ve 4. paragrafının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE, 3. Netice itibarıyla dava kısmen ret, kısmen karar verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin haklılık oranlarına göre belirlenen ... TL'sinin davacılar üzerinde bırakılmasına, ... TL'sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, ... TL vekâlet ücretinin ise davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, 5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 6. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 20/03/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.