10. Daire 2020/1284 E. 2024/1908 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2020/1284 E. 2024/1908 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2020/1284 Esas 2024/1908 Karar 13.05.2024
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1284 E.,  2024/1908 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2020/1284
Karar No : 2024/1908

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adına asaleten;...'ya
velayeten ...
2- ...
3-...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : ..

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nın, 21/02/2015 tarihinde Suriye'de yapılan Şah Fırat Operasyonunda şehit olduğundan bahisle uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık davacılardan eş ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 591.937,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, oğul ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 110.550,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 147.713,00 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, baba ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 121.825,00 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacıların zararlarının kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılardan ... için 274.524,32 TL, ... için 67.090,62 TL, ... için 49.529,04 TL, ... için 49.529,04 TL maddi tazminatın toplam 22.000,00TL'lik kısmının idareye başvuru tarihinden, kalan kısmının miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, davacılardan ... için 75.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/04/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının ..., ..., ...'ın manevi tazminat istemine ilişkin kısmının onanmasına, maddi tazminat istemlerine ilişkin kısmı ile davacılardan ..., ..., ..., ...'nın manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacılar... için 35.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL,... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 08/04/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, maddi tazminat istemlerinin kabulüne, davacılar ... için 591.937,00 TL ve ... için 110.550,00 TL'nin 10.000,00 TL'si için idareye başvuru tarihi olan 08/04/2015 tarihinden itibaren kalan miktarının ise miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihi olan 13/11/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, diğer davacılar ... için 147.713,00 TL, ... için 121.825,00 TL tazminatın, 1.000,00 TL'si için idareye başvuru tarihi, kalan miktarının ise miktar artırım dilekçesinin idareye tebliğ tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; maddi tazminata işletilecek faizin başlangıç tarihinin hatalı, hükmedilen manevi tazminat miktarının ise düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; idarelerinin dava konusu olay sebebiyle tazmin sorumluluğunun bulunmadığı, davacılara ödenen nakdi tazminatın tamamının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacılar yakını ...'nın, 21/02/2015 tarihinde Suriye'de yapılan askeri harekat olan Şah Fırat Operasyonunda fotoğraf ve film çekmek üzere görevlendirildiği, görevi esnasında içinde bulunduğu zırhlı araçta çekim yaparken, harekât esnasında ilerleyen tanklardan birinin araçlarına çarpması sonucu aracın üst kapağının kafasına çarpması neticesinde vefat ettiği, davalı idareye yapılan 08/04/2015 tarihli başvuruya cevap verilmemesi üzerine uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık davacılardan eş ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 591.937,00 TL) maddi, 100.000,00 TL manevi, oğul ... için 10.000,00 TL (miktar artırımı ile 110.550,00 TL) maddi, 50.000,00 TL manevi, anne ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 147.713,00 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, baba ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 121.825,00 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ... ve ... için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun "Yardım" başlıklı 21. maddesinde, "Kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca; a) Malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir..." hükmü yer almaktadır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un ''Aylık bağlanması'' başlıklı 4. maddesinde, bu Kanun kapsamına girenlerden; engelli hale gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanacağı, bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıkların % 25 oranında artırılarak ödeneceği; "Nakdi tazminat ve aylığın etkisi" başlıklı 6. maddesinde ise, bu Kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanan emekli aylığının uğranılan maddi ve manevi zararların karşılığı olduğu; yargı mercilerinde maddi ve manevi zararlar karşılığı idarelerin ödemekle yükümlü tutulacakları tazminatın hesabında bu Kanun hükümleri uyarınca ödenen nakdi tazminatın göz önünde tutulacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan ..., ... ve ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmına Yönelik Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, idare mahkemesi kararının davacılardan ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik olarak taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.
B- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan ..., ... ve ...'ın Manevi Tazminat İstemlerinin Faiz Başlangıç Tarihine Yönelik Taraflarca Yapılan İstinaf Başvurularının Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 08/06/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen ve Mahkemece de faizin, dava açma tarihi olan 08/06/2015 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihi olan 08/04/2015 tarihinden itibaren işletildiği anlaşıldığından temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönden hukuki isabet görülmemektedir.
C- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İstemlerinin Kabulüne İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ve eklerinin incelenmesinden, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı üzerine davacı eş, oğul, anne ve babaya 3713 sayılı Kanun kapsamında 15/03/2015 tarihinden itibaren vazife malullüğü aylığı bağlandığı, 5434 sayılı Kanun'un Ek 79. maddesi uyarınca tütün ikramiyesi ödendiği ve emsal aylıkların 30 katı tutarında hesaplanan emekli ikramiyesinin payları oranında ödendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı eş ve oğula Milli Savunma Bakanlığı Nakdi Tazminat Komisyonu kararı ile toplam 74.770,75 TL nakdi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerine göre davacılara bağlanan vazife malullüğü aylığı, şehit olan davacılar yakınının görevdeki emsali askerin görev aylığı kadar olduğundan ve davacılara emekli ikramiyesi, tütün ikramiyesi ve nakdi tazminat da ödendiğinden davacıların herhangi bir maddi zararı bulunmamakta olup, Mahkemece hükme esas alınacak nitelik ve yeterlilikte olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak, maddi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
D- Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ..., ..., ..., ...'nın Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacılar yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalılar yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu Mahkeme kararıyla, davacıların olay nedeniyle çektiği acı ve ıstıraplarını kısmen de olsa karşılayabilmek amacıyla olayın meydana geliş şekli, olay tarihi, paranın alım gücü göz önünde bulundurarak İdare Mahkemesi kararının davacılardan ..., ..., ..., ...'nın manevi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasına, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, karar verilmiş ise de; dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemece bahsi geçen davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
İdare Mahkemesince hükmedilen davacılardan ... için 75.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın, olayın meydana geliş şekli, davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar gözetildiğinde hukuka uygun olduğu, istinaf incelemesi aşamasında Bölge İdare Mahkemesince manevi tazminat miktarının fazla bulunarak yeniden tazminat belirlenmesine ilişkin kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; davacılar tarafından dava dilekçesinde talep edilen yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talep bulunmadığından yeniden hükmedilecek manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği de açıktır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının idare mahkemesi kararının davacılardan ...,..., ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacılardan ..., ...ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmı, maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmı ile davacılardan ..., ..., ..., ..'nın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın