10. Daire 2019/9259 E. 2023/8357 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2019/9259 E. 2023/8357 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2019/9259 Esas 2023/8357 Karar 14.12.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9259 E.,  2023/8357 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/9259
Karar No : 2023/8357

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten, … adına
velayeten …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri …'ın karın ağrısı şikayetine yönelik gerekli müdahalelerin yapılmaması nedeniyle vefat ettiği ileri sürülerek toplam 3.000,00 TL maddi, 350.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayla ilgili olarak Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor doğrultusunda davanın esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :Davacılar tarafından, hastanın yoğun bakıma alınmadan önce hastaneye iki kez başvurduğu, eve gönderilmesinin hatalı olduğu, gerekli müdahalelerin yapılmadığı, kararda aydınlatma yükümlülüğü hakkında değerlendirme yapılmadığı belirtilerek temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, olayda gerekli tedavinin uygulandığı, hizmet kusurunun bulunmadığı belirtilerek temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayla ilgili olarak yürütülen ceza soruşturmasının tamamlanmasından sonra bir yıllık süre içinde idareye başvurulmayıp, davacılardan … tarafından yapılan bireysel başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesince verilen kararın ardından davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna ulaşılmış olup, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacıların murisi …'ın 10/01/2013 tarihinde saat 05.39’da karın ağrısı, kusma şikayetiyle … Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvurduğu, 4 saat müşahade altında kaldıktan sonra bulguları normal olduğu için idrar yolu enfeksiyonuna yönelik antibiyotik reçete edilerek taburcu edildiği, aynı gün saat 21.00 civarında sol yan ağrısı ve idrarda yanma şikayetiyle tekrar başvurduğu, uygulanan tedavinin ardından 2 hafta sonra kontrole çağrılıp taburcu edildiği, ertesi gün üşüme, titreme, baş dönmesi gibi şikayetleri başlayınca sabah 05.00 civarında aynı hastaneye başvurduğu, yapılan tetkikler neticesinde idrar yolu enfeksiyonuna bağlı şok tablosu düşünüldüğü, bu nedenle ileri antibiyotik tedavisine başlandığı, organ yetmezliği bulguları da olduğu için dahili yoğun bakım ünitesine yatırıldığı, uygulanan tedaviye rağmen kurtarılamadığı ve 22/01/2013 vefat ettiği, yürütülen ceza soruşturması neticesinde 08/05/2015 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, … Sulh Ceza Hakimliğinin 10/06/2015 tarihli kararıyla yapılan itirazın reddedildiği, davacılardan vefat edenin eşi … tarafından yapılan bireysel başvuru (Başvuru No:…) neticesinde Anayasa Mahkemesince, ihlale neden olduğu ileri sürülen tıbbi müdahale nedeniyle kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmediği gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğuna 02/05/2017 tarihinde karar verildiği, olayda hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 09/06/2017 tarihinde davalı idareye tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 26/09/2017 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinde -ön karar başvurusunun yapıldığı tarihte yürürlükte olan haliyle- "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Maddede yer alan, idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle tam yargı davası açılabilmesi için, zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliğinin ve yol açtığı zararın kesin olarak ortaya çıkması zorunludur.
Bu itibarla; ancak zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi halinde zararın öğrenilmiş sayılacağının kabulü gerekmektedir.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir davranışı, bir tutumu veya hareketsizliği; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları ifade etmektedir. Dolayısıyla zarara sebep olan eylemin ve maddi olayın idariliği ve yol açtığı zararın bazen eylemin yapılmasıyla veya olayın gerçekleşmesiyle birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve kesin sağlık raporları sonucu da ortaya çıkabilmektedir.
Bütün bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, dava açma süresini saptarken, bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınılması; 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin, yargıya başvuru hakkını ortadan kaldırmayacak, ancak maddeyi de işlevsiz bırakmayacak bir şekilde yorumlanması ve uygulanması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, davaya konu sürecin davacıların murisi …'ın 22/01/2013 tarihinde vefat etmesiyle sona erdiği, davalı idareye 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin geçirilmesinden sonra 09/06/2017 tarihinde başvurulduğu görülmektedir.
Bu durumda, davacıların vefat etmesi ile son bulan olaydan sonra yürütülen ceza soruşturmasının kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesiyle sonuçlanması ve Anayasa Mahkemesinin yukarıda bahsedilen kararının 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde öngörülen sürelere etki edecek mahiyette olmadığı dikkate alınarak davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz istemi üzerine incelenen, davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 14/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın