10. Daire 2019/9117 E. 2023/2005 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2019/9117 Esas 2023/2005 Karar 12.04.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/9117 E., 2023/2005 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/9117 Karar No : 2023/2005
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …( Kendi adına asaleten …, … ve … adına velayeten) VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ... VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları Piyade Uzman Çavuş …'ün 11/02/2017 tarihinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekatı esnasında içerisinde bulunduğu araca terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda hayatını kaybetmesi nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri zarara karşılık eşi … için 100.000,00 TL, çocukları …, … ve … için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih, E: …, K:… sayılı kararıyla; meydana gelen olayda davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davacılardan eş … için 50.000,00 TL, çocukların her biri için 30.000,00 TL olmak üzere toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 07/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile tarafların istinaf başvuruları reddedilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, takdir edilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu; davalı idare tarafından idarelerinin yargılama harçlarından muaf olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacıların temyiz isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacıların yakını Piyade Uzman Çavuş …'ün 11/02/2017 tarihinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekatı esnasında terör örgütü mensuplarınca yapılan saldırıda hayatını kaybetmesi üzerine, yakınları tarafından toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla yerine getirilmesini sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, istisnai bir risk sonucu oluşan, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür. Kusursuz sorumluluk sebepleri arasında yer alan risk ilkesi, idarenin hiçbir kusuru olmasa bile, yürüttüğü tehlikeli faaliyetler veya kullandığı tehlikeli araçlar nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlü olmasını ifade etmektedir. İdari faaliyetin bizatihi kendisinin veya faaliyetin yürütülmesinde kullanılan araç ve gereçlerin bünyesinde taşıdığı tehlike nedeniyle hizmeti yürüten kamu görevlilerinin, hizmetten yararlanan kişilerin veya yürütülen hizmetle bağlantısı olmayan üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde risk ilkesi uygulama alanı bulmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, yaşanan saldırı neticesinde davacılar yakınının elim bir şekilde hayatını kaybettiği, bu durumun davacılar üzerinde yarattığı etki ile davacıların yaşadığı sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; İdare Mahkemesince için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ıstırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesinin davacıların istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, manevi tazminatın amaç ve niteliği ile davalı idarece kararın yalnızca yargılama giderlerine ilişkin kısmının temyiz edildiği, böylelikle manevi tazminatın mahkemece kabul edilen kısmının kesinleştiği dikkate alınarak, manevi tazminatın yeniden belirlenmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, 2. Davacıların temyiz isteminin KABULÜ ile … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.