10. Daire 2018/57 E. 2022/4604 K. — Danıştay Kararı :: Hukuk Asistan
Danıştay Kararı

10. Daire 2018/57 E. 2022/4604 K. — Danıştay Kararı

10. Daire 2018/57 Esas 2022/4604 Karar 20.10.2022
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/57 E.,  2022/4604 K.

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2018/57
Karar No : 2022/4604

DAVACI : ... Odası
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA
(Mülga ... Bakanlığı)
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : 09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin birinci cümlesindeki "orman alanlarında" ibaresinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, ormanlık alanlarda veya ormanlık alanların dışındaki alanlarda bulunan tüm "orman bitkilerini" etkileyen zararlılarla mücadele ve reçete yazma hizmetlerinde orman mühendislerinin münhasıran yetkili olduğunun birçok Danıştay kararında ifade edildiği, dolayısıyla biyolojik etkinlik denemelerinin ormanlık alanlarla sınırlandırılmasının hatalı olduğu, sınırlamanın orman bitkisi türü bazında yapılması gerektiği, orman bitkileri yerine binlerce orman bitki türünü barındıran ormanlık alanlarda bu denemelerin yapılmasının zararlı organizmalarla mücadelenin tekniği yönünden hatalı olduğu, bu tür bir sınırlamanın Yönetmeliğin amacı olan bitkilerin veya bitkisel ürünlerin her türlü zararlı organizmadan korunması veya bu tür organizmaların etkisinin önlenmesi amacıyla da çeliştiği, biyolojik etkinlik denemelerinin ormanlık alanda değil orman bitkileri üzerinde yapılmasının zorunluluk olduğu, dava konusu düzenlemenin orman mühendislerinin hak ve yetkilerini ihlal ettiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idarece, orman dışında yani tarım alanlarında kullanılacak bitki koruma ürünleri ile ilgili biyolojik etkinlik yönünden yapılan çalışmaların, Bakanlıkları tarafından yayımlanan standart metotlara göre yapıldığı, bu metotlar hakkında da Bitki Koruma Ürünleri ile Yapılacak Denemeler Hakkında Yönetmelik'in yayımlandığı, bu Yönetmelik kapsamında yetki belgesi almış kişi veya kurumlar tarafından denemeler yapıldığı, Yönetmelikteki "orman alanları" ifadesinin zararlı organizma mücadelesi yapılan bitki, toprak ve bunlardan elde edilen ürünleri kapsadığı, orman bitkileri olarak spesifikleştirilirse kavramın tam karşılanmayacağı, Bakanlıkça orman bitki türlerinde kullanılmak üzere ruhsatlandırılan bitki koruma ürünlerinin bitki türüne göre park ve bahçelerde kullanıldığı, dava konusu düzenlemenin "orman mühendislerinin" alanını kısıtlamadığı, orman alanları ifadesinin genel olarak kullanıldığı savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ... (... )
DÜŞÜNCESİ : Dava; 09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin birinci cümlesindeki "orman alanlarında" ibaresinin iptali talebiyle açılmıştır.
Bitkilerin veya bitkisel ürünlerin her türlü zararlı organizmadan korunması veya bu tür organizmaların etkisinin önlenmesi, bitki ve bitkisel ürünlerin yetiştirildikleri ve muhafaza edildikleri ortamlarda zararlı organizmalara karşı kullanılacak ticari formdaki bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması ve piyasaya sunulmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 18, 19, 20, 39 ve 42. maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulan Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde "Orman alanlarında kullanılacak bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik denemeleri, Orman ve Su İşleri Bakanlığının mevzuatına göre yapılır. Deneme raporları ile birlikte Orman ve Su İşleri Bakanlığının uygunluk yazısı istenir." hükmü yer almıştır.
Anılan Yönetmeliğin 42. maddesi ile yürürlükten kaldırılan ve 25/3/2011 tarihli ve 27885 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması Hakkında Yönetmeliğin "Denemelere İlişkin Esaslar" başlıklı 35. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde de dava konusu işlemle aynı mahiyette "Orman alanlarında kullanılacak bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik denemeleri, Çevre ve Orman Bakanlığının mevzuatına göre yapılır. Deneme raporları ile birlikte Çevre ve Orman Bakanlığının uygunluk yazısı istenir." şeklinde düzenleme yer aldığı görülmüştür.
Dava konusu edilen düzenlemenin yer aldığı Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinde konu ile ilgili düzenleme yapma yetkisinin Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın mevzuatına yapılan atıfla adı geçen Bakanlığa verildiği, hem yeni düzenleme hem de eski düzenleme dikkate alındığında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın konu ile ilgili olarak koordinasyon ve işbirliği yaptığı anlaşılmaktadır.
Orman ve Su İşleri Bakanlığının bağlı kuruluşu olan Orman Genel Müdürlüğü tarafından, orman bitkisi ve bitkisel ürünlerine, asli orman ürünü ve odun dışı orman ürünlerine arız olan zararlı organizmalar ile mücadele etmek için, zararlıların teşhisi, mücadele metodu, kimyasal mücadelede kullanılacak bitki koruma ürünlerinin reçeteye yazılması, orman bitkisinin doğal olarak yetiştiği veya yapay olarak yetiştirildiği, Devlet ormanı, özel orman, kent ormanı, yol kenarı ağaçlandırmaları, mezarlıklar, park ve bahçeler ile orman bitkisinin üretildiği fidanlıklarda, bitkisel ürünlerin üretildiği ve depolandığı yerlerde, biyolojik, bioteknik, mekanik ve kimyasal metotlar kullanılarak teknik mücadele yapmak ve yaptırmak amacıyla hazırlanan ve 28/08/2015 tarihli ve 29459 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Orman Bitkisi ve Bitkisel Ürünlerine Arız Olan Zararlı Organizmalar ile Teknik Mücadele Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (ö) bendinde, "Meslek mensubu: Orman yüksek mühendisi ve orman mühendisi unvanına haiz olup, 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun çerçevesinde ormancılık büroları veya şirketlerini kurmak ya da faaliyet alanlarında hizmet akdi ile çalışmak amacıyla Oda tarafından ruhsatlandırılan kişiler" olarak tanımlanmış; 11. maddesinde ormanlara arız olan zararlı organizmalar ile teknik mücadeleyi yapacak birimler; 24. maddesinde, bitki koruma ürünlerinin uygulanmasına ilişkin esaslar; 25. maddesinde ise Orman bitkisi ve bitkisel ürünlere bitki koruma ürünleri uygulamasını yapacak kişiler düzenlenmiştir.
Dava konusu edilen düzenlemede Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca orman alanlarında yapılacak denemelerin Orman ve Su İşleri Bakanlığı mevzuatına göre yapılmasının öngörüldüğü; yukarıda yer verilen düzenlemelerden ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü Orman Zararlılarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı tarafından çıkarılan, Orman Bitkilerinde Zararlı ve Hastalıklarla Mücadelede Kullanılan İlaçlar başlıklı kitap ile ... tarih ve ... saylı Orman Genel Müdürlüğü Standart İlaç ve Biyoteknik Deneme Metodu Uygulamaya Konulması konulu yazı da dikkate alındığında halihazırda orman mühendislerinin de içinde etkin şekilde yer aldığı bir sistem kurulduğu ve orman mühendislerinin görev alanına bir müdahalede bulunulmadığı sonucuna varıldığından dava konusu düzenlemede üst normlara ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, 09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin birinci cümlesindeki "orman alanlarında" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
İlgili Mevzuat:
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağını teşkil eden 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu
'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanunun amacının, gıda ve yem güvenilirliğini, halk sağlığı, bitki ve hayvan sağlığı ile hayvan ıslahı ve refahını, tüketici menfaatleri ile çevrenin korunması da dikkate alınarak korumak ve sağlamak olduğu; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun, gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ile yemlerin üretim, işleme ve dağıtımının tüm aşamalarını, bitki koruma ürünü ve veteriner tıbbî ürün kalıntıları ile diğer kalıntılar ve bulaşanların kontrollerini, salgın veya bulaşıcı hayvan hastalıkları, bitki ve bitkisel ürünlerdeki zararlı organizmalar ile mücadeleyi, çiftlik ve deney hayvanları ile ev ve süs hayvanlarının refahını, zootekni konularını, veteriner sağlık ve bitki koruma ürünlerini, veteriner ve bitki sağlığı hizmetlerini, canlı hayvan ve ürünlerin ülkeye giriş ve çıkış işlemlerini ve bu konulara ilişkin resmî kontrolleri ve yaptırımları kapsadığı; "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının 3. bendinde, Kanunda bahsedilen Bakanlığın Tarım ve Köyişleri Bakanlığını; 8. bendinde, bitki koruma ürününün, kullanıcıya farklı formlarda sunulan, bitki ve bitkisel ürünleri zararlı organizmalara karşı koruyan veya bu organizmaların etkilerini önleyen, bitki besleme amaçlı olanlar dışında bitki gelişimini etkileyen, koruyuculara ilişkin özel bir düzenleme kapsamında bulunmayan ancak bitkisel ürünleri koruyucu olarak kullanılan, bitki ve bitki kısımlarının istenmeyen gelişmelerini kontrol eden veya önleyen, istenmeyen bitkileri yok eden, bir veya daha fazla aktif maddeyi veya aktif madde, sinerji yaratan veya güvenilirliği artıran maddeler gibi bileşenleri içeren preparatları; 82. bendinde de, zararlı organizmanın, bitki veya bitkisel ürünlere zarar veren bitki, hayvan veya patojenik ajanların tür, streyn veya biyotiplerini ifade ettiği kurala bağlanmıştır.
5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun "Zararlı organizmaların kontrolü ve yükümlülükler" başlıklı 15. maddesinin 2. fıkrasında, "Zararlı organizmalara karşı yapılacak mücadelenin esasları Bakanlıkça belirlenir. Mücadelenin Bakanlıkça belirlenen esaslara göre yapılması zorunludur." kuralına; 3. fıkrasında, "Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele hizmetleri Bakanlıkça belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılır. Zararlı organizmalarla yapılacak mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, mücadele bu Kanun hükümleri çerçevesinde Bakanlık ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından işbirliği hâlinde yürütülür." kuralına; 14. fıkrasında, "Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına; "Bitki koruma ürünleri ile ziraî mücadele alet ve makinelerinin onayı ve üretimi" başlıklı 18. maddesinde, "(1) Bitki koruma ürünleri, ziraî mücadele alet ve makineleri ile zararlı organizma mücadelesinde kullanılan diğer ürünlerin üretimi, ithalatı, kullanımı, ambalajlanması, etiketlenmesi, tanıtımı, nakliyesi, depolanması, reçeteli ya da reçetesiz satışı, onayı, kontrolü ve teminine ilişkin işlemler Bakanlık tarafından belirlenir.
(2) Bitki koruma ürünleri ile ziraî mücadele alet ve makinelerinin üretimi, ithalatı ve piyasaya arzı için Bakanlıktan onay alınması zorunludur. Bitki koruma ürünlerinin onaylanmasına ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir. Onaya ilişkin bilgilerin gizliliği esastır.
(3) Bakanlık, insan, hayvan, bitki ve çevreye olan olumsuz etkileri sebebiyle, bazı maddelerin bitki koruma ürünleri üretiminde kullanılmalarını, tüm bitkilere ya da belli bir bitki grubuna uygulanmalarını yasaklayabilir, kısıtlayabilir ya da kullanımına ancak belli esaslara bağlı olarak izin verebilir.
...
(7) Bitki koruma ürünleri, ziraat mühendisleri, kimya mühendisleri veya kimyagerlerin sorumluluğunda üretilir. Bu ürünlerin kalite kontrolü, Bakanlık tarafından uygun görülen laboratuvarlarda bu fıkrada belirtilen meslek mensupları tarafından yapılır.
...
(13) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ile belirlenir." kuralına yer verilmiştir.
09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendi, "Orman alanlarında kullanılacak bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik denemeleri, Orman ve Su İşleri Bakanlığının mevzuatına göre yapılır. Deneme raporları ile birlikte Orman ve Su İşleri Bakanlığının uygunluk yazısı istenir." şeklindedir.
09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin "Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelik" başlıklı 42. maddesi ile 25/03/2011 tarihli ve 27885 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır.
25/03/2011 tarihli ve 27885 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması Hakkında Yönetmeliğin "Denemelere İlişkin Esaslar" başlıklı 34. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde de, dava konusu işlemle aynı mahiyette "Orman alanlarında kullanılacak bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik denemeleri, Çevre ve Orman Bakanlığının mevzuatına göre yapılır. Deneme raporları ile birlikte Çevre ve Orman Bakanlığının uygunluk yazısı istenir." şeklinde düzenleme yer aldığı görülmektedir.
Türkiye'deki orman fakültelerinden ve ağaç işleri endüstri mühendisi yetiştiren en az dört yıllık lisans düzeyinde yüksek öğretim kurumlarından ya da denkliği onaylanmış yurt dışı yüksek öğretim kurumlarından mezun olup, mühendis unvanını haiz olanların, mühendislik meslekî faaliyetlerindeki hak, yetki, sorumluluk ve çalışma esaslarını düzenlemek amacıyla yürürlüğe konulan 5531 sayılı Orman Mühendisliği, Orman Endüstri Mühendisliği ve Ağaç İşleri Endüstri Mühendisliği Hakkında Kanun'un "Mesleğin konusu" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının, orman mühendislerinin faaliyet konularını belirleyen (a) bendinin 15. alt bendinde, "Orman yangınları ve zararlılarıyla mücadele, orman yolları ile orman yangın emniyet yolu ve şeritleri plânlamasını, etüdünü, yapımını, bakımını ve kontrolünü yapmak" yetkilerinin münhasıran orman mühendislerine ait olduğu hükme bağlanmıştır.

Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin birinci cümlesindeki "orman alanlarında" ibaresinin incelenmesi:
5996 sayılı Kanun'un zararlı organizmalarla mücadeleyi düzenleyen 15. maddesinin 1. fıkrasında, bitki ve bitkisel ürünlerde zarar yapan organizmaların yurt içine girişi veya yurt içinde yayılmasını engellemek için uygulanması gereken esaslar düzenleme altına alınmış; aynı maddenin 2. fıkrasında, zararlı organizmalara karşı yapılacak mücadelenin esaslarının Bakanlıkça belirleneceği öngörülmüştür. Aynı şekilde, bahse konu maddenin 3. fıkrasında, Devlet ormanlarında bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadele esaslarının Bakanlıkça (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca) belirleneceği ve Devlet ormanlarında zararlı organizmalarla mücadelenin Bakanlıkça (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca) belirlenen esaslara göre, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılacağı; mücadelenin hem orman hem tarım sahalarını ilgilendirmesi hâlinde, Bakanlık (işlem tarihindeki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) ile Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından işbirliği hâlinde yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusu Yönetmelik'te, "Devlet ormanlarında zararlı organizmalarla mücadele" ile "orman ve tarım sahalarında müştereken kullanılacak bitki koruma ürünlerinin biyolojik etkinlik denemeleri" konularında herhangi bir düzenlemeye gidilmediği gibi, iptali istenilen hükümle orman alanları da kapsam dışında tutulmuştur.
Davaya konu Yönetmelik, 5996 sayılı Kanun'un 18, 19, 20, 39 ve 42. maddelerine dayanılarak, bitkilerin veya bitkisel ürünlerin her türlü zararlı organizmadan korunması veya bu tür organizmaların etkisinin önlenmesi, bitki ve bitkisel ürünlerin yetiştirildikleri ve muhafaza edildikleri ortamlarda zararlı organizmalara karşı kullanılacak ticari formdaki bitki koruma ürünlerinin ruhsatlandırılması ve piyasaya sunulmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla yürürlüğe konulmuştur. Her ne kadar, dayanak Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrasında, ormanlarda bulunan zararlı organizmalarla yapılacak mücadeleye ilişkin esasların da Bakanlıkça belirleneceği öngörülmüş ise de, bahse konu mücadeleye ilişkin esasların dava konusu Yönetmelik kapsamında düzenlenmesini zorunlu kılan herhangi bir üst hukuk normu bulunmamaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından dava dilekçesinde, 5531 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 15. alt bendinde, orman zararlılarıyla mücadelenin orman mühendislerinin faaliyet alanında sayıldığı; bu nedenle dava konusu düzenlemeyle orman mühendislerinin yetki alanının "orman bitkileri" yerine "orman alanları" ile sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu; nitekim, dava konusu Yönetmelik'ten önce yürürlükte bulunan "Bitki Koruma Ürünlerinin Reçeteli Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan; "Sadece ormanlık alanlardaki zararlı organizmalara karşı kullanılan bitki koruma ürünlerini reçeteye yazmak üzere, orman mühendisleri" ibaresine karşı açılan davada, orman mühendislerinin mesleki yeterliliklerinin orman bitkileri kavramı nedeniyle, orman alanları ile sınırlandırılmasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulmasına karar verildiği; bu çerçevede, dava konusu düzenlemede "orman bitkisi" yerine, "orman alanları" kavramının kullanılmasının 5531 sayılı Kanun'a aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; 5531 sayılı Kanun'un orman mühendislerinin faaliyet alanını düzenleyen ve metnine yukarıda yer verilen hükmünde "orman" zararlıları ile mücadele tabirinin kullanılmış olması; 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesinde, "orman"ın "Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır." şeklinde tanımlanması; gerek 6831 ve 5531 sayılı Kanun'larda, gerekse de dava konusu Yönetmeliğin üst mevzuatında "orman bitkisi" tanımına yer verilmemiş olması karşısında, bu iddiaya itibar edilmemiştir. Esasen, üst mevzuatta tanımı bulunmayan "orman bitkisi" kavramının esas alınması hangi tür bitkilerin orman bitkisi sayılacağı hususunda tereddüte sebebiyet verilecek olup, bu durum hukuki belirlilik ilkesinin ihlali sonucunu doğuracaktır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/02/2021 tarih ve E:2020/139, K:2021/268 sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu itibarla, 09/11/2017 tarihli ve 30235 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bitki Koruma Ürünlerinin Ruhsatlandırılması ve Piyasaya Arzı Hakkında Yönetmeliğin 35. maddesinin 1. fıkrasının (j) bendinin birinci cümlesindeki "orman alanlarında" ibaresinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2..Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 20/10/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın