Hukuk Genel Kurulu 2025/275 E. 2025/612 K. — Yargıtay Kararı
Hukuk Genel Kurulu 2025/275 Esas 2025/612 Karar 08.10.2025
Hukuk Genel Kurulu 2025/275 E., 2025/612 K.
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/38 E., 2024/363 K. ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 24.10.2023 tarihli ve 2023/737 Esas, 2023/9607 Karar sayılı BOZMA kararı
Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007. maddesi ve zapta karşı tekeffül hükümlerine dayalı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: A. Ön Sorun Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasının incelenmesinden önce, direnme olarak adlandırılan kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulunca mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir. B. Gerekçe 1. Değerlendirme 1. Bilindiği üzere direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozma kararından esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir. 2. Başka bir anlatımla, mahkemenin yeni bir delile dayanmak veya bozmadan esinlenmek suretiyle gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemez. 3. Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp yeni hüküm olarak kabul edilmektedir. 4. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, davacının talep ettiği yargılama giderleri yönünden 2.000,00 TL'nin ödeme tarihinden (18.07.2017) itibaren, 46.249,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 1480 parsel sayılı taşınmazın değeri yönünden 2.000,00 TL'nin dava tarihinden 720.330,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 1480 parsel sayılı taşınmaz üzerinde kalan inşaat yönünden 2.000,00 TL'nin dava tarihinden 1.090.533,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, projeye konu tesisin yapılamaması nedeniyle yapılan yol bedeli ve elektrik tesisatı için yapılan masraflar yönünden 4.000,00 TL'nin dava tarihinden 1.288.876,00 TL'nin ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. 5. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava tarihi itibarıyla isteyebileceği zarar miktarının arsa bedeli 657.100,80 TL ile ödediği 48.249,00 TL yargılama giderinin toplamı olan 705.349,80 TL olduğu, öte yandan davacının zarar miktarına avans faizi işletileceği, her iki davalı yönünden de zapt eyleminin kesinleştiği 18.05.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 705.349,80 TL alacağın 18.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. 6. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, taraf vekillerince temyizi üzerine Özel Dairece; 7680 metrekarelik kısmın imar düzenlemesine dahil edildiği gözetildiğinde imar parseli olarak belirlenen metrekare birim fiyatı ile yüzölçümünden de kesilen düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılmak suretiyle hesaplanacak bedele hükmedilmesi, ayrıca gerek zapta karşı tekeffül hükümleri gerekse 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesine dayanan tazminat yönünden temelinde yoksun kalınan mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle taşınmazın gerçek bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğundan ve davacının ticari işletmesi ile ilgili bulunmamasına göre değerlendirme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. 7. Özel Dairenin bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, "Afyonkarahisar Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak; Afyonkarahisar ili Merkez ilçesi ... köyü 2442 parsel sayılı taşınmazın imar kanununun 18. maddesinin uygulanmasına esas imar sonrası oluşmuş tüm taşınmazların metrekarelerinin ve DOP kesintilerini gösterir şekilde parselasyon dağıtım cetvelinin gönderilmesinin istenilmesine, bir numaralı ara karar doğrultusunda gönderilecek yazı cevabı değerlendirildikten sonra Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmamasının değerlendirilmesine,..." karar verilmiş, sonrasında mahkemece Afyonkarahisar Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevaplarına da gerekçede yer verilmek suretiyle önceki hükümde direnilmiştir. 8. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin direnme olarak adlandırdığı kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; bozma konusuyla ilgili toplanan yeni delillere ve buna bağlı olarak yeni gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu kabul edilmelidir. 9. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyiz incelenmesini yapma görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir. 10. Bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerekir. 11. Öte yandan temyize konu bozma kararında yer alan ve “…5. Gerek zapta karşı tekeffül hükümleri gerekse 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayanan tazminat yönünden temelinde yoksun kalınan mülkiyet hakkının ihlali nedeniyle taşınmazın gerçek bedelinin tahsili istemine ilişkin olduğundan ve davacının ticari işletmesi ile ilgili bulunmamasına göre değerlendirme tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde avans faizine hükmedilmesi de bozmayı gerektirir…” gereğine işaret eden bozma nedenine mahkemece uyularak bozma doğrultusunda işlem yapılmıştır. 12. Bu durumda bozma kararına uyularak oluşturulan hüküm Özel Dairesince incelenmediğinden, bu hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için de dosya Özel Daireye gönderilmelidir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yeni hükme ve mahkemece bozma kararının 5. bendine uyularak kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 08.10.2025 tarihinde yapılan görüşmede oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.