9. Hukuk Dairesi 2024/12496 E. 2024/14557 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Hukuk Dairesi 2024/12496 E. 2024/14557 K. — Yargıtay Kararı

9. Hukuk Dairesi 2024/12496 Esas 2024/14557 Karar 05.11.2024
9. Hukuk Dairesi 2024/12496 E.,  2024/14557 K.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ...Bakanlığı (Bakanlık) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığının (Belediye) 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na göre hizmet alımı adı altında yüklenici firmalar nezdinde 05.06.1995 tarihinde çalışmaya başlayarak Ekim 2000 tarihinde davalı ... kadrosuna geçtiğini, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (6111 sayılı Kanun) gereği Kasım 2011'den itibaren de davalı ... ile ilişiği kesilerek davalı Bakanlık emrinde çalıştırılmaya başlandığını, davacının davalı davalı ... emrinde geçen çalışmasının alt işveren Şirketlerdeki çalışmalarının dikkate alınmaması nedeni ile eksik olarak bildirildiğini ileri sürerek davacının davalı Belediyedeki kıdem süresine ve kıdem tazminatına esas çalışma süresinin tespiti ile çalışma süresine eklenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ...Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihale edilen işler kapsamında Şirketler nezdinde çalıştığını, bu nedenle müvekkili Kurum açısından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının hizmet tespiti talep ettiği döneme ilişkin ihale süresinin 2000 yılında sona erdiğini, bu nedenle davacının bu yöndeki taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği gibi 1.200,00 TL ücretle çalışmadığını savunarak davanın esastan reddini istemiştir.

2. Diğer davalılar, cevap dilekçesi sunmamışlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun (5393 sayılı Kanun) yürürlük tarihinden önce davalı Belediyenin teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmeyen asıl işini alt işverene vermesinin mümkün olmadığı ve davacının alt işveren olarak görünen Şirketler nezdinde geçen tüm hizmetlerinin davalı Belediyenin hizmet alanında ve davalı Belediyenin emri altında devam ettiği, böylelikle de alt işverenlerle yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğu davacının kıdeme esası hizmet süresinin tespiti talebinde ücretinin belirlenmesi ve yıllık izin süresinin belirlenmesi noktasında hukuki yararının bulunduğu, davacının 05.06.1995-03.11.2011 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin davalı ... nezdinde belediye işçisi olarak geçtiğinin tespiti ile bu hizmetlerinin davalı Belediyece bildirilen ihtilafsız kıdem süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, yine davalı Belediyede geçen ve tespitine karar verilen bu hizmetlerin, davalı Bakanlıkta geçen ihtilafsız süresine eklenmesi gerektiğinin tespiti ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Millî Eğitim Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili; davacı ile müvekkili arasında davacının kıdem süresine esas hizmet süresinin tespitini talep ettiği dönem bakımından 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) anlamında herhangi bir iş ilişkisi veya iş sözleşmesi bulunmadığını, bu dönemde davalı davalı Belediyenin ihale ile hizmet alımı yaptığını, davacı da ihale ile hizmet alımı yapılan Şirkette çalışmış olduğundan, davacının işvereninin davalı ... değil ihale alan Şirket olduğunu, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Şirketlerle olan sözleşmenin sona ermesi üzerine davalı ... kararı ile kabul edilen geçici işçi çalıştırılması konusundaki karar üzerine davalı Belediyede geçici işçi olarak davacının çalışmaya başladığını, bu husus düşünüldüğünde işçinin Şirketler bünyesinde davalı Belediyede çalıştığı dönemde asıl işveren-alt işveren arasındaki muvazaadan bahsedilemeyeceğini, tespiti talep edilen dönemin zamanaşımına uğradığını davacının müvekkili Kurum ve diğer davalı Kurumun işçisi olarak çalışmaya başlamadan evvel diğer davalı Kurumun ihale mevzuatına göre hizmet alımı yaptığı Şirketler nezdinde çalışmış olduğu süre ile müvekkili Kurum ve diğer davalı Kurumdaki kadrolu çalışmalarının birleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine itibar edildiği, davacının Kuruma geçtiği tarihten sonraki dönemde yaptığı işin değişmediği 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce davalı Belediyenin teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektirmeyen asıl işini alt işveren vermesinin mümkün olmadığı ve davacının alt işveren olarak görünen Şirketler nezdinde geçen tüm hizmetlerin davalı Belediyenin hizmet alanında ve davalı Belediyenin emri altında devam ettiği, böylelikle de alt işverenlerle yapılan sözleşmelerin muvazaalı olduğu, davanın kısmen kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik olmadığı davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı Bakanlığının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Bakanlık vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının kıdeme esas çalışma süresinin tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası.

2. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İlk Derece Mahkemesince davacının davalı ... bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olarak davalı ... ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğu, bu nedenle davacının alt işveren Şirketlerdeki çalışmasının davalı Belediyeye ait işyerinde geçtiği kabul edilerek sonuca gidilmesi, Bölge Adliye Mahkemesince bu gerekçenin yerinde görülmesi hatalı ise de davacının alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken ara vermeksizin asıl işveren tarafından işe başlatıldığı, bu hâlde alt işveren ile asıl işveren davalı ... arasında bir işyeri devri gerçekleştiği, işyeri devrinde işçinin kıdeme bağlı hakları bakımından işçinin devreden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapılması gerektiği, davacının davalı Belediyede çalıştığı sırada da 6111 sayılı Kanun kapsamında diğer davalı Bakanlığa bağlı ... İl Müdürlüğüne nakledildiği dosya kapsamı uyarınca sabit olup bu hâlde davacının kıdeminin alt işveren bünyesinde çalıştığı dönemin davalı Bakanlıktaki çalışma süresine dâhil edilmesi suretiyle bütün olarak değerlendirilmesi sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kararın Değerlendirme bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan gerekçeyle göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Millî Eğitim Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın