8. Hukuk Dairesi 2025/5160 E. 2025/6836 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2025/5160 Esas 2025/6836 Karar 20.11.2025
8. Hukuk Dairesi 2025/5160 E., 2025/6836 K.
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/920 E., 2025/806 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/9 E., 2018/47 K.
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen ve kesinleşen kararla ilgili İlk Derece Mahkemesi tarafından ek kararla tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ek kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 352, 314, 254, 293, 285, 247, 284, 347, 335, 364, 302, 258, 249, 349, 276, 353, 344, 277, 259, 345, 248, 311, 360, 256, 282, 300, 280, 312, 356, 361, 308, 278, 234, 251, 250, 346, 283, 348, 275, 257, 255, 351, 273, 365, 259, 358, 354, 274, 355, 341, 340, 339, 338, 337, 336, 333, 331, 330, 328, 327, 326, 325, 324, 323, 322, 320, 321, 319, 318, 316, 307, 304, 301, 357, 299, 306, 317, 294, 298, 279, 281, 270, 350, 269, 363, 268, 286, 246, 235 parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak, 2 88... parseller senetsizden Çınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1977/146 Esas sayılı dosyası ile davalı oldukları belirtilerek, malik hanesi açık bırakılmak suretiyle, 303, 309, 310, 2 62... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları adına, 332, 334, 267, 253, 252, 245, 244, 243, 242, 241, 240, 239, 232, 2 31... parsel sayılı taşınmazlar senetsizden Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilerek 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) ve 5681 sayılı Kanunlar kapsamında 1 numaralı Toprak Komisyonu Başkanlığı ve Valilik makamı onayı ile 02.08.1960 tarihli ve 1- 48 no ile Hazine adına tapulandığı ve akabinde davalılara dağıtıldığını, bu arazilerin tamamının davacı ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı olduğunu, komisyon tarafından tapular ile ilgili yanlış uygulama yapıldığını belirterek, Hazine adına olan tapuların iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2018 tarihli ve 2013/9 Esas, 2018/47 Karar sayılı kararıyla; toprak tevzi çalışmaları sonucu dava konusu 255, 261, 263, 273, 287, 292, 2 95... parsel sayılı taşınmazların davacılar adlarına tespit edildiği, davacıların sundukları vergi kayıtlarının taşınmazlara uygulandığı ancak mahalli bilirkişi beyanlarına göre 1961 yılına kadar davacıların zilyetliklerinin bulunduğu ancak kadastro çalışmasının yapıldığı 1977 yılına kadar herhangi bir tasarruf ve zilyetliklerinin bulunmadığı, 1961 yılından 1977 yılına kadar ve sonrasında toprak tevzi komisyonu tarafından davalılara tahsis edilen dava konusu tüm parsellerin tevzi ve tahsis malikleri ile mirasçılarının zilyetliklerinde bulunduğu, davacı tarafça sunulan vergi kayıtlarının zilyetlikle birleşmediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... ve arkadaşları vekili davacı ... ve arkadaşları ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ve 2019/683 Esas, 2021/82 Karar sayılı kararıyla; istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili ve davacı ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 25.09.2024 tarihli ve 2021/18072 Esas, 2024/5274 Karar sayılı ilamıyla hüküm onanarak kesinleşmiştir. Davalı Hazine vekili tavzih dilekçesinde; hüküm kısmında sehven 272 numaralı parselin "... oğlu ... " adına tesciline yazılmış olmasından kaynaklı, karar kısmından tavzih yoluyla kaldırılmasını ve bu aşamada taşınmazın devrinin engellenmesi açısından ileride telafisi imkansız zararların doğmasına sebebiyet verilmemesi için, bu taşınmaz hakkında, tavzih kararı verilene kadar, ihtiyati tedbir kararı veya davalıdır şerhinin verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararıyla; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın (6100 sayılı Kanun) 305. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında hükmün tavzihi düzenlenmekte olup, 2. fıkrada ''hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez'' şeklinde amir hüküm yer almaktadır. Buna göre eldeki dosyada her ne kadar 272 nolu parsel dava konusu edilmemiş olsa dahi mahkeme kararının içeriğinde bu parsel hakkında ... oğlu ... lehine tescil kararı verildiği, bu kararın kanun yolu denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından sehven davalı hale getirilmiş olsa bile hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan parsel için lehine hak tanınmış olan ... oğlu ... 'ın hakkını kısıtlayıcı nitelikte hüküm fıkrasının tavzih yoluyla değiştirilemeyeceği" gerekçesiyle tavzih talebinin ve ihtiyati tedbir talebinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş; ek karara karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.