8. Ceza Dairesi 2024/3863 E. 2025/2014 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/3863 E. 2025/2014 K. — Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/3863 Esas 2025/2014 Karar 12.03.2025
8. Ceza Dairesi 2024/3863 E.,  2025/2014 K.

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/701 E., 2023/1161 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2022/235 Esas, 2023/41 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53 ve 58/6. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/701 Esas, 2023/1161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın sadece uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/30 Esas sayılı dosyasında uyuşturucu ticareti suçundan dava açılıp ceza aldığı, bu dosyanın birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre; suç tarihinde kolluk görevlilerince önleme araması kararına istinaden durdurulan yolcu otobüsünde yapılan kontrolde kendisinden yoğun esrar kokusu geldiği fark edilen sanığın usulüne uygun şekilde alınan arama emri uyarınca üzerinde yapılan aramada beline streç film ile sarılı halde kubar esrar ile cebinde 1 fişek esrar ele geçirildiği, sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi ticari amaçla bulundurup naklettiği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, uyuşturucu maddenin saklandığı yer, sanığın hayatın olağan akışına aykırı bulunan savunması ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulün isabetli olduğu, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden yapılan incelemede, sanık hakkında Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/30 Esas sayılı dosyası üzerinden suç tarihi 11.12.2022 ve iddianame tarihi 11.01.2023 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, temyize konu dosyada ise sanığın 22.05.2022 tarihli eylemi nedeni ile 11.10.2022 tarihli iddianame ile kamu davası açıldığı, dolayısıyla suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti bulunduğu anlaşıldığından davaların birleştirilmesinde hukuki ve fiili yararın bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 09.05.2023 tarihli ve 2023/701 Esas, 2023/1161 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE
Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da bazı kriterler belirlenmiştir. Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir. İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya işyerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya işyerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlenmesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli bir belirtidir. Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrarı ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir. (Yargıtay CGK, 11.06.2013, E. 2013/10-88, K. 2013/300)
Suç tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu yolcu otobüsünün önleme arama kararı kapsamında durdurulduğu, yapılan kontrollerde sanığın üzerinde net 80,9 gr esrar ve 0,27 gr esrar maddeleri ele geçirildiği olaya ilişkin olarak yapılan değerlendirme neticesinde;
Sanık hakkında her hangi bir suç ihbarının, fiziki takibin, suç üstü halinin bulunmadığı, ele geçen madde miktarlarının kullanım sınırı içerisinde kaldığı, sanığın kanında yapılan incelemede esrar maddesi kullandığının tespit edildiği, sanığın cep telefonu üzerinde yapılan incelemede de her hangi bir suç deliline rastlanılmadığı, sanık üzerinde hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunmadığı, esrar maddelerinin küçük küçük paketler halinde değil toplu halde ele geçirildiği, sanığın ele geçen maddeleri her hangi birisine verdiğine, sattığına dair bir tespitin de bulunmadığı, sanığın olay sonrasında 11.12.2022 tarihinde gerçekleştirdirdiği ve Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/30 Esas sayılı dosyasına konu eylemlerin bu dosya kapsamında delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle yukarıda belirtilen ve müstakar Yargıtay İçtihatlarında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçu için belirlenen kriterlerin hiçbirisinin olayımızda gerçekleşmediği, eylemin Uyuşturucu Madde Kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla dosyanın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.12.03.2025

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın