8. Ceza Dairesi 2024/3841 E. 2024/7775 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/3841 E. 2024/7775 K. — Yargıtay Kararı

8. Ceza Dairesi 2024/3841 Esas 2024/7775 Karar 16.10.2024
8. Ceza Dairesi 2024/3841 E.,  2024/7775 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1253 E., 2023/1361 K.
SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.06.2022 tarihli iddianamesi ile sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Aksaray 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2023 tarihli kararı ile;
1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, aynı kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 30 yıl hapis ve 90.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, beşinci fıkrası, aynı kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 61 nci maddesinin yedinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 30 yıl hapis ve 75.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile;
1. Sanık ...'ın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, aynı kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 44.420,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, beşinci fıkrası, aynı kanunun 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 20 yıl 10 ay hapis ve 41.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
5237 sayılı Kanun'un 38 inci ve 43 üncü maddeleri uyarınca yapılan arttırımın hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına ilişkindir.
B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Dava konusu olay, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkindir.
2. Olay tutanakları, iletişimin tespiti tutanakları ve kriminal raporları ile, 04.03.2022 tarihinde kullanıcı ... ile sanıklar ... ve ... arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine yapılan takipte, sanık ...'in kullanıcıya metamfetamin verdiği; 07.03.2022 tarihinde kullanıcı ... ile sanıklar ... ve ... arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine yapılan takipte, buluşma yerine gelen sanık ...'in, yanındaki diğer sanık ...'ı kullanıcının yanına gönderdiği ve ...'ın kullanıcıya metamfetamin verdiği; 08.03.2022 tarihinde kullanıcı ... ile sanık ... arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine yapılan takipte, buluşma yerine gelen sanık ...'ın kullanıcıya uyuşturucu madde verdiği, kullanıcı ...'in polisleri görünce aldığı maddeyi yuttuğu, ardından idrarında amfetamin tespit edildiği, 09.03.2022 tarihinde kullanıcılar ... ve ... ... ile sanık ... arasında geçen telefon görüşmeleri üzerine, kullanıcıların aracının durdurulduğu ve metamfetamin ele geçirildiği belirlenmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
04.03.2022 tarihinde, sanıklar ... ve ...'ın tanık C. ile telefon görüşmesi yaptıktan sonra yapılan fiziki takip uyarınca buluştukları, dinlenen mümzi tanıkların tutanakları doğruladıkları, tape kayıtlarından alınacak maddenin kaç tane olacağı, fiyatının ne olacağı hususunda konuşulduğunun açıkca anlaşıldığı, tanık C.nin beyanları ile sanıklardan uyuşturucu madde aldığını doğruladığı, tanıktan ele geçen maddenin uyuşturucu metamfetamin olduğunun uzmanlık raporunca tespit edildiği, her ne kadar sanık ... atılı suçu inkar etmiş ise de; sanık ...'in savunmaları ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarının dosyadaki delillerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla sanık ...'ın atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; 04.03.2022 tarihli olay yönünden sanıklar ... ve ...'ın iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri kanaatine varılmıştır.
07.03.2022 tarihinde, sanıklar ... ve ...'ın tanık Y. ile telefon görüşmesi yaptıktan sonra yapılan fiziki takip uyarınca buluştukları, dinlenen mümzi tanıkların tutanakları doğruladıkları, görüşme içeriğinden tanık Y.'nin bir şey almak için geleceğine ilişkin konuşma yaptıklarının açıkca anlaşıldığı, bunun üzerine kolluk marifetiyle fiziki takip yapıldığı, uyuşturucu maddenin sanık ... tarafından suça sürüklenen çocuğa verilerek tanık Y.'ye ulaştırıldığının açıkca fiziki takip tutanağından anlaşıldığı, bu hususu tanığın da doğruladığı, tanıktan ele geçen maddenin uyuşturucu metamfetamin olduğunun uzmanlık raporunca tespit edildiği, her ne kadar sanık ... atılı suçu inkar etmiş ise de; sanık ...'in savunmaları ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarının dosyadaki delillerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla sanık ...'ın atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; 07.03.2022 tarihli olay yönünden sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuğun iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri kanaatine varılmıştır.
08.03.2022 tarihinde, sanık ... ile ... arasında yapılan telefon görüşmesi kayıtlarında; konuşma içeriklerinde para konusunun konuşulduğu, bunun üzerine kolluk marifetiyle fiziki takip yapıldığı, uyuşturucu maddeyi suça sürüklenen çocuğun tanık A.ya teslim ettiğinin açıkca kamera kaydı ve tutanak doğrultusunda tespit edildiği, tanığında bu hususu doğruladığı, suça sürüklenen çocuğun olayı ikrar ettiği ve suçun nasıl işlendiğine ilişkin olarak genel işleyişi de detaylı olarak anlattığı, her ne kadar sanık ... atılı suçu inkar etmiş ise de; sanık ...'in savunmaları ve suça sürüklenen çocuğun savunmalarının dosyadaki delillerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla sanık ...'ın atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; 08.03.2022 tarihli olay yönünden sanık ... ve suça sürüklenen çocuğun iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri kanaatine varılmıştır.
09.03.2022 tarihinde, sanık ... ile tanık A. G. arasında yapılan telefon görüşmesi ve mesaj kayıtlarında; buluşmaya yönelik görüşmeler yapıldığı, bunun üzerine tanıklar A. G., E. B., E. K. ve H. H. T.'nin Kırşehir iline bağlı Saraycık Köyü'nde jandarma görevlileri tarafından bir araç içerisinde yakalandıkları, tanık A.'dan metamfetamin uyuşturucu madde ele geçirildiği, tanıkların beyanları ve tape görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'ın atılı suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiş; 09.03.2022 tarihli olay yönünden sanıklar ... ve ...'in iştirak halinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri kanaatine varılmıştır.

Bu kapsamda; sanık ...'ın 1,2,3,4 numaralı olayların tamamından sorumlu olduğu, sanık ...'in 1, 2, 4 numaralı olaylardan sorumlu olduğu gözetilerek haklarında zincirleme suç hükümleri uygulanmıştır. Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte kullanıcılara uyuşturucu madde satmak için aynı yönde iştirak iradesi ile hareket ederek (her birinin aynı olayda ve aynı yönde iştiraklerinin bulunduğu 2 numaralı olay baz alınarak) işlendiği anlaşıldığından, verilen ceza 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca arttırılmış, suça konu uyuşturucu ticaretinin Şirinler Gündüz Bakımevi'ne 200 metre mesafeden yakın olması nedeniyle cezadan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca artırım yapılmış, yine sanıklar ... ve ...'ın suça sürüklenen çocuk Samiullah Haydari'nin eylemlerine azmettiren olarak katılmış olması ve Samiullah Haydari'nin çocuk olması karşısında sanıkların cezası 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırılmıştır. Her ne kadar sanık ... aşamalarda ikrarda bulunarak detaylı savunmada bulunmuş ise de; dosyada mevcut tape kayıtları, tanık beyanları, teşhis tutanakları, teknik takip kamera görüntüleri, fiziki takip tutanakları ve ara yakalamalar dikkate alındığında, dosyada ikrar olmasa dahi atılı suçun sübuta erdiği sabit olmakla, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, ''sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun ilk derece mahkemesince eylemlerinin sübutu yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğu ancak, sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun sübut kabul edilen ve dairemizce de sübut kabul edilen 04/03/2022, 07/03/2022 ve 08/03/2022 tarihli eylemlerini Aksaray Valiliği Şirinler Gündüz Bakım Evine 200 metre mesafeden daha yakın bir yerde gerçekleştirdiklerinin tespiti nedeniyle Aksaray Valiliği Şirinler Gündüz Bakım Evini TCK'nın 188/4-b maddesinde sayılan yerlerden olarak kabul ederek, TCK'nın 188/4-b maddesi gereğince cezalarında artırım yapılmasına karar verilmiş ise de, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 2020/6121 E, 2020/5437 K sayılı ilamında da belirtildiği şekliyle kreş ve gündüz bakımevi 188/4b kapsamında kabul edilmeyeceği, bu nedenle sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun sübut bulan eylemleri yönünden TCK'nın 188/4-b maddesinin koşullarının bulunmadığı sabit olduğu halde TCK'nın 188/4-b maddesi hükümleri gereğince artırım yapılmasına karar verilmesi ve 4 eylemi bulunan sanık ... hakkında TCK'nın 43/1 maddesi gereğince artırım yapılması gerekmekte ise de, ... sayısı dikkate alındığında sanık hakkında artırım oranının hakkaniyet seviyesinde artırılması gerekirken 1/2 oranında artırım yapılmasına karar verilerek, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeni ile, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafilerinin istinaf taleplerinin bu yönleri ile kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesince kurulan hükümlerin tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılmasına, sanık ...'ın TCK'nın 188/3,188/5,38/2, 43/1,52,53,54,62/1, 63 maddeleri gereğince, sanık Cananudiddin'in TCK'nın 188/3, 188/5,38/2, 43/1,52,53,54,62/1,63 maddeleri gereğince cezalandırılmaları'' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 29.05.2024 ve 24.07.2022 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Bölge adliye mahkemesinin gerekçesinde, ilk derece mahkemesinin eylemlerinin sübutu yönündeki değerlendirmesinin yerinde olduğunu belirttikten sonra, sanık ...'in suç tarihlerini 04.03.2022, 07.03.2022, 09.03.2022 yerine 04.03.2022, 07.03.2022 olarak belirtmiş, sanık Samiullah'ın suç tarihlerininin ise 07.03.2022, 08.03.2022 yerine 07.03.2022, 08.03.2022, 09.03.2022 olarak belirtmiş olması, her iki sanığın cezalarından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/4 oranında arttırım yapılması nedeni ile bu husus sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olay tutanakları içeriği, tape kayıtları, tutanak mümziilerin beyanları, sanıkların savunmaları, kriminal rapor, adli tıp kurumu raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulduğu, suç vasfı ve yaptırımların yerinde olduğu anlaşılmış, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli ve 2023/1253 Esas, 2023/1361 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın