7. Hukuk Dairesi 2025/4606 E. 2025/5504 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2025/4606 Esas 2025/5504 Karar 18.12.2025
7. Hukuk Dairesi 2025/4606 E., 2025/5504 K.
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/2115 E., 2023/2667 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/284 E., 2021/90 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait taşınmazda DOP olarak kesilmesi gereken miktardan daha fazla kesinti yapıldığını, fazla kesilen ve imar yoluna ayrılan 67,57 m²'nin müvekkil parseline iadesini, müvekkil tapu kaydının 256,11 m² olarak tescilini, yola bırakılan kısmın belediyede olmaması, iadesinin hukuken mümkün görülmemesi hâlinde 67,57 m² karşılığında 1,18 TL olarak şerh edilen ipotek bedelinin dava tarihindeki piyasa rayiç değeri üzerinden artırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; 67,57 m²’nin müvekkil parseline iadesini, müvekkiline ait 3 18... parsel sayılı taşınmazın 256,11 m² olarak tapuya tescilini, iade kararı hukuken mümkün görülmezse 1.182,48 ETL olarak şerh edilen ipotek bedelinin 185.817,50 TL’ye çıkarılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolduğunu, şüyulandırma bedelinin artırılması davaları Kamulaştırma Kanun'u hükümlerine tâbi olduğundan 14. madde uyarınca 30 günlük hak düşürücü sürenin de geçtiğini, 67,57 m²’nin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen yol, kısmen de yapılaşma koşulu ve fonksiyonu belirlenemeyen alanda kaldığını, bedele dönüştürüldüğünü, yol olarak planda belirlendiğinden tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilemeyeceğini, uzlaşma talebi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; plan iptali olmadan dava konusu taşınmazın davacı adına tescili mümkün olmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davacının şüyulandırma bedelinin artırılmasına ilişkin talebinin kabulü ile 3 18... parsel sayılı taşınmazın şüyulandırma bedelinin 1.182,48 TL’den 184.635,02 TL artırılarak 185.817,50 TL olarak tespitine, 185.817,50 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; hükmün kaldırılmasına ve imar uygulamasının iptali kararı Danıştay 6. Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğinden 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği belirtilerek kanun değişikliği sebebiyle davanın reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı İdareye daha önce de başvurduğunu ve başvurusunun reddedildiğini, müvekkil parselinden yapılan toplam kesintinin %58’in üzerinde olduğunu, taşınmaza yapı izni verilmesi taleplerinin Belediyece reddedilmesi üzerine açılan davada idari işlemin iptaline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, 2008 tarihli imar planının da iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, fazla kesilen alanın aradan uzun bir süre geçmesine rağmen fiilen yol olarak açılmadığını, Belediye lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde ipotek bedelinin artırılması istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Hükmün kapsamı” başlıklı 297. maddesi gereğince; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
Somut olaya gelince; dava, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından imar parselinin kadastral parsele ihyası davası olarak nitelendirilmiş ve 3194 sayılı Kanun’un 18. maddesi uyarınca yapılan yasa değişikliği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Davacının tapu iptali ve tescil talebine konu olan, fazla DOP kesintisi ile yola ayrılan kısmın oluşmasına neden olan 08.08.2000 tarihli ve ... No.lu encümen kararı ile yapılan imar uygulaması işlemi hâlen ayakta olup buna yönelik imar uygulamasının iptal edildiğine dair bir iddia ve ispat bulunmadığından tapu iptali ve tescil isteminin reddi kararı sonucu itibarıyla doğrudur.
Ne var ki, davacı tapu iptali ve tescil isteği yanında ipotek bedelinin artırılması isteminde de bulunmuştur. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi gereğince hâkim taleplerin her biri hakkında olumlu - olumsuz bir karar vermekle yükümlüdür. Hâl böyle olunca davacının ipotek bedelinin artırılmasına ilişkin talebi hakkında hüküm sonucunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş; hükmün belirtilen sebeple bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.